Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/8610 E. 2023/18411 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8610
KARAR NO : 2023/18411
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında, hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 8.860,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, katılanın … sayfasını alarak kendisine hakaret edildiği gibi göstererek mahkemeyi aldattığına, başka şahıslarla ilgili küfürleri kendisine söylenmiş gibi gösterdiğine, katılanın yaptığı icra takibinin usulsüz olduğuna, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, avukat olan katılanın kendisi hakkında yürüttüğü icra takibi dolayısıyla 12.05.2014 ve 19.05.2014 tarihlerinde hırsız sözüyle hakaret ettiği, tüm dosya kapsamı ve sanık savunması karşısında eylemin sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık savunması, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın atılı suçu işlediği, katılandan kaynaklanan haksız bir eylemin bulunmadığı hususlarında Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşıldığından,
Sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen neden dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Sanık hakkında temel ceza belirlendikten sonra 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulandığı bölümünde yapılan hesap hatası sonucu olarak adli para cezasının 8.840,00 TL yerine 8.860,00 TL olarak belirlenmesi ve gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 19.05.2014 yerine 12.05.2014 olarak gösterilmesi isabetli bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği gerekçeli karar başlığında suç tarihindeki 12.05.2014 ibaresi çıkarılıp yerine 19.05.2014 ibaresinin yazılması ve sonuç adli para cezasının 8.840,00 TL’ye indirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.