Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/9299 E. 2023/18421 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9299
KARAR NO : 2023/18421
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Fuhuş

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında fuhuş suçundan, iki kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ile 52 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii temyiz dilekçesinde kararı temyiz ettiklerini belirtmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliğince yürütülen çalışmalar neticesinde, sanığın üç ayrı adreste bulunan daireleri kiralayarak, bu dairelerde mağdurlara para karşılığı fuhuş yaptırdığı , fuhuş için müşteri temin ettiği, mağdurlara müşterilerce ödenen paranın 20 TL sini kendisine aldığı, geçimini fuhuştan elde ettiği para ile sağladığı, bu suretle üzerine atılı fuhuş suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Yerel Mahkeme sanığın eylemleri sabit kabul edilerek mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı O yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine mahkemece duruşma açılarak, sanığın duruşmaya çağrılması, varsa diyecekleri sorularak yapılan yargılama sonucuna göre aynı Kanun’un 230 uncu maddesi uyarınca hüküm fıkrasında bulunması gereken bütün hususlar da gözetilerek yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden ve savunma hakkını kısıtlayacak biçimde duruşma açılmaksızın ve iddia, savunma, tanık anlatımları, dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin, yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının yargılama sonucunda açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere de uyulmadan Anayasanın 141, 5271 sayılı Kanun’un 34, 223 ve 230 uncu maddelerine aykırı olarak gerekçesiz hükümler kurulması,
2.Fuhuş suçundan kurulan hükümlerde uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un “227 nci maddesinin ikinci fıkrası” yerine “272 nci maddesinin ikinci fıkrası” olarak yanlış gösterilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sair yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.