YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1540
KARAR NO : 2023/4086
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2020/113 Esas, 2021/216 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tasarlayarak kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2021/1761 Esas, 2021/1544 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 05.09.2022 tarihli ve 2022/2155 Esas, 2022/6461 Karar sayılı kararı ile tasarlamanın unsurlarının oluşmadığı gözetilerek, sanık hakkında kasten öldürme suçundan hüküm kurulması yerine, suçun niteliğinde yanılgıya düşülmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/274 Esas, 2022/369 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan … vekilinin temyiz istemi; tasarlama şartlarının oluştuğuna ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi; delillerin hatalı olarak değerlendirildiğine, tasarlama şartlarının oluşmadığına, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile maktulün aynı mahallede oturdukları ve birbirlerini tanıdıkları, sanığın olaydan bir gün önce mahallede bulunan kahveye giderek herkesin duyacağı şekilde “bu köyde bana haksızlık yapılıyor, herkesin işini yaptığım halde beni ihbar ettiniz, bu köyde ispiyoncular var. Onları bulacağım, ispiyonculardan biri de … (maktulü kastederek) ama o adam gibi adam, ben bu akşam bu ispiyonculara gereğini yapacağım.” dediği, sanığın bu sözlerinin tanıklar tarafından duyulduğu, tanık …’ın sanığın alkollü olması nedeniyle ciddiye almadığı ve evine gitmesini söylediği, ardından sanığın kahveden çıktığı, tanık … ile evine giderken sanığın “abi gece, saat 22:00 sıralarında eve gelirsin, eşimi ve çocukları …’a göndereceğim, seninle beraber Berceste’ye gidip otobüse bindirelim.”
dediği, tanık …’ın bunu kabul ettiği, saati gelince sanığın çocuklarını ve eşini alarak tanık …’ın aracına binerek Berceste’ye gittikleri otobüs gelinceye kadar tanık ile bekledikleri sırada tanığın sanığı yanlış bir şey yapmaması konusunda uyardığı, sanığın eşini ve çocuklarını otobüse bindirdiği, tanık …’ın da sanıkla beraber Yeşilvadi Mahallesi’ne dönerek sanığı evine bıraktığı, olay sabahı sanığın komşusu tanık …’den av tüfeğini ödünç olarak istediği, öğleden sonra sanığın maktulü arayarak bir hususu konuşmak üzere eve çağırdığı, ancak maktulün Hendek’te olduğunu söylediği, eğer araba olur ise köye gelebileceğini belirtmesi üzerine, sanığın bu kez maktule kendisine taksi göndereceğini, köye eve gelmesini istediği, maktulün de bunu kabul ettiği, daha sonra sanığın tanık taksici …’ı arayarak maktulü evine getirmesini istediği, taksici …’ın maktulü Hendek’ten alarak Yeşilvadi Mahallesi’ne sanığın evine götürdüğü, evde sanıkla maktulün yalnız olduğu, sanığın komşusu tanık … almış olduğu av tüfeğini maktulün kafasına doğru tutarak 1 el ateş ederek yakın mesafeden maktulü vurarak öldürdüğü anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrar etmiştir.
3. Olaya ilişkin bilgisi ve görgüsü bulunan tanık beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Maktul hakkında düzenlenen otopsi raporunda av tüfeği saçma taneleri yarlanmasına bağlı yüz, kafatası, omur kemik kırıkları ile birlikte beyin sapı ve beyin doku harabiyeti sonucu ölümün meydana geldiği bildirilmiştir.
5. Olay yeri inceleme raporu, olay yeri basit krokisi, uzmanlık raporları, HTS kayıtları ve tutanakların dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin delillerin hatalı değerlendirildiğine, eylemin tasarlanarak işlenmediğinden bahisle vasfa, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, katılan … vekilinin tasarlama koşullarının oluştuğuna sanığın tasarlayarak kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
“İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan bir eylem bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/274 Esas, 2022/369 Karar sayılı kararında katılan … vekili ve sanık müdafiince öne sürülen
temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2023 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Sanığın soruşturma sırasındaki ” olaydan 5 gün önce Ziya’yı çiflikten çıkana dek izlemeye başladım ve kendisi evimin yanından geçerken evimin yanında kuruması için telde asılı bulunan eşime ait iç çamaşırını aldı ve koklamaya başladı. Ardından tekrardan aldığı şekilde astı. Ben bunu görünce ona doğru yürümeye başladım, ancak o sırada eşim ile çocuklarım okuldan geldiler. Bu sebeple ses çıkarmadım ve Ziya’nın gitmesine karışmadım. Sonra bu durum ile ilgili ne yapabilirim diye düşünmeye başladım ve aileme yansıtmamaya çalıştım, ayrıca …’ın kokladığı iç çamaşırını aileme göstermeden Çiflik içinde uygun bir yerde yaktım. 09.03.2020 günü Ziya’ya 5 gün önce, Ziya’nın eşime ait iç çamaşırını koklaması olayı ile ilgili konuşmaya başladım. Kendisine “5 gün önce buraya misafirliğe geldiğinde neden eşime ait iç çamaşırını kokladın?” diye sordum ve oda bunu inkar ederek böyle bişey yapmadığını söyledi. Bende kendisine “seni çok seviyorum ve biz arkadaşız. Ben böyle olayların yaşanmasını istemiyorum” dedim. Oda bana cevaben “sen serseri misin? Ben neden böyle bir şey yapayım” diyerek inkarına devam etti. Bende gözümle gördüğümü ve yalan konuştuğunu söyleyince bana “amcik herif. Ben böyle bişey yaparmıyım” dedi ve bende bu küfürünün üzerine sinirlendim” şeklindeki beyanları,
Kovuşturma sırasındaki” ahırda çalışırken açık kapıdan baktığımda maktulün eşimin asılı bulunan iç çamaşırına dokunduğunu ve burnuna götürerek kokladığını gördüm, abim gibi gördüğüm için buna inanamadım, sonra bunu bıraktı, bu sırada eşim ve çocuklarım geldiler, onlarla selamlaşıp gitti, ancak ben bu gördüğümü kabul edemedim, olay günü maktul …’ü arayarak bu eşimin iç çamaşırını
koklamasından dolayı bu hususu sormak istedim, telefonla arayıp çay koyduğumu ve eve gelebileceğini söyledim, o ise parasının olmadığını tanıdığı taksici göndererek gelebileceğini söyledi, ben de taksici …’ı arayarak …’ü aracı ile yanıma getirmesini istedim, … önce …’ün evine giderek eşyalarını bırakmış, ondan sonra …’ü benim evime getirdi, … ile beraber çay içtik, muhabbet ederken hayvanların sesini duyduk, birşey olup olmadığnı kontrol etmek için çıktım, … de peşimden geldi, bir şey olmadığını görünce eve doğru yürürken ben …’e “abi sen benim abim gibisin, ailemden birisin neden eşime ait iç çamaşırını kokladın” dedim, o bunu kabul etmedi, böyle birşey olmadığını söyleyerek inkar etti, ben tekrar kendisine “gözümle gördüm, neden kokladın” dedim, o yine inkar ederek “bana iftira ediyorsun, ben iftirayı kabul edecek adam mıyım, amını sikerim, ben bunları yapacak insan mıyım, amına koduğumun çocuğu, sanki siktik mi” dedi, ben tekrar ısrarla gördüğümü söyleyince bu kez çeneme doğru yumruk salladı ” şeklindeki savunmalarına karşılık,
Mahkemece sanığın olaydan önce köyden kendisini kolluğa ihbar edilip şikayet edilmesinden dolayı sinirlendiği ve alkollü olarak olaydan bir gün önce akşam mahalle kahvesine giderek köyde ispiyoncuların olduğunu, maktulün de bunlardan biri olduğunu, ispiyonculardan hesap sorarak gereğini yapacağını söylediği, böylece sanığın maktulü öldürmeye karar verdiği kabul edilerek, sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya ve haksız tahrikten faydalanmaya yönelik olduğu, iç çamaşırı koklama hususunun, ne müşteki ne de tanık beyanlarıyla doğrulanmadığı, sanığın bu hususu eşiyle bile konuşmadığı, sanığın eşinin tanıklık yapmadığı gerekçesiyle sanık lehine tahrik indirimi yapılmamış ise de;
Sanığın dosyada sürekli olarak ileri sürdüğü maktul tarafından eşinin iç çamaşırını koklama hususunun başkalarına anlatılabilecek bir durum olmadığı gibi, eşine de anlatamamış olabileceği, sanığın eşinin tanıklık yapmadığı hususunun aleyhe yorumlanamayacağı, mahkemece öldürme sebebi olarak kabul edilen maktulün sanığı kolluğa şikayet ettiği ve sanık hakkında işlem yapıldığı, sanığın bu sebeple zor duruma düştüğü hususunda dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, böyle bir durumun kanıtlanması halinde sanığın iç çamaşırı koklama hususundaki savunmasına itibar edilemeyebileceği, kaldı ki maktulün şikayeti üzerine sanık hakkında işlem yapılmış olması durumununda öldürme kararı verilmesini gerektirecek kadar önemli bir husus olmadığı, ülkemizde eşinin iç çamaşırının başka bir erkek tarafından koklanması veya başkası tarafından şikayet üzerine kolluk tarafından işlem yapılması gibi iki durumun varlığı halinde iç çamaşırının başka bir erkek tarafından koklanmasının daha ağır basan bir şey olduğu, bu itibarla maktulun eşinin iç çamaşırını kokladığı ve olay günü bu hususu kendisine sorduğunda “sen serseri misin? Ben neden böyle bir şey yapayım” diyerek inkarına devam ettiği, bende gözümle gördüğümü ve yalan konuştuğunu söyleyince bana “amcik herif” dediği şeklindeki savunmasının aksinin kanıtlanamadığı, gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve gerekse Yargıtay 1. Ceza Dairesi ile Yargıtay diğer ceza dairelerinin müstakar içtihatlarına göre haksız tahrik nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 29. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde ve dosyaya uygun olmayan gerekçeyle karar verilmesinin bozmayı gerektiği görüşündeyiz.