YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/32967
KARAR NO : 2023/559
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/222 E., 2021/778 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2019 tarihli ve 2018/196 E. 2019/366 K. sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince verilen beraat hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1-Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2019 tarihli ve 2018/196 E. 2019/366 sayılı Kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
2-Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 19.04.2021 tarihli ve 2020/222 esas 2021/778 sayılı Kararı ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebinin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3-Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın Bank Asyada hesabının bulunması, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tepe yönetimi ile irtibat sorgulamasında … … ve … ile iletişiminin bulunması, ele geçirilen dijital verilerinde FETÖ’ye ait yayınlar, haber programları ve kakao talk isimli programın kalıntılarının tespit edilmesi, liseyi FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir İzmir Özel … lisesinde burslu okuması ve okulda yatılı olarak kalması, bu dönemde örgüt ile bağ kurduğu, örgütün kampına katılması, sohbet adı altında toplantılarına katılması ve tanık beyanı doğrultusunda silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği ve bu suçtan mahkumiyet hükmü verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla hazırlanan iddianame kapsamında mahkemece yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince “…Sanık hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan kamu davası açılmıştır. Sanığın Bank … hesabının bulunduğu, söz konusu hesabı örgütün talimatından evvelde kullandığı, hesap hareketlerinde afaki değişim olmadığı nazara alındığında sanık aleyhine değerlendirilmemiştir. Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tepe yönetimi ile irtibat sorgulamasında … … ve … ile iletişiminin bulunduğu tespit edilmiş ise de içeriğine dair sanık savunmasının aksine delil bulunmamaktadır. Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir … Termal Tatil köyünde konaklama kaydının bulunduğu tespit edilmiş, sanık konaklama maksadıyla bulunduğunu, örgütsel bir amacı bulunmadığını beyan etmiş olup, sanık savunmasının aksine delil bulunmamaktadır. Tek başına tepe yönetiminden birileri ile görüşmesinin de içeriği tespit edilemediğinden örgütsel görüşme olup olmadığı da anlaşılamamıştır. Tanık … sanıkla ilgili olarak anlattığı hususlar 17/25 Aralık sürecinden önceki döneme ait olduğu görülmüştür.
Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılabilmesi için sanığın eylemlerinde çeşitlilik, yoğunluk ve devamlılığın bulunması gerekmektedir. Yukarıda açıklanıp ve tartışıldığı üzere sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğunu gösterir ve Yargıtay tarafından da aranan örgütle kurmuş olduğu organik bağ ve devamında eylemlerini süreklilik çeşitlilik ve yoğunluk gösterir bir eylem faaliyetine rastanılmadığı, sanığın 17/25 Aralık sürecinden önceki bağlantısı haricinde sanığa isnat edilecek başka bir eylem bulunmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay karalarında aranılan eylemlerde çeşitlilik, yoğunluk ve devamlılığın bulunmadığı görülmektedir. Sanığın aşamalarda atılı suçu işlemediğine dair kararlılık gösteren savunmasının, aksini kanıtlayan (ve mahkumiyetine yetecek) her türlü kuşkudan uzak yeterli, inandırıcı, kesin ve somut deliller bulunmadığından “kuşku sanık lehine yorumlanarak” atılı “silahlı terör örgütüne üyelik suçundan” suçundan 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar vermek gerekmiştir…” şeklinde gerekçeyle beraat hükmü kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli delillere, mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğunu veya örgüte yardımda bulunduğunu ortaya koyacak her türlü şüpheden uzak, kesin – inandırıcı delil ve emare elde edilemediğinden “şüphe sanık lehine yorumlanır” şeklindeki Ceza Hukuku Genel Prensibi de gözetildiğinde verilen beraat kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, O yer Cumhuriyet savcısının istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
a)Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır (… özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
b)BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceğinin kabulü gerekir.
c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, anılan örgüt ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketleri dışında, doğrudan örgüt yönetiminin talimatı üzerine bankacılık işlemi yapıldığına ve örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığına ilişkin kesin ve yeterli delil ikame olunamamasına nazaran, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası ile gerekçe içeriğine göre inceleme konusu kararda hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 19.04.2021 tarihli ve 2020/222 Esas 2021/778 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.