Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/2550 E. 2023/6141 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2550
KARAR NO : 2023/6141
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/305 Esas, 2013/445 Karar
SUÇ : İhaleye fesat karıştırma
HÜKÜM : Beraat

Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2013 tarihli ve 2013/305 Esas, 2013/445 sayılı Kararının suçtan zarar gören Hazine vekili ile katılan …. vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre ihaleye fesat karıştırma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında başvuru tarihinde katılan sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere suçtan zarar görme kavramının “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanık hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesine göre doğrudan zarar görmeyen …’nin katılma hakkı olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerden katılan Hazine vekilinin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.05.2010 tarihli ve 2010/1145 Soruşturma, 2010/568 Esas, 2010/115 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihaleye fesat karıştırma, dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 235 inci maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (a) bendi, 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve 35 inci maddesi, 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2010 tarihli ve 2010/196 Esas, 2010/422 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 235 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, nitelikli dolandırıcılık suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3.Bahse konu kararın, sanık ve müdafiinin temyizi üzerine, Dairemizin 13.05.2013 tarihli ve 2012/4700 Esas, 2013/4935 sayılı Kararı ile incelemenin ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sınırlı yapılmasına karar verilerek; kamu görevlisi olmayan sanığın özgü suç niteliğinde olan bu suça iştirak edemeyeceği de değerlendirerek beraatine karar verilmesi ve dava açılmasına rağmen hüküm kurulmayan özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği gerekçeleriyle bozulmasına hükmedilmiştir.
4.Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde 12.12.2013 tarihli ve 2013/305 Esas, 2013/445 sayılı Karar ile sanığın ihaleye fesat karıştırma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca beraatine, resmi belgede sahtecilik suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan Hazine vekilinin temyizi, sanık hakkında verilen beraat kararının bozulması talebine ve sair nedenlere,
B.Katılan …Ş. vekilinin temyizi, beraat kararının bozulması talebine ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Edremit Devlet Hastanesince yapılan 2008 yılı 65 personel ile malzemesiz genel temizlik hizmet alımı ihalesine katılmak için gerekli olan teminat mektubunu sahte olarak düzenleyen sanık hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan davada, Mahkemece; bozma ilamına uyularak, 5237 sayılı Kanun’un 235 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunun kamu görevlisi olmayan sanık bakımından yasal unsurlarının oluşmadığı kabul edilerek atılı suçtan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Türkiye İş Bankası A.Ş. vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2013 tarihli ve 2013/305 Esas, 2013/445 sayılı Kararında katılan Hazine vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Hazine vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, ek Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.