Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/4936 E. 2023/6150 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4936
KARAR NO : 2023/6150
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/171 Esas, 2016/45 Karar
SUÇ : Basit zimmet
HÜKÜM : Nitelikli zimmet suçundan mahkûmiyet

Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/171 Esas, 2016/45 sayılı Kararının suçtan zarar gören Hazine vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında başvuru tarihinde katılan sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.06.2015 tarihli ve 2015/5005 Soruşturma, 2015/1769 Esas, 2015/102 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci ve 248 inci maddelerinin birinci fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ve hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/171 Esas, 2016/45 sayılı Kararı ile sanık hakkında zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 248 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan Hazine Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davaya katılma talebinin yanı sıra lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğu ile Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın suç tarihinde Altıntaş PTT Müdürlüğünde posta dağıtıcısı olarak görev yaptığı ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında maaş alan şahısların maaşlarının konutta ödeme görevinin bulunduğu, bu kapsamda maaşların kendisine hak sahibi şahıslara verilmek üzere tevdi olunduğu, sanığın mağdure …’a ödenmek üzere verilen maaşı hak sahibine teslim etmediği, dekonta sahte imza atarak veya attırarak maaşı ödenmiş gibi gösterdiği, olayın tanık …’ın şikayeti üzerine ortaya çıktığı, sanığın bunun üzerine toplam 1.339,73-TL parayı …’a teslim ettiği ve oluşan zararı henüz soruşturma açılmadan giderdiği, sanığın böylelikle üzerine atılı zimmet suçunu işlediği iddia ve kabul edilerek nitelikli zimmet suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Aleyhe temyiz iradesi bulunmayan katılan Hazine vekilinin vekalet ücretine yönelik talebi; kovuşturma aşamasında kamu davasına katılma talebinde bulunmayan ve katılmasına karar verilmeyen Hazine lehine kanun yolu muhakemesinde vekalet ücreti hükmolunmasına yasal olanak bulunmadığından yerinde görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın zimmetine geçirdiği kabul edilen toplam 1.339,73 TL’nin, suç tarihindeki ekonomik koşullara ve Dairemiz uygulamalarına göre, değer azlığı sınırında kalması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 249 uncu maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması sırasında hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği nazara alınmadan sadece memuriyet görevini yapmaktan yasaklanmasına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/171 Esas, 2016/45 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.