Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3843 E. 2023/4322 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3843
KARAR NO : 2023/4322
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1733 E., 2023/180 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kuşadası 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/625 E., 2020/41 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı işveren vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı işveren vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; davalı iş yerinde ilk olarak 30.04.2013 tarihinde aşçı olarak işe başladığını, 15.08.2014 tarihinde işten çıkarıldığını, bu süre içinde sigorta primlerinin yatıralacağının söylendiğini, aralıksız çalıştığı halde Kasım 2013 dahil Mart 2014 tarihleri arasındaki sigorta primlerinin yatırılmadığını öğrendiğini belirterek Kurum kayıtlarında görülmeyen Kasım 2013-Mart 2014 arası çalışmalarına dair hizmetlerinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davalının işlettiği otelin sadece turizm sezonunda Nisan ile Kasım ayları arasında faaliyet gösterdiğini, diğer aylarda kapalı olduğunu, davacının 15.08.2014 tarihinde emrinde çalışan diğer mutfak personeli ile tartışarak haber vermeden işi bırakıp gittiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

Feri müdahil kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının diğer davalıya ait iş yerinde 30.11.2013 tarihinden işten çıkışının verildiği 26.03.2014 tarihine işe girişinin bildirildiğini, bildirimi yapılmış bir kısım süreler için dava açılmasında hukuki menfaat bulunmadığından bu kısım için davanın reddi gerektiğini, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle de özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğinin Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereği olduğunu, bu bağlamda çalışma olgusunun somut ve inandırıcı kanıtlada kanıtlanması gerektiğini, kurum kayıtlarının resim ve yazılı belge niteliğinde olup aksini kanıtın ayın nitelikle yazılı delillerle olması gerektiğini, iş yerinin söz konusu tarihte faal olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, yazılı deliller karşısında tanık anlatımlarına itibar edilmeyeceği gibi işvreenin dahi kabul beyanına göre hüküm kurulmasının kabil olmadığını, mahkemece tanık dinlenecek ise dinlenecek tanıkların davacı ile birliket aynı dönemlerde iş yerinde çalışmış bordrolarda kayıtlı kişiler arasından seçilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davanın kabulüne, 14605296430 T.C. Kimlik numaralı davacı …’nün kurumda 1132513 sicil numarasına kayıtlı davalı …’e ait işlerinde 01.11.2013 ile 01.03.2014 tarihleri arasında aylık prime esas kazanç tutarı 1.396,85-TL. ile sigortalı niteliğinde 148 gün çalıştığı ve bu çalışmasının 112 gününün kuruma bildirilmediğinin tespitine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı işveren vekili ile feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesince yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu, davacının iddiasının soyut bir iddiadan öteye geçemediğini, ücret alacağına ilişkin olarak yapılan taleplerin haksız olduğunu, müvekkilinin otelinde çalışanların maaşlarının banka aracılığı ile yapıldığını, otelin sadece turizm sezonunda faaliyet gösterdiğini, diğer kalan aylarda herhangi bir şekilde otele müşteri kabul edilmediğini, bu hususun otel bölgesinden sorumlu olan Güzelçamlı Jandarma Karakol Komutanlığına ait kayıtlar ile ortaya konduğunu, bu kayıtlara göre belirtilen tarihlerde otelde hiç bir müşterinin olmadığının sabit olduğunu ileri sürmüştür.

Feri müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, 1132513.09 sicil numaralı işyeri tarafından 30.11.2013- 26.03.2014 tarihleri arasında çalışmasının bildirildiğini, bunun haricinde bir çalışmasının olmadığının görüldüğünü, davacı çalışmalarının hizmet akdine dayandığını, Yargıtay’ın görüşleri doğrultusunda yazılı belgelerle, imza, kimlik ve bordrolarla kanıtlanamadığını, soyut ve yetersiz tanık beyanlarına itibar edilerek hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınması ve buna göre karar verilmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kuşadası 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 14.01.2020 tarih, 2014/625 Esas ve 2020/41 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekili ile fer’i müdahil vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı işveren vekili ile feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı işveren vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

Feri müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının Kasım 2013-Mart 2014 tarihleri arasında davalı işyerinde hizmet akdine tabi olarak geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, Kuşadası İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenen 09.11.2022 tarihli tutanak ile davalıya ait işyerinde yaz aylarında daha yoğun olmakla birlikte tüm yıl boyunca hizmet verildiğinin tespit edilmiş olması, dinlenilen bordro ve kamu tanıklarının beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.