YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16061
KARAR NO : 2023/433
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
T U T U K L U
D U R U Ş M A T A L E P L İ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1415 E., 2021/1333 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2021 tarihli ve 2020/255 Esas, 2021/232 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 8 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 02.07.2021 tarihli ve 2021/1415 Esas, 2021/1333 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi öncesindeki faaliyetlerin terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçları açısından delil niteliğinde olamayacağına, sanığın çalışma hayatına ilişkin anlatımlarının SGK kayıtları ile örtüştüğüne ve örgüt içerisinde tayine tabi olmadığına, ByLock’un hukuki delil niteliğinde olmadığına, sanık hakkındaki tanık beyanlarının soyut ve çelişkili olduğuna, hukuka aykırı olarak elde edilen iletişim tespit tutanakları, HTS kayıtları ve bunların analizinden elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, iletişim kayıtlarının hukuka uygun yöntemlerle elde edilmesi halinde ise içeriği bilinmeyen kayıtların tek başına mahkûmiyete yeter delil olarak kabul edilemeyeceğine, sanığın ankesör kartı ile örgüt üyelerini aradığı iddiasının doğru olmadığına, sanığın ankesörlü telefondan kimler tarafından hangi amaçla arandığı hususunu hatırlamadığını beyan ettiğine, sanık ile ardışık arandığı iddia edilen kişilerin sanığı teşhis edemediklerine, sanığın Bank …’ya talimat ile para yatırdığına dair somut delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat ve tahliye kararı verilmesine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olmaları nedeniyle KHK ile kapatılmalarına karar verilen kurumlarda sanığın çalışma kaydının bulunduğu, söz konusu kurumlarda sanığın örgüt içi tayine tabi olarak çalıştığı, sanığın adına kayıtlı 0553 (…) (..) 84 numaralı GSM hattında ve sanığın eşi adına kayıtlı olup sanığın kullanımında bulunan 0530 (…) (..) 46 numaralı GSM hatta ByLock programının tespit edildiği, ByLock tespitlerine ilişkin HIS (CGNAT) kayıtlarının temin edilerek dosya içerisine alındığı, sanığın eşi adına kayıtlı olup kendi kullanımında bulunan 0530 (…) (..) 46 numaralı GSM hatta ilişkin ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının temin edilerek dosya içerisine alındığı, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının incelenmesinde; ID numarasının “…”, kullanıcı adının “…”, şifresinin “….” ve adının “…” olduğu, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında örgütsel nitelikte yazışma içeriklerinin bulunduğu, sanığın aşamalardaki beyanlarında eşi adına kayıtlı olup kendi kullanımında bulunan 0530 (…) (..) 46 numaralı GSM hat üzerinden ByLock programını kullandığını ikrar ettiği, sanığın Bank … nezdinde bulunan hesabındaki hesap hareketlerine ilişkin 16.01.2021 tarihli bilirkişi raporunun alındığı, 28.02.2014 tarihinde İş Bankası hesabından Bank … hesabına 12.700,00 TL tutarında EFT işlemi gerçekleştirdiği, 01.03.2014 tarihinde ise Bank … nezdindeki hesabında 12.700,00 TL tutarında katılım hesabı açtığı, diğer deliller ile birlikte değerlendirildiğinde belirtilen hesap işlemlerinin örgüt liderinin talimatı doğrultusunda gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, tanıklar A. G., T. D., ve M. Ö.’nün beyanlarından anlaşıldığı üzere; sanığın “…” ve “…” kod adlarını kullanarak örgütün askeri mahrem yapılanması içerisinde askeri şahıslar ile ilgilenen mahrem abi görevinde bulunduğu, İzmir İl Emniyet Müdürlüğünün 07.12.2020 tarihli yazı ekinde gönderilen İnceleme Tutanağı’nda belirtildiği üzere; sanığın, 06.05.2012 tarihinde 0266 (…) (..) 12 numaralı ankesörlü hat üzerinden astsubay K. A. ve FETÖ/PDY’den işlem gören U. A. isimli şahıslar ile, 01.07.2012 tarihinde 0258 (…) (..) 82 numaralı ankesörlü hat üzerinden ByLock kullanıcısı olduğu tespit edilen H. A. isimli şahıs ile, 03.04.2015 tarihinde 0232 (…) (..) 84 numaralı ankesörlü hat üzerinden mahrem yapılanma içerisinde olduğu tespit edilen A. B isimli şahıs ile ardışık aramalarının bulunduğu hususunun tespit edildiği, tanık beyanları ile askeri mahrem imam olduğu belirlenen sanığın söz konusu ankesör/sabit hat ardışık aramaların örgütsel nitelikte olduğunun kabul edildiği, tanıklar G. H., F. A. Y., M. İ., M. K., Z. K., H. D. M., A. C. G., Ö. Y., S. K., M. A ve F. G.’nin beyanlarından anlaşıldığı üzere; sanığın örgüt içerisinde belirli bir dönem yabancı öğrenciler ile ilgilendiği ve muhacir mesullüğü görevinde bulunduğu, belirli bir dönem esnaflar ile ilgilendiği, örgüt adına esnaflardan para topladığı, sohbet verdiği ve esnaf abiliği görevinde bulunduğu, belirli bir dönem örgüte müzahir Zaman gazetesine abone bulma faaliyetlerinde bulunup yapıya ait evlerde sohbetlere katıldığı ve sohbet verdiği hususlarının belirlendiği, sanığın aşamalarda tutarlı bir şekilde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini beyan ettiği, sanığın örgütsel faaliyetlerine ilişkin bir kısım beyanlarda bulunduğu; ancak dosya kapsamı ve tanık beyanlarına göre sanığın örgüt hiyerarşisinde kritik görevlerde yer aldığının tespit edilmesi ve sanığın söz konusu örgütsel faaliyetleri kabul etmemesi karşısında, sanık hakkında etkin pişmanlık koşullarının gerçekleşmediği kanaatine varılarak 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin uygulanmadığı, sanığın kastının yoğunluğu ve örgüt içerisindeki konumu dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 7 yıl 8 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/370 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararı ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren delil olarak kabul edildiği gözetildiğinde; … ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının sanığa ait olduğuna ve sanığın ByLock programını … ID numarası ile gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşmede kullandığına dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş.’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etme kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilip, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olma suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etme olarak kabul edilebileceği belirlenmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın Bank … nezdinde bulunan hesabındaki hesap hareketlerine ilişkin alınan 16.01.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre, aylara göre hesap bakiyesinin Aralık 2013’te 2,18 TL, Ocak 2014’te 4,36 TL, Şubat 2014’te 12.703,75 TL, Mart 2014’te 342,86 TL, Nisan 2014’te 3,62 TL ve devam eden aylarda hesap bakiyesinin 0 (sıfır) olduğu, sanığın 28.02.2014 tarihinde İş Bankası hesabından Bank … hesabına 12.700,00 TL tutarında EFT işlemi gerçekleştirdiği, 01.03.2014 tarihinde ise Bank … nezdindeki hesabında 12.700,00 TL tutarında katılım hesabı açtığı, katılım hesabını vadesinden önce 25.03.2014 tarihinde kapattığı anlaşılmakla, FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimatı öncesinde hesap bakiyesinde önem arz edecek nitelikte bakiye bulunmayan sanığın, 28.02.2014 tarihinde İş Bankası hesabından Bank … hesabına 12.700,00 TL tutarında para gönderip akabinde 01.03.2014 tarihinde 12.700,00 TL tutarında katılım hesabı açması eyleminin dosya kapsamındaki diğer deliller ile birlikte değerlendirildiğinde örgüt liderinin talimatı doğrultusunda gerçekleştirdiğine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
4. Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 06.11.2019 tarihli ve 2019/1582 Esas, 2019/6838 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; bir şahsın, örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olduğunun kabulü gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün nihai amacını gerçekleştirmek için stratejik öneme haiz … mahrem yapılanması içerisinde askeri şahısları ile ilgilenen mahrem imam konumunda olduğuna dair tanık beyanlarının bulunması, ankesörlü hat üzerinden ardışık olarak arandığı kişiler, çağrıların zamanı, sayısı, dosya kapsamındaki diğer deliller ve sanığın savunması karşısında, yerel mahkemenin söz konusu ardışık aramaların örgütsel nitelikte olduğuna dair kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, dosya kapsamına ve tanık beyanlarına göre, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca gizliliği sağlamak için örgüt içi haberleşmede kullanılan ByLock programını … ID numarası ile kullanan, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün nihai amacını gerçekleştirmek için stratejik öneme haiz … mahrem yapılanması içerisinde mahrem imam konumunda yer alıp kod adları kullanan, sorumluluğu altındaki askeri şahıslarla ilgilenen ve belirli aralıklarla görüşerek örgüt adına takiplerini yapan, örgüt içerisinde belirli bir dönem esnaf abiliği konumunda esnaflara sohbet verip himmet toplayan, belirli bir dönem yabancı öğrenciler ile ilgilenip muhacir mesullüğü görevinde bulunan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğuna, örgütsel konum ve faaliyetlerindeki çeşitlilik sebebiyle temel cezanın tayininde teşdit uygulanmasına dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
6. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 02.07.2021 tarihli ve 2021/1415 Esas, 2021/1333 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.