YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5627
KARAR NO : 2023/6388
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/42 Esas, 2014/62 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Beraat
Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2014 tarihli ve 2012/42 Esas, 2014/62 sayılı Kararının katılan … suçtan zarar gören vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesiyle değişik 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun 18 inci maddesinin ikinci fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan beraat hükmünün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.09.2005 tarihli ve 2005/4768 Esas ve 2005/13134 Soruşturma numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ve hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2006 tarihli ve 2005/316 Esas, 2006/127 sayılı Kararı ile sanık hakkında nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesi, 62, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba hükmolunmuştur.
Bahse konu kararın, sanık müdafiileri tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 13.12.2011 tarihli ve 2007/5244 Esas, 2011/25314 sayılı Kararı ile eksik inceleme, lehe Kanun’un denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmemesi ve uygulama hataları nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma üzerine dosyayı ele alan Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, 28.02.2014 tarihli ve 2012/42 Esas, 2014/62 sayılı Karar ile sanığın atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekillerinin temyiz istemleri, eksik inceleme sonucu verilen mahkeme kararının hatalı olduğuna ve sanığın eylemlerinin sübuta erdiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın yargılama konusu eylemlerinin sübutu halinde nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı ve bu suçun suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 202 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 102 nci ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkralarında belirtilen 15 yıllık olağan ve 22 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 10.03.2006 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme günü arasında olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2014 tarihli ve 2012/42 Esas, 2014/62 sayılı Kararına yönelik katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.05.2023 tarihinde karar verildi.