YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8306
KARAR NO : 2023/2445
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Perşembe Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belirlenen günde temyiz eden davalı vekili Av. … ile karşı taraftan davacılar vekili Av. … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosya ve içeriğindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin murisi/babası …’in paydaşı olduğu 138 ada 24 parsel sayılı taşınmazın önceki paydaşı ….’in, taşınmazdaki 6955/14336 payını 04.12.2018 tarihinde dava dışı … ….’a satış yoluyla devrettiğini, …’ın da bu payı 21.02.2019 tarihinde davalıya 300.000,00 TL bedelle sattığını, müvekkillerine satışla ilgili noter bildirimi yapılmadığı gibi satış bedelinin de önalım hakkını engellemek amacıyla muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, dava konusu payın halen …. adına kayıtlı olduğunu bilmekte iken davalı tarafından Perşembe Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/270 E. sayılı dosyasıyla ortaklığın giderilmesi davası açılması üzerine satıştan haberdar olduklarını,
2. Öte yandan muris …’in davacılar dışındaki diğer mirasçılarının eşi …. ile çocukları….,… ve …. olup adı geçen mirasçıların davaya muvafakat ettiklerini gösterir şekilde vekaletnamelerini temin edip dosyaya sunduklarını ileri sürerek, öncelikle dava konusu payın gerçek değerinin tespiti ile bu bedel üzerinden; olmadığı taktirde tapudaki satış bedeli üzerinden davalı adına kayıtlı payın iptali ile muris … terekesi adına tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde, husumet itirazında bulunmuş; davacı tarafça, dava konusu payın müvekkiline devrinden önce ilk satışa karşı ön alım hakkı ileri sürülmediğinden, müvekkiline yapılan ikinci satış için de bu hakkın ileri sürülemeyeceğini, davacıların pay satışını en geç ortaklığın giderilmesine ilişkin dava dilekçesinin kendilerine tebliğ edildiği tarihte öğrenmiş olup, davanın 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, ayrıca ilk satıştan itibaren 2 yıllık hak düşürücü sürenin de dolmuş olduğunu,
2. Tapuda gösterilen bedelin gerçek satış bedeli olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte, dava konusu payın müvekkilince satın alındığı tarihteki değeri ile şimdiki değeri arasında fahiş bir fark bulunduğunu, bu nedenle satış bedelinin güncel değere uyarlanmasını ve faiziyle birlikte ödenmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın hissedarlarının …, … ve … olduğu, iptali istenen satış işleminin davalıya yapılan 21.02.2019 tarihli ve …. yevmiye numaralı işlem olduğu, davacıların … mirasçıları olup murisin diğer mirasçılarından muvafakatin alınmış olduğu, davalının paydaşlar dışında üçüncü kişi olduğu ve davacılar tarafından kendisine önalım hakkının ileri sürülebileceği, ilk satışın üzerinden 2 yıldan fazla süre geçmesinin dava konusu satış işlemine etkisi olmadığı, davacıların TMK’nın 732 ve devamı maddelerine uygun bir şekilde ve yasal sürede ön alım hakkını ileri sürerek iş bu davayı açtığı,
2. Davacının dava dilekçesi ile bedelde muvazaa iddiasında bulunduğu, ancak birbiriyle tutarlı tanık beyanları ve bilirkişi raporunun resmi satış senedindeki miktarı teyit ettiği, bedelin esasında daha az olduğu yönündeki iddianın davacı tarafından ispatlanamadığı kanaatiyle verilen ara karar gereği, mahkemece belirlenen satış bedeli ile alıcıya düşen tapu masraflarından ibaret ön alım bedelinin mahkeme veznesine depo edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne ve dava konusu 138 ada 24 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı 6955/14336 payın iptali ile davacılar murisi … adına tesciline, depo edilen 306.000,00 TL ön alım bedelinin karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu payın müvekkiline devrinden önce ilk satışa karşı ön alım hakkı ileri sürülmediğinden, müvekkiline yapılan ikinci satış için de önalım hakkının ileri sürülemeyeceğini, bu nedenle husumet itirazlarının bulunduğunu, davacıların pay satışını en geç ortaklığın giderilmesi davası dilekçesinin kendilerine tebliğ edildiği tarihte öğrenmiş olup davanın 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, ilk satıştan itibaren 2 yıllık hak düşürücü sürenin de dolmuş olduğunu, ayrıca dava konusu payın müvekkilince satın alındığı tarihteki değeri ile şimdiki değeri arasında fahiş bir fark bulunduğunu, bu nedenle satış bedelinin güncel değere uyarlanmasını ve faiziyle birlikte ödenmesini talep ettiklerini, ancak kabul edilmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf itirazlarını tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasının, yasada öngörülen hak düşürücü süreler içerisinde açılıp açılmadığı, satış bedelinin güncel değere uyarlanmasının gerekip gerekmediği ve faiz talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.