YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10074
KARAR NO : 2023/18502
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile;
1. Sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca neticeten 10 ay gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan sanığın temyiz isteğinin, polise yönelik direnme eyleminin olmadığına, sanığın kendisine kafa atarak yaraladığına, olayın mağdurunun kendisi olduğuna, hakkında ağır ve adaletsiz bir karar verildiğine ve ayrıca resen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan sanığın, başka bir olay nedeniyle şüpheli olarak ifadesi alınacağından polis ekiplerince olay tarihinde evine gidilip çağırıldığı, katılan sanık geldiğinde polis olan sanık tarafından kaba üst araması yapılacağının söylenmesi üzerine çıkan tartışmada sanığı yaralamak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Katılan sanığın direnme eyleminin yalnızca polis memuru olarak görev yapan sanık …’a yönelik olduğu anlaşıldığından katılan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması yönündeki Tebliğname’de yer alan düşünceye iştirak edilmemiştir.
A. Sanık … Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Şikayetçinin aşamalardaki istikrarlı beyanlarının, olay tutanağı, adli rapor ve tanıklar H.A., S.A. ve H.M. tarafından doğrulandığının anlaşılması karşısında,
Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın Kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmış,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 17.03.2015 tarihli sanığın sorgusunun yapılması olduğu ve bu tarihten itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında Yerel Mahkemece verilen hükümde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan …’nın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.