Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/13701 E. 2023/1845 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13701
KARAR NO : 2023/1845
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/131 E., 2017/340 K.
KATILANLAR : …, …
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan … vekili, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Şikayetçi …’un, sanığın …’a karşı nitelikli dolandırıcılık eyleminden zarar görmediği, bu suç yönünden katılma hakkı ile hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan … vekilinin sanık hakkında Zeki Çalişkan’a karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyizi hariç temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2011 tarihli ve 2010/110 Esas, 2011/460 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında …’a karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin (f) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca teşdiden 3 yıl 2 ay hapis ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca teşdiden 2 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2011 tarihli ve 2010/110 Esas, 2011/460 Karar sayılı kararının sanık ve katılan … vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 09.02.2016 tarihli ve 2015/20453 Esas, 2016/1021 Karar sayılı kararı ile sanığın temyiz aşamasında katılanın da imzası bulunan suça konu çeklerin teslimine ilişkin “çek teslim protokolü” başlıklı belgeyi ibraz etmesi; katılan …’un suça konu çeklerin 24.04.2006 tarihinde çalındığını beyan etmesine rağmen; 07.04.2006 tarihinde Çalışkanel Oto Ltd. Şti. ile sanık arasındaki takas sözleşmesinde ödeme aracı olarak gösterilmiş olması nedeniyle sanığın fotokopisini ibraz ettiği çek teslim protokolü belgesinin aslının getirtilerek incelenmesi, katılan …’ın beyanının alınması, belge üzerindeki imza ve yazıların katılanın eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu aldırılması, sanığın soruşturma aşamasındaki …’a 3.000,00 TL ödeme yaptığına yönelik beyanının araştırılması gerekmesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2017 tarihli ve 2016/131 Esas, 2017/340 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında …’a karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin f bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca teşdiden 3 yıl 2 ay hapis ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca teşdiden 2 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetine hükmolunması doğru ise de hükmolunan cezaların az olduğuna ilişkindir.
2. Sanığın temyiz isteği; suça konu çeklerin bizzat katılan … tarafından kendisine teslim edildiğine, katılanın imzasını değiştirerek atması nedeniyle çek teslim protokolündeki imzanın katılana ait çıkmadığına, yaptığı alışveriş karşılığı çekleri katılan …’a vermesi olayında da hile unsurunun gerçekleşmediğine, vesaire, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, 31.05.2006, 31.06.2006 ve 31.07.2006 tarihli, her biri 7.500 TL bedelli olarak üç adet çeki katılan …’un sahibi olduğu Es-sam Prestij Güzellik Ltd.Şti adına sahte imza ile keşide ederek aldığı araç karşılığında katılan …’a vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Katılan … bozma öncesi ve sonrası anlatımlarında; suça konu çeklerin iş yerinden kaybolduğunu, estetik merkezinde çok sık çek kullanmadıklarını, bu nedenle kaybolduğunu farkedince şikayette bulunduğunu, daha önce de kaybolmuş olabileceğini, çek teslim protokolü altında adına atılı imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.
3. Katılan … bozma öncesi ve sonrası anlatımlarında; sanığa sattığı araç karşılığında suça konu çekleri aldığını, çekin günü geldiğinde çek keşidecisi … tarafından çalınması nedeniyle ödemeden men yasağı konulduğunu öğrendiklerini, 22.500 TL zararının bulunduğunu, sanığın herhangi bir ödemede bulunmadığını, 3000 TL ödediğine ilişkin beyanının da doğru olmadığını, zaten kısmi ödeme nedeniyle etkin pişmanlıktan faydalanmasına da muvafakatı bulunmadığını beyan etmiştir.
4. Sanık sorgusunda; çeklerin bizzat … tarafından verildiğini, kendisinin de aldığı araç karşılığında …’a verdiğini savunmuş, bilahare çeklerin … tarafından teslim edildiğine ilişkin 05.04.2006 tarihli çek teslim protokolü başlıklı belge aslını Mahkemeye sunmuştur.
5.03.02.2017 tarihli bilirkişi raporu ile, sanık tarafından ibraz edilen çek teslim protokolü başlıklı belgede teslim eden … ismi altına atılan imzanın katılan … eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
…’un nitelikli dolandırıcılık suçuna katılma hakkı bulunmaması resmi belgede sahtecilik suçuna katılma hakkı bulunmakla beraber bu suçtan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi karşısında, katılan …’un vekalet ücreti alacağının bulunmadığının mahallinde gözetilmesi mümkün görülmüştür.
A. Katılan … Vekilinin Nitelikli dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyizi Yönünden
…’un, sanığa yüklenen …’a karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan zarar görmediği, bu suça yönelik katılma hakkı ile hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından … adına vekilinin temyiz isteminin reddi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Katılan Vekili ve Sanığın Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyizleri Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresi öngörülmüştür.
2. 24.04.2006 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
C.Sanığın Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyizi Yönünden
1. İddia, katılan anlatımları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı karşısında, Mahkemenin nitelikli dolandırıcılık suçunun sübutuna yönelik kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
A. … Vekilinin Nitelikli dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenlerle Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2017 tarihli ve 2016/131 Esas, 2017/340 Karar sayılı kararına yönelik şikayetçi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan … Vekili ve Sanığın Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyizleri Yönünden
Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenle Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2017 tarihli ve 2016/131 Esas, 2017/340 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

C. Sanığın Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde C bendinde açıklanan nedenle Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2017 tarihli ve 2016/131 Esas, 2017/340 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.