Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/10177 E. 2023/2616 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10177
KARAR NO : 2023/2616
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.05.2015 tarih ve 2015/5233 Esas sayılı iddianamesi ile sanıkların araç ile … Çikolata isimli firmaya ait olan inşaat şantiyesine geldikleri, güvenlik görevlisi olarak görev yapan tanık Y.Y.’ye malzeme getirdiklerini ve şantiye sorumlusu olan … beyin bilgisi olduğunu söyleyerek kapıyı açmasını istedikleri, araç ile birlikte şantiyeye girdikleri ve şantiye içerisinde bulunan 240’lık tabir edilen makaraya sarılı kabloyu çalıp şantiyeden ayrıldıkları ve bu şekilde sanıkların üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediklerinden bahisle eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e, 53. maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Büyükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/407 Esas, 2016/415 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, her üç sanık yönünden aynı Kanun’un 53. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına ve sanıklar … ile … hakkında aynı Kanun’un 58. maddesi gereği cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz isteği; suç işlediklerine dair somut delil bulunmadığına, teşhisin usule aykırı yapıldığına, ceza verilecek olması halinde ise 5237 sayılı Kanun’un 141. maddesinin uygulanması gerektiğine, tekerrür uygulanmasının usule aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların araç ile … Çikolata isimli firmaya ait olan inşaat şantiyesine geldikleri, güvenlik görevlisi olarak görev yapan tanık Y.Y.’ye malzeme getirdiklerini ve şantiye sorumlusu olan … Bey’in bilgisi olduğunu söyleyerek kapıyı açmasını istedikleri, araç ile birlikte şantiyeye girdikleri ve şantiye içerisinde bulunan 240’lık tabir edilen makaraya sarılı kabloyu çalıp şantiyeden ayrıldıkları iddiası ile açılan davada, Yerel Mahkeme de oluşu bu şekilde kabul ederek tanıkların mahkemede yaptırılan teşhisleri, aynı gün malzemelerle birlikte yakalanmaları nedeniyle sanıkların suçu işlediklerinin sabit olduğu kabul edilmiştir.
2. Sanıklar suçlamaları inkar etmişler, Teşhis Tutanakları, tanıklar beyanları dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Sanıklar ile yargılama sırasında vefat eden sanık …’ın, araçla gündüz saat16.00 sıralarında katılan firmaya ait olan fabrikanın arkasındaki inşaat şantiyesine geldikleri, güvenlik görevlisi olan tanık Y.Y.’ye malzeme getirdiklerini ve şantiye sorumlusu olan … Bey’in bilgisi olduğunu söyleyerek kapıyı açmasını istedikleri, tanığın sorumlu kişiye ulaşamaması nedeniyle sanıklara güvenerek kapıyı açtığı, bu şekilde şantiyeye girerek 240’lık tabir edilen makaraya sarılı kabloyu çalıp araca yükleyip 10 dakika kadar sonra malzemeyi indirdiklerini söyleyerek şantiyeden ayrıldıkları, aynı gün saat 17.00 sıralarında kolluk tarafından aracın durumundan şüphelenilerek durdurulmak istendiğinde durmayıp kaçtıkları, durdurulduğunda araç içerisinde sanıklar ile yargılama sırasında vefat eden sanık …’ın yakalandığı, araç sürücüsünün sanık … olduğunun tespit edildiği, araçta yapılan aramada katılana ait çalınan kabloların ele geçirildiği, güvenlik görevlisi tanık Y.Y.’nin kolluktaki canlı teşhisinde ve mahkeme huzurundaki teşhisinde sanıklar …, … ve ölü sanık …’ı kesin ve net olarak teşhis ettiği,

fabrikaya bir gün önce de geldiklerini belirten güvenlik görevlisi tanık S.B.’nin de kolluk huzurundaki teşhisinde …, … ve ölü sanık …’ı kesin ve net olarak teşhis ettiği, mahkeme huzurundaki canlı olarak yapılan Teşhis Tutanağına ekli fotoğraflar üzerinde yaptığı teşhisinde 4 sanığı da teşhis ettiği, sanıkların suçu işlediklerine dair Mahkemenin kabulünde ve sanık …’ın dosya içerisinde bulunan adli sicil kaydı incelendiğinde hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Katılanın beyanında, kabloların fabrikalarına ait inşaatı bitmiş binanın içinden çalındığını, sanıkların kendi ismini vermesi nedeniyle güvenlik tarafından kapıların açılması üzerine içeriye girdiklerini beyan ettiği, güvenlik görevlileri olan tanıklar Y.Y. ve S.B.’nin şahısların kapıya geldiklerini, malzeme getirdiklerini söylemeleri üzerine kapıyı açarak aracı içeri aldıklarını beyan etmeleri, dosya kapsamına göre alınan ifadelerden olay yerinin tam olarak anlaşılamaması ve dosya içerisinde olay yerine ilişkin bir tutanak veya krokinin bulunmadığının anlaşılması karşısında; katılanın yeniden ifadesine başvurularak ve gerektiğinde mümkünse keşif de yapılarak olay yerinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilip, çalınan malzemelerin bulunduğu yerin etrafının çevrili olduğunun belirlenmesi halinde sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesinin, etrafının çevrili olmaması halinde ise aynı Kanun’un 142/1-e maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek nitelikte birden fazla ilam bulunan sanık … hakkında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108/2. maddesi gözetilerek en ağır cezaya konu hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden birden fazla hükümlülüğün tekerrüre esas alınması,
3. Sanık …’un adli sicil kaydında yer alan … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/792 Esas, 2012/2320 Karar sayılı ilamında hırsızlık suçundan aldığı mahkûmiyet hükmü tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi uygulanmış ise de; 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alındığında ve sanığın başkaca tekerrüre esas alınabilecek sabıkası olmadığının anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam ile ilgili uyarlama yargılaması yapılması durumunda tekerrüre esas olup olmayacağının uyarlama yargılaması neticesine göre değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Büyükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/407 Esas, 2016/415 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca infaz bakımından sanıkların kazanılmış haklarının gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.