Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12119 E. 2023/3881 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12119
KARAR NO : 2023/3881
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 8. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ödeme emrine yönelik usulsüz tebligat şikayetinden dolayı yapılan inceleme sonunda, İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile; ödeme emrinin tebliğ tarihinin 11/12/2021 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.

Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu; ödeme emri tebligatının yapıldığı gün tüm gün boyunca tebligatın yapıldığı adres olan evlerinde bulunduklarını, posta memuru tarafından kapısının hiç çalınmadığını, apartman görevlisine yahut apartmandaki bir komşuya da bir tebligat olduğu bilgisi verilmediğini, icra takibini 11/12/2019 tarihli evinde yapılan fiili haciz ile birlikte öğrenmiş olduğunu, sonrasında yapmış olduğu araştırma neticesinde ödeme emrini içeren tebligatın muhtarlığa yapılmış olduğunu öğrendiğini, tebligat yapılması gereken apartmanın kamera görüntüleri incelendiğinde durumun anlaşılacağını belirterek, şikayetlerinin kabulü ile ödeme emrinin iptaline, ödeme emrinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine, dosyada yapılan tüm hacizlerin kaldırılması ile birlikte takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı; tebligatın usulüne uygun olduğunu, kamera görüntüleri içerisinde yer aldığı iddia olunan tebliğ memurunun dava konusu tebliğ işlemini gerçekleştiren memur olduğu yahut dava dışı başkaca tebliğ işlemine yönelik kamera kayıtları olup olmadığı hususunun müphem olduğunu, alacak dolayısıyla husumetli konumda olup aynı alacağa yönelik borçlu aleyhine dolandırıcılık suçundan kaynaklı savcılık şikayetinin bulunduğunu, tebligatı husumet gerekçesiyle tebliğden imtina etmesinin hayatın olağan akışına uygunluk gösterdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tebliğ memurunca muhatabın adreste bulunmama sebebi, adresten geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığı, tevziat saatlerinden sonra adresine dönüp dönmeyeceği, dönecekse ne zaman döneceği ve dolayısıyla Tebligat Kanunu’nun 21/1 maddesi uyarınca tebligat yapılması koşullarının bulunup bulunmadığı tespit edilmeden ve bilgisi alınan ve haber bırakılan komşusunun isim ve imzası bulunmadan, komşu imzadan imtina edebilirse de isimden imtina edemeyeceği gözetilmeden anılan maddeye göre yapılan tebligatın, bu madde hükmüne ve Yönetmeliğin 30. maddesi hükümlerine aykırı ve usulsüz olduğu, bilirkişi raporunda da DVD içerisinde bulunan 27.11.2019 tarih, 08:00:00 – 19:59:58 saatleri arasındaki kaydın içeriğinde; posta memuru olduğun düşünülen ve “A” olarak etiketlenen erkek şahsın 27.11.2019 tarih saat 11:12:41’de kamera açısına girdiği ve bina kapısı önüne geldiği daha sonra yaklaşık iki saniye elinde bulunan kağıtlara baktıktan sonra bina önünde ayrıldığı ve daha sonra bir daha kamera açısına girmediği, bina kapısı önünde beklediği esnada apartman zillerinden herhangi birisine basmadan ilerlediği ve kamera açısından çıktığının görüldüğü görüş ve kanaatine varıldığı bildirildiği, ödeme emri ıttıla tarihi olan 11.12.2019 tarihinden daha öncesinde haberdar olduğuna dair bilgi ve belge bulunmadığı, daha öncesinde haberdar olmadığı icra dosyasını öğrenme tarihinden itibaren yasal süresi içerisinde davacı tarafından usulsüz tebligata dair şikayet yoluna başvurulduğu gerekçesi ile usulsüz tebliğe ilişkin şikayetinin kabulü ile örnek 7 ödeme emrine ilişkin tebligatın usulsüz olduğunun tespitine, tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 11.12.2019 tarihi olarak düzeltilmesine, geçersiz tebliğe dayalı işlemlerin iptaline
karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı; tebligatın usulüne uygun olduğunu, davacı tarafın, tebellüğden imtina ettiğini, bu anlamda tebliğ memuru, TK m. 21 hükmü uyarınca herhangi bir kimseye haber vermeksizin tebliğ evrakını muhtara imza mukabilinde teslim edebileceğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin aleyhine yükletilmemesi gerektiğini, davanın süresi içerisinde açılmadığını, süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tebliğ mazbatasında hem adresin kapalı olduğu hemde tebellüğden imtina edildiği şeklinde çelişkili şerh bulunduğu, adres kapalı olarak kabul edildiği takdirde muhatabın adreste bulunmama sebebinin adresten geçici mi sürekli mi ayrıldığı hususları ile muhatabın adreste bulunmadığına dair bilgisi alınan komşusunun isminin yazılmadığı, ayrıca kendisine haber verilen komşusunun isminin de tebliğ mazbatasına yazılmadığı anlaşılmakta olup, anılan tebliğ işleminin bu hali ile, Tebligat Kanunu’nun 21/1. ve Yönetmeliğin 30 ve 35. Maddelerine açıkça aykırı ve usulsüz olduğu, adresin kapalı olmadığı ancak tebellüğden imtina edildiği kabul edildiği takdirde bu durumda, adresin kapalı olduğunun belirtilmesi söz konusu durum ile çelişki oluşturacağından bu yönden de tebligat usule aykırı olduğu, borçlunun beyan ettiği tarihten daha öncesinde haberdar olduğuna dair herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığı, alacaklının cevap dilekçesinde talep sonucuna karşı çıkılmış olup, davanın reddi talep edildiğinden, şikayetinin de kabul edilmiş olması karşısında davacı lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı, öğrenme tarihinden yasal süresi içerisinde şikayet yoluna başvurulduğu, şikayetinin kabulünün isabetli olduğu, resen nazara alınması gereken herhangi bir kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, borçlunun ödeme emrine yönelik usulsüz tebligat şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md. 16, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1, 32. maddeleri ve sair tüm yasal mevzuat

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.