Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/17060 E. 2023/2496 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17060
KARAR NO : 2023/2496
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2018 tarihli ve 2018/60 Esas, 2018/304 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun

(3713 sayılı Kanun ) 3 üncü maddesi delaletiyle aynı yasanın 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.02.2019 tarihli ve 2019/81 Esas, 2019/422 sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

1. Sanığın örgütle iltisaklı yurtta ekonomik nedenlerden dolayı çalıştığına;

2. Sanığın ByLock ile yazışma yapmadığına;

3. Sanığın Bank Asyaya örgüt liderinin talimatıyla para yatırmadığına;

4. Sanığın örgütün faaliyetlerine katılmadığına;

5. Sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına;

6. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık …’ın 0507 … .. .. numaralı GSM hattı ile … İMEİ numaralı cihaz üzerinden 15.12.2015 tarihinden itibaren FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yönetici ve mensupları tarafından örgüt içi gizli haberleşmede kullanılan ByLock programının kullanıcısı olduğu, celbedilen karşı IP bilgilerinden de anlaşılacağı üzere bu programı kullandığı sırada adresleri ile uyumlu yerde bulunan baz istasyonları üzerinden bağlantı sağladığı, KHK ile kapatılan FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne Müzahir … Kolejine bağlı … Ortaöğretim Kız Öğrenci yurdunda yurt müdürü olarak görev yaptığı, görev yaptığına ilişkin 2013-2014 yılları arasında … Özel Eğitim Öğretim Hizmetleri A.Ş isimli şirkette ve 2014-2015 yılları arasında yine örgüte müzahir … Özel Eğitim Hizmetleri Anonim Şirketlerinde SGK kayıtlarının bulunduğu, sanığın

FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir olan Bank Asyada aktif olarak kullandığı hesabının bulunduğu, örgüt liderinin bu bankaya para yatırılması yönündeki çağrısı üzerine hesabına ilave para yatırdığının dosya içerisinde yer alan hesap hareketlerinden anlaşıldığı, örgütün yayın organlarına aboneliklerinin bulunduğu yine dosyada mevcut HTS analiz raporunda sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü suçu kapsamında soruşturma bulunan bir çok kişi ile görüşmelerinin bulunduğunun anlaşıldığı, bu haliyle sanığın silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği, bu itibarla cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği, ancak kullanım olmaksızın ByLock yüklenmesinin atılı suçun sübutu için yeterli olmayacağı gözetilmekle;

ByLock kullanıcısı olduğunu kabul eden sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun vasfı açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, öncelikle ilgili birimlerden mümkün olması halinde ayrıntılı olarak ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmesi, tespit ve değerlendirme raporunun temin edilememesi halinde sanığın teknik olarak bu programı kullandığının tespiti açısından HIS (CGNAT) ve HTS kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması,

2-Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında temel ceza tayin edilirken; Anayasa’nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike ile

sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak; hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun alt sınırdan makul düzeyde uzaklaşarak bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek fazla ceza tayin edilmesi,

3-Sanığın örgütle iltisaklı Bank … nezdindeki rutin bankacılık işlemlerinin ve Zaman Gazetesine aboneliğinin bulunmasının örgütsel faaliyetler olarak kabul edilmesi,

4-Kararın gerekçe kısmında, sanık hakkında herhangi bir iletişim tespiti bulunmamasına rağmen, dosya kapsamı ile uyumlu olmayacak şekilde “dosyada mevcut HTS analiz raporunda sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü suçu kapsamında soruşturma bulunan bir çok kişi ile görüşmelerinin bulunduğunun anlaşıldığı” şeklinde dosya kapsamıyla örtüşmeyen gerekçeye yer verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.02.2019 tarihli ve 2019/81 Esas, 2019/422 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.