Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1976 E. 2023/2106 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1976
KARAR NO : 2023/2106
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3478 E., 2022/278 K.
DAVACI-KARŞI DAVADA
Temel
DAVALI-KARŞI DAVADA
vekili Avukat …
BİRLEŞEN 2013/219 ESAS SAYILI DAVADA
vekili Avukat …
Temel
DAVA TARİHİ : 08.09.2014
HÜKÜM/KARAR : Asıl Davada Kısmen Kabul Kısmen Ret, Birleşen ve Karşı
Davada Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/497 E., 2020/767 K.

Taraflar arasındaki asıl davada itirazın iptali, birleşen davada tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, karşı davanın reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı-birleşen ve karşı davada davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davalı-birleşen ve karşı davada davacının asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun reddine, karşı ve birleşen davalar yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleşen ve karşı davada davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalı-karşı davacı vekili Avukat … geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı danışman firma ile davalı iş sahibi arasında 15.11.2012 tarihli Danışmanlık ve Proje Yönetimi Sözleşmesi imzalandığını, davalının aldığı hizmet nedeniyle gönderilen fatura bedelinin tamamını ödememesi nedeniyle başlattıkları icra takibinin haksız itiraz neticesinde durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya yapılan avans ödemesine rağmen sözleşme maddelerinin çoğunu ihlal etmek suretiyle görevini yerine getirmediğini savunarak, asıl davanın reddini; karşı davasında ise, hizmetin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle oluşan maddi zararının tazmini ile sözleşmedeki cezai şartın tahsilini istemiş, bilahare talebini ödemelerinin karşılıksız kalmasına dayalı bedel iadesi olarak ıslah etmiştir.

III. BİRLEŞEN DAVA
Birleşen davada davalı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı şirket arasında 09.05.2012 tarihli Mimarlık Sözleşmesi imzalandığını, ancak davalının edimlerini eksik ve ayıplı şekilde ifa etmesi nedeniyle davacının zarara uğradığını ileri sürerek, maddi zararının tazminini talep etmiş, bilahare talebini ödenen sözleşme bedelinin iadesi olarak ıslah etmiştir.

Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; birleşen davanın reddini istemiştir.

IV. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl davada sözleşmenin imzalanmasından 2,5 ay sonra davacının, şirket elemanlarının şantiye sahasına sokulmaması ve sözleşme bedelinin ödenmemesi sebebiyle sözleşmeyi ileri etkili olarak feshettiği, geçen 2,5 ayda davacının elemanlarını şantiye içerisine getirdiği, çalışmaların başladığı, 2 aylık hizmet bedeli faturasının kesildiği ve davalı tarafından bu faturalara istinaden 115.000,00 TL’lik kısmi ödeme yapıldığı, davacı firmanın yapılan işlemleri kontrol ettiği, yapılan ve davalı şirketin sorumluluğunda olan birtakım imalatların projeye uygun olmaması yüzünden gerekli uyarılarını da yapıldığı belirtilerek, asıl davada bakiye sözleşme bedeli üzerinden itirazın iptali gerektiğini, karşı davada davacının belirtilen dönem içerisinde davaya konu yerde şantiyesini kurduğu, davalı tarafından yönetilen fore kazık işlemlerinin denetimini yaptığı sabit olmakla istemin reddi gerektiğini, birleşen davada ise, eserin eksik olduğuna ilişkin davacı ihbarı bulunmaması, eserin teslim edilip fiilen uygulama projesine geçilmiş olması ve hatta birleşen dosya davalısı tarafından düzenlenen projeler kapsamında binanın inşaa edilmesi ve bedelinin tamamının ödenmesi, birleşen dava açılıncaya kadar birleşen davacı taraftan eserin eksik ya da ayıplı olduğuna ilişkin herhangi bir iddianın da ileri sürülmemiş olması dikkate alınarak birleşen davanın da reddi gerektiğini belirterek, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

V. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-karşı ve birleşen davalarda davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davalı-karşı ve birleşen davalarda davacı vekili; süresinde ibraz edilmeyen ve muvafakat etmedikleri delillere dayalı bilirkişi raporu uyarınca karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sırf ticari kayıtlara dayalı borç tespitinin hatalı olduğunu, mimari proje ve ruhsatta sonradan anlaştıkları mimarın imzasının bulunduğunu, raporlara itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve asıl davanın reddine, karşı ve birleşen davaların kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl davaya ilişkin ilk derece mahkemesi gerekçesi ile kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını, karşı davanın yapılan kısmi ıslah ile dava dilekçesinde yer almayan bir kalemin talep edilemeyeceği ve fesih öncesi dönemde davacı edimlerini yerine getirmiş olduğundan tazminat ve cezai şart talebinde bulunulamayacağı gerekçeleriyle reddi gereken yazılı gerekçeyle reddinin doğru olmadığı, birleşen davada ise davalının işten el çektiği, işi terkettiği ya da işin yarım kaldığı davacı tarafça ispat edilemediğinden ret kararı verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddinin doğru olmadığı belirtilerek, asıl dava bakımından istinaf başvurusunun reddine, karşı ve birleşen davalar bakımından istinaf başvurusunun kabulü ile karşı ve birleşen davaların anılan nedenlerle reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-karşı ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalı-karşı ve birleşen davalarda davacı vekili; istinaf mahkemesi kararının gerekçesi ile çeliştiği, başvuru kabul edilmesine rağmen önceki hükmün aynen kurulduğu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl davada uyuşmazlık, hizmet sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, karşı davada aynı sözleşme nedeniyle tazminat, birleşen davada ise eser sözleşmesinde eksik ve ayıplı ifa nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 176 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 vd. maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalı- karşı ve birleşen davalarda davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.