Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11037 E. 2023/18260 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11037
KARAR NO : 2023/18260
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Fuhuş

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık … hakkında fuhuş suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis, 150 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Yerel Mahkemece sanık … hakkında fuhuş suçundan 5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis, 150 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteği
Suç tarihi ile tanık R. A.’nın hakkında beyan verdiği tutanak tarihlerinin birbirleriyle çeliştiği, sanık …’e ait … Otel isimli bir işletmenin olmadığı, sanığın olay anında olay yerinde olmadığı, otele gelen kişileri takip imkanının bulunmadığı, şüpheden sanığın yararlanacağına vesaire ilişkindir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığa isnat edilen fuhuşa aracılık etmek fiilini destekler nitelikte hiçbir delilin bulunmadığı, tanık E. K.’nın ifadesinde sanığı tanımadığı ve fuhuşa aracılık ettiğini de bilmediğini beyan ettiği, tutanak düzenleyicisi kolluk görevlilerinin de fuhuş fiiline ilişkin bizzat görgüye dayalı bilgileri olmadığı, duyuma dayalı olarak düzenlenen araştırma tutanaklarının hükme esas alınamayacağı, mağdur beyanlarının da sanığın fuhuşa aracılık ettiğine dair bir ifade içermediği, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil mevcut olmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Fuhuş yapıldığı ihbarı üzerine kolluk görevlilerinin … Otel’de yaptıkları denetimler sırasında otelin 105 numaralı odasında tanık olarak bilgisine başvurulan E. K. ve mağdurların bulunduğu, mağdur …’nin 101 numaralı odada kaydının bulunmasına rağmen 105 numaralı odada olduğunun tespit edildiği, tanık olarak bilgisine başvurulan E. K.’nın mağdurlar ile … Bar adlı mekanda tanıştığını ve belli bir ücret karşılığında fuhuş yapmak için anlaştığını belirttiği, mağdurların beyanlarında sanıklardan …’a ait … Bar adlı iş yerinde, tanık E. K. ile fuhuş yapmak için anlaştıklarını ve diğer sanık …’in müdürlüğünü yaptığı … Otel’e geldiklerini belirttikleri, sanıklardan …’in mesul müdürlüğünü yaptığı … Otel ve …’ın işletmeciliğini yaptığı … Bar hakkında daha önce müteaddit defalar adli ve idari işlemler yapıldığı, neticeten sanık …’ın … Bar adlı iş yerinde mağdur bayanlar ile müşterilerinin anlaşmalarını sağlayarak fuhşun yolunu kolaylaştırmak suretiyle, diğer sanık …’in ise mesul müdürlüğünü yaptığı … Otel adlı mekanda fuhuş yapılmasına izin vererek fuhuşa yer temin etmek suretiyle atılı suçu işledikleri Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 11.08.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri ve Sair Sebepler Yönünden
1. Bir suç işlendiğini öğrenen kolluk görevlilerinin, gecikmeksizin durumu Cumhuriyet savcısına bildirerek, ihtiyaç duyulması halinde, şüphelilerin yakalanması ve suç delillerinin elde edilmesini temin amacıyla 5271 sayılı Kanun’un 116 ve devamı maddeleri uyarınca usulüne uygun arama kararı alarak işlem yapması gerekmektedir. 5271 sayılı Kanun’un 119 uncu maddesi uyarınca konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda yapılacak aramanın ancak hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabileceği, 5271 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesi uyarınca, ispat aracı olarak yararlı görülen ya da eşya veya kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerlerinin, muhafaza altına alınabileceği, yanında bulunduran kişinin rızasıyla teslim etmediği bu tür eşyaya ise elkonulabileceği, 5271 sayılı Kanun’un 127 nci maddesi uyarınca da hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerinin, elkoyma işlemini gerçekleştirebileceği, hakim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işleminin, yirmi dört saat içinde görevli hakimin onayına sunulması gerektiği, hakimin, kararını elkoymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklaması; aksi halde elkoymanın kendiliğinden kalkacağı, hususlarına riayet edilmelidir.
2. Somut olayda yukarıda sözü edilen yasal düzenlemelere aykırı şekilde kolluk görevlilerinin kendi yaptığı çalışmalar üzerine, Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un 160 vd. maddelerine göre yaptığı yazılı veya sözlü bir görevlendirme bulunmaksızın, suça konu edilen otele ihbara dayanarak 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu’na göre kontrol yapılması için girildiği, konaklama listesi kontrol edilip odaların kontrolüne başlanacağı sırada tanık E. K.’nın içeriden 105 numaralı odanın kapısını açtığı ve görevlileri görmesi üzerine yeniden kapattığı, kolluk görevlilerin kapıyı çalıp kimlik sordukları, içeride bulunan tanık ve mağdurların kimlik tespitleri yapıldıktan ve orada bulunma gerekçeleri ile ilgili ilk mülakat gerçekleştirildikten sonra konu ile ilgili Cumhuriyet savcısına bilgi verildiği anlaşılmıştır.
3. Olay kapsamında yapılan işlemlerin arama niteliğinde olup, 5271 sayılı Kanun’un 116 vd. maddelerine aykırı olduğu, bu nedenle elde edilen delillerin de hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delil niteliğinde bulunduğunun anlaşıldığı, yukarıda sözü edilen açıklamalar nazara alındığında, Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un 160 vd. maddelerine göre yaptığı yazılı veya sözlü bir görevlendirme bulunmaksızın yapılan işlemler sonucu ulaşıldığından, tanığın ve mağdurların beyanlarına da itibar edilemeyeceği, 25.03.2014 ve 13.04.2014 tarihli araştırma tutanaklarının ise delil niteliğinde değerlendirilemeyeceği belirlenmekle, sanıkların üzerine atılı fuhuş suçunu işlediklerine ilişkin, hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın mağdurları fuhuşa teşvik ettiği, bunun yolunu kolaylaştırdığı ya da fuhuşa aracılık veya yer temin ettiklerine ilişkin, mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeyerek, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, sanık … yönünden sair yönler incelenmeksizin hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.