Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3787 E. 2023/3948 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3787
KARAR NO : 2023/3948
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/106 E., 2022/1541 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/273 E., 2021/343 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer’i müdahil Kurum tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının murisi Murat Sarıyıldız’ın davalılara ait minibüste şoför olarak 15.12.2013 – 30.05.2014 tarihleri arasında çalışmasına rağmen kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar ve fer’i müdahil Kurum davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüyle muris Murat Sarıyılmaz’ın 15.12.2013 – 30.05.2014 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Feri Müdahil SGK vekili; hizmet tespit davalarının kamu düzenine ilişkin olduğunu, mahkemece re’sen araştırma yapılarak çalışma olgusunun varlığının inandırıcı ve yeterli delillerle ortaya çıkarılması gerektiğini, 5510 sayılı Kanun’un 4 ve 6 ıncı maddelerinde belirtildiği üzere sigortalılığın oluşumu yönünden fiilen çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, bu durumu işverenin ikrarının bile kanıtlamaya yeterli olmadığını, bu sebeple mahkemece davacının göstereceği tanık beyanları ile yetinilmeyerek ilgili tarihlerde adı geçen işyerinde bordrolu çalışanlar, komşu işyeri çalışanları, komşu işverenler araştırılarak bunlardan re‘sen seçilecek kişilerin bilgilerine başvurulması gerektiğini, Yargıtay yerleşik içtihatları doğrultusunda da bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için çalışma ilişkisinin hizmet akdine dayanması ve işçinin işverene ait işyerinde onun denetim ve gözetimi altında fiilen yerine getirmesinin zorunlu olduğunu, bunun için çalışma ilişkisinin kesin olarak ispatlanması gerektiğini, ispat yönteminin de yazılı kanıtların aksinin ancak yazılı delillerle doğrulanabileceğini, kaldı ki hak düşürücü 5 yıllık sürenin de göz önünde tutularak yargılamanın yapılması gerektiğini, dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporu ile kurum aleyhine yapılan tespitleri kabul etmediklerini, zira bilirkişi tarafından hazırlanan raporun, kurumun aleyhine olduğunu, raporda yer alan tespitlerin hakka, hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, kurum tarafından gerçekleştirilen işlemlerde herhangi bir hata veya hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum istinaf sebeplerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının murisinin dava konusu dönemde davalılar yanında hizmet akdiyle çalışıp çalışmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu madde hükümleri.

3. Değerlendirme
1. Dava, 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 inci maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”

2. Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

3. Mahkemece toplanan deliller ve yapılan yargılamada her ne kadar yazılı şekilde karar verilmişse de; talebe konu dönemde minibüsün … adına kayıtlı olduğu, diğer davalı …’ın ise vergi mükellefiyetinin 13.02.2017 tarihinde başladığı, Davalı …’in vergi kaydının araştırılmadığı, işverenliğin somut olarak belirlenmediği anlaşıldığından verilen hüküm eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.

4. Mahkemece, talep konusu dönemdeki işverenlik sıfatının kime veya kimlere ait olduğu resmi kayıtlar da getirtilmek suretiyle somut olarak belirlenmeli, murisin şoför olarak çalıştığı ifade edildiğinden talebe konu dönemde adına kesilen trafik cezası olup olmadığı araştırılmalı oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.