YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/404
KARAR NO : 2023/6051
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/200 Esas, 2014/249 Karar
SUÇLAR : Zimmet
HÜKÜMLER : Beraat
Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2014 tarihli ve 2013/200 Esas, 2014/249 sayılı Kararının O yer Cumhuriyet savcısı ve suçtan zarar görenler vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Tarım ve Orman Bakanlığı ile Hazinenin kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Hazinenin, 7417 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesiyle değişik 18 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince de Tarım ve Orman Bakanlığının başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandıkları kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerinin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.04.2013 tarihli ve 2013/1780 Soruşturma, 2013/977 Esas, 2013/118 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında basit zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2014 tarihli ve 2013/200 Esas, 2014/249 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında basit zimmet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanıkların eylemlerinin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna,
2. Katılan … vekilinin temyiz isteği; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının çelişkili olduğuna, beraat hükümlerinin eksik inceleme ile verildiğine,
3. Katılan … ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteği; dosya kapsamında alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığına, sanıklara isnat edilen eylemlerin sübut bulduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihlerinde sanıklardan …’nın … yönetim kurulu başkanı, diğer sanıkların ise aynı dönemde yönetim kurulu üyesi oldukları, 05.08.2011 tarihli genel kurulda görevleri sonra eren ve ibra edilmeyen sanıkların kooperatif defter ve belgelerini yeni yönetime teslim etmedikleri, Vize Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aldırılan bilirkişi raporuna göre kooperatif kasasında bulunması gereken 33.294,98 TL’den ve vadesi geçmiş olan 45.933,87 TL’nin gecikme faizinden sorumlu oldukları iddiasıyla yüklenen suçtan cezalandırılmaları talep edilmiştir.
Mahkemece; 01.09.2014 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek kasa açığının 708,57 TL olduğu ve hesap hatasından kaynaklanmış olabileceği, vadesi geçmiş 45.933,87 TL tutarındaki miktarın kooperatifin kendi alacağı olup her zaman bu alacağa faiz tahakkuk ettirebileceği, doğmuş bir zarar bulunmadığı kabul edilmiş, sanıkların atılı suçtan beraatlerine hükmolunmuştur.
IV. GEREKÇE
Kovuşturma aşamasında aynı bilirkişi heyetinden alınan raporlarda kasa açığının 708,57 TL olduğu ve 45.933,87 TL tutarındaki miktarın kooperatifin kendi alacağı olup her zaman bu alacağa faiz tahakkuk ettirilebileceği belirtilmiş ise de; soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda tespit edilen açıktan mahsup edilen miktarın sanıkların 26.12.2013 tarihli savunma dilekçeleri esas alınarak belirlendiği ancak itibar edilen bu savunmaların belge veya tanık ile desteklenmediği, ayrıca soruşturma aşamasında dosya arasına alınan Vize Mal Müdürlüğünün 10.10.2011 tarihli yazısında kooperatifin vadesi geçmiş vergi borcunun 78.247,14 TL olduğunun belirtilmesine karşın kooperatifin ödemesi gereken faiz miktarı hakkında bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla; öncelikle sanıklar tarafından dosyaya sunulan savunmalara ilişkin fatura ve belge asılları ile faturaların kayıtlı olduğu defter ve belgelerin incelenmek üzere ilgili firmalardan temini, gerektiğinde faturaların düzenleme tarihlerinde firma yetkilisi olan ve savunmalarda adı geçen şahısların tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması, akabinde kooperatifin gelir-giderlerine ilişkin defter ve belgelerin dosya arasına alınması, sanıkların üzerinde kalan kooperatif parası bulunup bulunmadığı, var ise hangi sanık ya da sanıkların ne miktarda sorumlu olduğu, yine sanıkların kooperatifin ödemesi gereken gecikme faizlerinden sorumlu olup olmadıkları hususlarının tespiti için farklı bir Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor aldırılması sonrasında sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2014 tarihli ve 2013/200 Esas, 2014/249 sayılı Kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının ve katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2023 tarihinde karar verildi.