Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/2795 E. 2023/2556 K. 04.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2795
KARAR NO : 2023/2556
KARAR TARİHİ : 04.07.2023

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1095 E., 2022/406 K.
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulüyle davanın kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında açılan itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusununkabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin kooperatif üyeliğinin 06.02.2012 tarihinde sonlanması nedeniyle, davalı kooperatiften olan alacağının tahsili amacı ile icra takibi başlattıklarını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu,kooperatifin 2012 yılı olağan genel kurul toplantısı 29.06.2013 tarihinde yapılıp kesinleşmekle davalının 29.07.2013 tarihinde temerrüde düştüğünü ileri sürerek icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; davacının kooperatif üyeliğinden ihracı kararı aleyhine, kararın iptali talebi ile açtığı davanın reddine karar verildiğini, dosyanın istinaf incelemesinde olduğunu, verilecek karara göre çıkma payı alacağı olup olmayacağının belli olacağını, davacının ortaklıktan çıkarma kararı aleyhine iptal davası açıp, davanın reddi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurup, diğer yandan da çıkarma kararı nedeniyle haklarını talep etmesinin çelişkili olduğunu, faiz talebinin de dayanaksız olduğunu, muaccel hale gelmiş bir alacağın söz konusu olmadığını, davacının koşulları gerçekleşmeden kötü niyetle takip yaptığını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının ortaklıktan çıkarıldığı 2012 yılı bilançosunun 29.06.2013 tarihinde yapıldığı, bilançonun genel kurulda kabul edilip kesinleştiği, genel kurulda ve sonraki yıllarda yapılan genel kurullarda çıkarılan ortağın alacaklarının ertelenmesine dair herhangi bir karar alınmadığı, davalı kooperatifin de davacı alacağının genel kurul kararı ile ertelendiğine dair bir iddiası olmadığı ve taraflar arasında bu konuda bir uyuşmazlık bulunmadığı, yapılan inceleme sonucu, davacının kooperatifin yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan ihraç edildiği, davacının kooperatiften ihraç edildiği 2012 yılı bilançosunun 29.06.2013 tarihli olağan genel kurulunda kabul edilerek kesinleştiği, davacı alacağının 30.07.2013 tarihinde muaccel hale geldiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde : faiz hesabının yasal faiz oranı üzerinden yapılmış olduğu, ana sözleşmeden de görüldüğü üzere taraflar arasındaki ilişkinin tamamen ticari nitelikte olup amacın; turizm işletmeleri, acenteleri kurup işletmek olduğu, bu sebeple 30.07.2013 tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanması gerektiğini, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı verilmesi gerektiğini, istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu alacağın likit alacak niteliğinde olduğu, bu nedenle Mahkemece, dava konusu alacağın bu niteliğine göre davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüyle hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde ; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğini, temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, temyiz sebebi olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çıkma payı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.