YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6468
KARAR NO : 2023/1958
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen geçit hakkı tesisi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; maliki olduğu 2094 (12.08.2015 tarihinde 2105 No.lu parsel ile tevhit edilerek oluşan 2955) parsel sayılı taşınmazın genel yola çıkışının bulunmadığını ileri sürerek taşınmazı lehine davalı Hazineye ait tescil harici bırakılan taşlık alandan geçit hakkı kurulmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri, tescil harici bırakılan yerler üzerinde geçit hakkı tesis edilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.05.2016 tarih ve 2015/369 Esas, 2016/420 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve davacıya ait Söke ilçesi, Özbaşı Mahallesi, 2955 parsel lehine, fen bilirkişisinin 23.03.2016 tarihli raporunda “A” harfi ile gösterilen ve Hazineye ait tescil harici bırakılan yerden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 19.04.2021 tarih ve 2018/2769 Esas, 2021/2923 Karar sayılı kararıyla özetle; “Mahkemece, davacı lehine geçit tesis edilen yer, tescil harici bırakılan taşlık niteliğindeki taşınmazdır. Türk Medeni Kanunu’nun 715 inci maddesine göre bu tür yerler, kural olarak devletin hüküm ve tasarrufu altında olup, hiçbir şekilde özel mülkiyete konu edilemezler. Başka bir deyişle, bu gibi yerler, kişilerin yararına ve kullanımına terk edilemez. Esasen Türk Medeni Kanunu’nun 748 inci maddesine göre, bu tür bir geçidin tapu kaydına işlenme olanağı da yoktur. O halde, davacının geçit ihtiyacı başka alternatifler üzerinde durularak karşılanmalı; bunun mümkün olmaması hâlinde ise davanın reddine karar verilmelidir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu taşınmazda bilirkişi incelemesine esas olmak üzere 28.09.2021 tarihli 1 No.lu celsede keşif kararı verildiği, delil avansını yatırması için duruşmada bulunan davacı vekiline bu hususta iki haftalık kesin süre verilerek gerekli ihtarat yapılmasına rağmen, davacı vekilince iki haftalık kesin sürede ve Mahkemece belirlenen keşif gün ve saatine (15.10.2021) kadar keşif delil avansı yatırılmadığından 23.11.2021 tarihli duruşmada, davacının bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, bozma ilâmı öncesi yapılan keşif sonrası alınan raporda ise; davacı için tek uygun yolun zeminde fiilen kullanılan ve tescil harici bırakılan alandan geçen güzergâh olduğu, başkaca bir alternatifin bulunmadığı, bu tek alternatifin raporda (A) harfi ile işaretlendiği belirtilmiş ise de söz konusu alternatif tescil harici alandan geçmekte olup, müstakar Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere tescil harici alandan geçit hakkı tesis edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalılar lehine 5.100,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 nci maddesi uyarınca hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyecek olup, davada reddedilen miktarın da 963,00 TL olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, geçit hakkı kurulması istemine ilişkin davanın reddine karar verilmesi nedeniyle davalılar lehine hükmedilmesi gereken vekâlet ücretinin miktarı hususunda toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.