YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1134
KARAR NO : 2023/1081
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/99 E., 2022/303 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 08.11.2017
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasında görülen kurum işleminin iptali ve tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi Kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince (kapatılan 21. Hukuk Dairesinin) bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … Bşk. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle, 01.01.1998 – 01.03.2008 tarihleri arasında 2926 sayılı kanun kapsamında zorunlu Bağkur sigortalısı olduğunun tespitini, geçici 60 ıncı maddeye göre yapılan ihya işleminin iptaline dair kurum işleminin iptalini, 30.10.2017 tarihli tahsis talebine istinaden 01.11.2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitiyle ödenmeyen aylıkların 42 inci madde gereğince 01.02.2018 tarihinden itibaren yasal faizleriyle ödenmesi gerektiğinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince;
… 3. İş Mahkemesi’nin 12.02.2019 tarih, 2017/317 Esas ve 2019/22 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire kararında;
” davacının kendi tarlası olması gerekmeyip, kiralayarak..vs gibi üretim yapabileceği açık olup yukarıda anlatılanlar ışığında davacının 1998,1999, 2000, 2001, 2002 yıllarında ürün teslimi bulunduğu halde bu dönemler yönünden red kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davacının ürün teslimi tarihleri gözetilerek son ürün tesliminin olduğu yılın sonuna kadar 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğuna karar vermekten ve davacının yaşlılık aylığı hakkında değerlendirme yaparak sonuca gitmekten ibarettir” gerekçeleriyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
“Davanın kabulüne;
a)Davalı Kurumun 01/01/1998-01/03/2008 tarihleri arasındaki hizmetlerinin ve ihya işleminin iptaline dair ve 30/10/2017 tarihli tahsis talebinin reddine dair işleminin iptaline,
b)Davacıya 01/11/2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ve 01/02/2018 tarihi başlangıç kabul edilerek, her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … Bşk. vekili, davacının iradi prim ödemesi veya tevkifatının bulunmadığı, kurumun hatalı olarak ihya işlemi yapmasının davacıya usuli kazanılmış hak kazandırmayacağı gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının kuruma bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespitiyle, husumetin kime düşeceği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2926 ve 5510 sayılı Kanun hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
2. Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, … Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 …, 1974, sayfa 395 vd.)
3. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
4. Eldeki davada ise, bozmaya uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.
5. Bozma ilamında, davacı adına 1998, 1999, 2000, 2001 ve 2002 yıllarında tevkifat bulunduğu, davacının 2002 yılı sonuna kadar sigortalılığına karar verilerek tahsis şartlarının buna göre değerlendirilmesi gerektiği yazılı olmasına ve bozmaya uyulmasına rağmen, davacı 01.01.2003 – 01.03.2008 arasında da sigortalı kabul edilerek verilen davanın kabulüne dair karar isabetsizdir. Mahkemece davacının dava konusu dönemde 01.05.1997 – 31.12.2002 arasında 2926 sayılı kanun kapsamında zorunlu Bağkur sigortalısı olduğu kabul edilmeli ve tahsis şartları buna göre değerlendirilmelidir.
6. Bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın ve uyulan bozma ilamı gereği yerine getirilmeksizin verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…