Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/5406 E. 2023/3786 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5406
KARAR NO : 2023/3786
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/10 E., 2022/87 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Çanakkale ili … ilçesi … köyü çalışma alanında ve tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 105 ada 30 parsel sayılı 155.724,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 146.996,62 metrekare yüzölçümlü olarak; … adına tapuda kayıtlı bulunan eski 105 ada 5 parsel sayılı 19.565,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 19.934,69 metrekare yüzölçümlü olarak; … Işıldak adına tapuda kayıtlı bulunan eski 105 ada 6 parsel sayılı 3.215,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 4.543,62 metrekare yüzölçümlü olarak; … adına tapuda kayıtlı bulunan eski 105 ada 10 parsel sayılı 195,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 286,55 metrekare yüzölçümlü olarak; … adına tapuda kayıtlı bulunan eski 105 ada 11 parsel sayılı 395,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 529,29 metrekare yüzölçümlü olarak, eski 105 ada 24 parsel sayılı 11.020,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 11.841,36 metrekare yüzölçümlü olarak; … adına tapuda kayıtlı bulunan eski 105 ada 12 parsel sayılı 315,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 356,71 metrekare yüzölçümlü olarak, eski 105 ada 17 parsel sayılı 2.580,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 3.609,22 metrekare yüzölçümlü olarak, eski 105 ada 20 parsel sayılı 111,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 126,81 metrekare yüzölçümlü olarak; … adına tapuda kayıtlı bulunan eski 105 ada 18 parsel sayılı 410,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 534,21 metrekare yüzölçümlü olarak; … adına tapuda kayıtlı bulunan eski 105 ada 22 parsel sayılı 2.545,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı ada ve parsel numarasıyla 6.084,64 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazineye ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve eksikliğin davalılara ait taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, dava açmıştır.

II. CEVAP
Davalı … ve arkadaşları; dava konusu taşınmazların sınırlarının değişmediğini ve davayı kabul etmediklerini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.09.2012 tarihli ve 2011/28 Esas, 2012/34 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 105 ada 24 parsel sayılı taşınmazın 31.08.2012 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 2.797,54 metrekarelik bölümünün ifraz edilerek hali arazi vasfıyla davacı Hazine adına, taşınmazın geriye kalan bölümünün davalı … mirasçılarının miras payları oranında tapuya tesciline, çekişmeli 105 ada 5, 6, 10, 11, 12, 17, 18, 20 ve 22 parsel sayılı taşınmazların ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.02.2014 tarihli ve 2014/1007 Esas, 2014/1134 Karar sayılı kararıyla; “eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemeyeceği belirtilerek; kadastro tespit tarihi olan 1989 yılına en yakın tarihli olan hava fotoğrafları ve uygulama kadastrosu tarihine yakın uydu fotoğrafları getirtilerek mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve harita mühendisi fen bilirkişisinin katılımı ile keşif yapılması, yöntemine uygun inceleme yaptırılması, tanık ve yerel bilirkişi ifadelerinin bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporuyla denetlenmesi, uygulama kadastrosunda mülkiyet ihtilaflarının söz konusu olmayacağı, sadece taşınmazın geometrik şekline ve yüzölçümüne ilişkin karar verilebileceği, kişiler adına tescil hükmü kurulamayacağı hususunun dikkate alınması, daha sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 19.01.2018 tarihli ve 2015/31 Esas, 2018/7 Karar sayılı kararı ile; davanın reddine, çekişmeli 105 ada 5, 6, 10, 11, 12, 17, 18, 20, 22, 24 ve 30 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.09.2021 tarihli ve 2021/11240 Esas, 2021/9569 Karar sayılı kararıyla; “dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının yerinde görülmediği;
Davacı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden; Mahkemece, Yargıtay bozma ilamından önce verilen kararda, dava konusu taşınmazlardan 105 ada 24 parsel sayılı taşınmazın 31.08.2012 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.797,54 metrekarelik bölümü yönünden Hazinenin davasının kabulüne karar verilmiş olduğu ve hüküm taşınmazın kayıt malikinin mirasçıları tarafından temyiz edilmediğinden, çekişmeli 105 ada 24 parsel sayılı taşınmazın bahsedilen bölümü yönünden kararın kesinleştiği ve davacı Hazine yararına usûli kazanılmış hak oluştuğu belirtilerek; çekişmeli taşınmazın bu bölümü yönünden yeniden ve davacı Hazine lehine oluşmuş bulunan usûli kazanılmış hakkın ihlal edilerek, yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin” isabetsizliğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Yargıtay bozma ilamından önce verilen kararda, dava konusu taşınmazlardan 105 ada 24 parsel sayılı taşınmazın 31.08.2012 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.797,54 metrekarelik bölümü yönünden Hazinenin davasının kabulüne karar verilmiş olup, hükmün taşınmazın kayıt malikinin mirasçıları tarafından temyiz edilmediğinden, çekişmeli 105 ada 24 parsel sayılı taşınmazın bahsedilen bölümü yönünden kararın kesinleştiği ve davacı Hazine yararına usûli kazanılmış hak oluştuğu” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 105 ada 24 sayılı parsel sayılı taşınmazın 31.08.2012 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 2.797.54 metrekarelik bölümünün uygulama tespitinin iptali ile aynı adanın son parsel numarası verilerek davacı Hazine adına tespit gibi tesciline, taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 9.043.84 metrekarelik bölümünün uygulama kadastrosu sınırları ve yüzölçümü gibi tapuya kayıt ve tesciline; çekişmeli 105 ada 5, 6, 10, 11, 12, 17, 18, 20, 22 ve 30 parsel sayılı taşınmazların ise uygulama kadastrosu sınırları ve yüzölçümü gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Hazine adına kayıtlı taşınmaz ile davalılara ait komşu taşınmazların yapay sınırlarla ayrıldığını, sınırlarda her zaman kayma ve genişlemenin mümkün olduğunu, tesis kadastrosu sırasında yapılan ölçümün esas alarak tespitin yapılması gerektiğini ve bozma kararının gereklerinin yerine getirilmediğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.