Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/15483 E. 2023/4091 K. 12.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15483
KARAR NO : 2023/4091
KARAR TARİHİ : 12.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2016/232 Esas, 2016/506 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesi kararının katılan vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 05.11.2020 tarihli ve 2020/11925 Esas, 2020/15623 Karar sayılı kararı ile katılan sanık …’a ait tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile tüm adlî muayene raporlarının, Adlî Tıp Kurumu II. İhtisas Kuruluna gönderilerek ayrıntılı rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumun tespiti ve tayini, katılan hakkında sanığa yönelik hakaret suçundan beraat kararı verilmesine karşın sanık hakkında katılanın hakaret etmesi nedeniyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi ve hak yoksunlukları yönünden Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2021 tarihli ve 2021/44 Esas, 2021/439 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmün lehine bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılan arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, olay günü tarafların karşılaşmaları üzerine yeniden tartışmaya başladıkları sırada sanığın katılanın ayaklarına doğru üzerinde taşıdığı silahla 2 el ateş ederek diz bölgesinin altından yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrar etmiştir.

3. Katılan, sanığın kendisine ateş ederek yaraladığını beyan etmiştir.

4. Olaya ilişkin bilgisi ve görgüsü olan tanık beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.

5. Katılan hakkında tanzim olunan Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesince düzenlenen raporda yaralanmalarını yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı bildirilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında lehine olan takdiri indirim hükümleri uygulanmakla birlikte sonuç ceza miktarı itibariyle lehine olan erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve seçenek yaptırımlara çevrilme hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2021 tarihli ve 2021/44 Esas, 2021/439 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.06.2023 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y

Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin 2022/15483 E. 2023/4091 K. sayılı kararının çoğunluk görüşüne, sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 29 uncu maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanması, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle katılmamaktayız.
5237 sayılı Kanun’un “Haksız Tahrik” başlıklı 29 uncu maddesinde yer alan; “Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan

onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.” şeklindeki düzenleme ile kişiye haksız fiilin etkisi altında işlediği suçtan dolayı verilecek cezadan belli bir oranda indirim yapılması öngörülmüştür.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun (YCGK) istikrarlı kararlarına göre, ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak düzenlenen haksız tahrik; kişinin haksız bir fiilin kendisinde yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında hareket ederek bir suç işlemesini ifade eder. Bu halde fail, haksız tahrikin yarattığı öfke veya elemin etkisi altında, suç işleme yönünde önceden bir karar vermeksizin, dışarıdan gelen etkinin ruhsal yapısında yarattığı karışıklığın sonucu olarak suç işlemeye yönelmektedir.
Haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için;
a) Tahriki oluşturan haksız bir fiil olmalı,
b) Fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı,
c) Failin işlediği suç bu ruhsal durumun tepkisi olmalı,
d) Haksız tahrik teşkil eden fiil, mağdurdan sadır olmalıdır.
Dosya içeriğine göre; katılan … ve sanık … arasında husumet bulunduğu, sanığın istikrarlı savunmalarında olay günü …’ın kendisine “sen adam mısın?” demesi üzerine …’ı yaraladığını belirttiği, aralarındaki tartışmayı duyan tanık Bahtınur’un da tüm evrelerde olayı sanık … gibi anlattığı, … hakkında hakaret suçundan sanık … hakkında ise kasten yaralama suçundan kamu davası açıldığı, … hakkında hakaret suçundan açılan davada 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının “e” bendi uyarınca delil yetersizliğinden beraat kararı verildiği, sanık … hakkında kasten yaralama suçundan ise mahkûmiyet hükmü kurulduğu, Mahkemece … hakkında beraat kararı verildiğinden, hakaret eyleminden ötürü çelişki oluşturmakla, hukuki … ilkesi sarsıldığı vurgulanarak sanık … hakkında haksız tahrik indirimi yapılmasına yer olmadığına karar verilerek hüküm kurulmuştur.
YCGK nin içtihatlarında karşılıklı gerçekleşen eylemlerde ilk haksız söz veya davranışın hangi taraftan geldiği hususunda mahkemede şüphe oluşması halinde hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan failin lehine olacak şekilde asgari düzeyde haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiği birçok kez vurgulanmıştır. Çoğunluk görüşü ile uyuşmazlık konusu olan husus, katılandan sanığa yönelen ve haksızlık içeren eylem yönünden katılan hakkında delil yetersizliğinden 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının “e” bendi gereğince beraat kararı verilmesi halinde, beraat konusu olan ve kendisine karşı gerçekleştirildiği iddia olunan haksız eylemden dolayı sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesine göre haksız tahrik indirimi yapılıp yapılamayacağı noktasında toplanmaktadır. Kanaatimizce bu durumda haksız tahrik yönünden oluşan şüphe sanık lehine yorumlanıp verilen cezada haksız tahrik nedeniyle asgari düzeyde bir indirim yapılarak hüküm kurulmalıdır. Aksi halde oluşan şüphe sanığın aleyhine değerlendirilmiş olacaktır. Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının “e” bendi değil de aynı fıkranın “b” bendi uyarınca suçun işlenmediğinin sabit olması nedeniyle beraat kararı verilmiş olması halinde karşı tarafın haksız tahrik hükümlerinden yaralanmaması gerekecektir. Somut olayda beraat kararı

delil yetersizliğinden verilmiştir. Bu nedenlerle sanık savunmasının ve savunmayı doğrulayan tanık Bahtışen’in anlatımlarının aksine kesin bir delil bulunmadığından, kendisine hakaret eden katılan …’ı kasten yaralayan sanık …’e verilen cezadan ¼ ile 3/4 oranları arasında indirim öngören 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca asgari oranda (1/4) bir indirim yapılması gerekirken, yasal olmayan gerekçeyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkin çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.