Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/391 E. 2023/4273 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/391
KARAR NO : 2023/4273
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2067 E., 2022/2193 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/484 E., 2021/125 K.

Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 247110101101951903815-27.2471110101101952003815 28.24711010110282690 sicil nolu iş yerinden tahsil edilemeyen ve işsizlik ve prim borçları nedeniyle

müvekkili adına 6183 sayılı Kanun gereğince ödeme emri düzenlendiğini, ödeme emrinin müvekkiline 23.07.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, kendisinden toplamda 319.334,12 TL ödemesi istenildiğini ve zamanaşımına uğradığını beyanla 2005/014729, 2005/016570, 2006/011874, 2005/026179, 2005/023558, 2005/023557, 2006/011875. 2006/012819. 2007/014731. 2007/014732 takip nolu ödeme emirlerinin borcun zamanaşımına uğramış olması sebebiyle iptalini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; kurumlarında işlem gören iş yerinin kuruma olan 5502 sayılı SGK Kanunun 37 inci maddesinde belirtilen; “süresi içinde ödenmeyen sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası primleri, işsizlik sigortası primleri, idari para cezaları, gecikme zammı” adı altındaki borçlardan dolayı 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun gereğince icra takibine geçildiğini, şirket adına kayıtlı malvarlığına rastlanılmadığını, alacaklarının şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığını, bu nedenle davacı taraf adına icra takibi başlatıldığını beyanda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Davanın kabulü ile; 2005/014729, 2005/016570, 2006/011874, 2005/026179, 2005/023558, 2005/023557, 2006/011875, 2006/012819, 2007/014731, 2007/014732 takip nolu ödeme emirlerinin zamanaşımı nedeniyle iptallerine,” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik incelemeye dayalı olduğunu, davalı Kurumda işlem gören iş yerinin davalı Kuruma olan; 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun 37 nci maddesinde de belirtildiği üzere “Süresi içinde ödenmeyen sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası primleri, işsizlik sigortası primleri, idari para cezaları, gecikme zamları” adı altındaki borçlarından dolayı 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun gereğince icra takibine geçildiğini, şirket adına kayıtlı mal varlığına rastlanılmamış olup alacaklarının şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığından davacı taraf aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu nedenle Kurum işlemleri bütünüyle yasal mevzuata uygun olduğunu, İDM’nin zamanaşımı hususundaki takdiri hatalı olup, zamanaşımının durmasının, kesilmesi ile ilgili hususlarının yeterince irdelenmediğini, bu konuda bilirkişi raporuna yapılan itirazlarınında yeterince incelenmediğini istinaf başvuru sebepleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Somut olayda, dava dışı Tataroğlu Gıda İnş. Mob. Oto. Pet. Ürünleri Ltd. Şti.’nin ödenmemiş olan prim borçlarından dolayı şirket ortağı olan davacıya borç tahakkuk ettirilmiş söz konusu ödeme emirleri davacıya 23.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 30.07.2019 tarihinde, süresinde açıldığı belirgindir.

Ödeme emirlerinin ait olduğu döneme göre zamanaşımı süresinin 10 yıllık zamanaşımı süresi olduğu, şirket adına 12.05.2011 yılında erteleme ve taksitlendirme başvurusu yapılmış ise de, kurum müzekkere cevabına göre davacının böyle bir başvuruda bulunmadığı belirgin olmakla, (Yargıtay 10 Hukuk Dairesinin 02.03.2017 tarih-2016/11577 Esas-2/017/1702 Karar sayılı emsal ilamında belirtildiği gibi) davacı açısından zamanaşımı süresinin kesilmediğine ilişkin mahkeme belirlemesi yerindedir. Davaya konu ödeme emirlerinin tamamının zamanaşımına uğradığı belirgindir.” gerekçelerine dayalı olarak “Davalı Kurum vekilinin Kayseri 1. İş Mahkemesinin 14.04.2021 tarih ve 2019/484 Esas – 2021/125 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine,” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 80 inci maddesinde 3917 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik uyarınca, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu durumda zamanaşımı süresi bakımından, 3917 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 08.12.1993 tarihinden önceye ilişkin prim ve gecikme zamları yönünden Kurumun alacak hakkı, Borçlar Kanununun 125 inci maddesinde öngörülen on yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, zamanaşımının başlangıç tarihi, anılan Kanunun 128 inci maddesi hükmü gereğince alacağın muaccel olduğu tarihtir ve zamanaşımının kesilmesi ile durmasına ilişkin 132 nci ve ardından gelen maddelerindeki düzenlemeler de burada uygulama alanı bulmaktadır. 08.12.1993 tarihi ve sonrasına ilişkin prim ve gecikme zammı borcu yönünden ise, 6183 sayılı Kanun’un “Tahsil zamanaşımı” başlığını taşıyan 102 nci ve ardından gelen maddeleri uygulanacaktır. Anılan madde hükmüne göre, zamanaşımı süresi beş yıl olup, zamanaşımı süresinin başlangıcı da, alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen yılbaşı olarak belirlenmiştir. 06.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5198 sayılı Kanun ile bu konuda yeniden bir düzenleme yapılarak 506 sayılı Kanun’un 80 inci maddesinin beşinci fıkrasında değişiklik yapılıp, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun’un 51 inci maddesiyle birlikte 102 nci maddesinin de uygulanmayacağı hükme bağlanarak 3917 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki duruma dönülmüştür.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, takibe konu olan ödeme emirlerinin borç dönemlerinin 2005/01-12 olmakla, zamanaşımı süresinin geçmiş olmasına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.