YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11250
KARAR NO : 2023/4077
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Olası kastla öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs
KARAR : Mahkumiyet, direnme
Gerekçeli karar başlığında, mağdur … ve ölen sanık …’in gösterilmemesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak görülmüştür.
Sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdurlar … ve …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, sanık … hakkında mağdurlar … ve …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs ile mağdur …’ye yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2019/360 Esas, 2020/549 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 20.03.2019 tarihli ve 2018/5762 Esas, 2019/1750 Karar sayılı bozma kararına karşı “maktule yönelik olası kastla öldürme suçu yönünden” direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 6763 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesiyle değişik 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6763 sayılı Kanun’un 38 … maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddesi uyarınca yapılan incelemede;
Mahkemece verilen direnme kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.10.2017 tarihli ve 2016/386 Esas, 2017/335 Karar sayılı kararı ile;
1. Suça sürüklenen çocuk … hakkında;
a. Maktule yönelik olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 nci maddesinin birinci fıkrası, 21 … maddesinin ikinci fıkrası, 31 … maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b. Mağdurlar … ve …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 81 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 31 … maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki kez 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2. Sanık … hakkında;
a. Maktule yönelik olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 nci maddesinin birinci fıkrası,
21 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Mağdurlar …, … ve …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 81 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası e 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca üç kez 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Sanık … hakkında;
a. Maktule yönelik olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 nci maddesinin birinci fıkrası, 21 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Mağdurlar … ve …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 81 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki kez 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
B. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, katılan … Hizmetler Bakanlığı vekili, Cumhuriyet savcısı, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafileri, tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 20.03.2019 tarihli ve 2018/5762 Esas, 2019/1750 Karar sayılı kararı ile;
” Sanıklar … ve … ile suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdurlar … ve …’ye yönelik, sanık … hakkında da mağdur …’ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; olaydan 3 yıl kadar önce sanıklar … ve …’in kardeşi …’nin ise dayısı olan …’in mağdur …’nin kardeşi tarafından öldürüldüğü, bu olaydan kaynaklı husumetin etkisiyle olay günü …, … ve …’nin bir tarafta, … ve yargılama sırasında ölen …’ın diğer tarafta olmak üzere birbirlerine ateş ettikleri, tarafların olayda yara almadığı ancak olayla ilgisi bulunmayan maktul …’ın hangi taraftan geldiği belirlenemeyen mermi isabeti ile vurularak öldüğü anlaşılan olayda;
a) Olayla arasında neden-sonuç ilişikisi bulunan …’in öldürülmesi olayına ilişkin yargılama dosyasının getirtilip incelenerek olayda kan gütme saiki bulunup bulunmadığının araştırılması, sonucuna göre sanıklar … ve … ile suça sürüklenen çocuk hakkında mağdur …’ye yönelik eylemden TCK’nun 82/1-j maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının, tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
b) Olayda kan gütme unsuru bulunmadığının tespiti halinde, dosya kapsamında tarafsız tanık bulunmadığı, ilk ateşin sanıklar … ve … ile suça sürüklenenden geldiğine yönelik beyanların mağdur-sanıklar … ve … ile onlarla ilişkili tanıklara ait olduğu, bu durumda ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği noktasında oluşan şüphe lehe yorumlanarak sanıklar … ve … ile suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nin 29. maddesi uyarınca makul düzeyde haksız tahrik indirimleri uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Sanık … hakkında mağdur …’ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden, suç tarihinde mağdurun TCK’nin 6/1-b maddesi uyarınca “çocuk” olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK’nin 82/1-e maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
d)- Kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren katılan … Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Esas No : 2022/11250
lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Sanıklar … ve …, … ile suça sürüklenen çocuk … hakkında maktul …’ı olası kastla öldürme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Sokak üzerinde iki taraflı silahlı çatışma şeklinde cereyan eden olayda, maktulün ölümüne sebep olan merminin hangi taraftan atıldığının tespitinin mümkün olmadığı kabul edilen olayda; olası kasıtla işlenen suçlarda fiilen birlikte hareket etmeyen karşı gruplardaki sanıklar hakkında TCK’nin 37. maddesinde belirtilen müşterek faillik hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, maktulün ölümüne neden olan sanıkların belirlenip, neticeye göre cezalandırılmaları gerektiği, iki ayrı gruba ait sanıklar arasında birlikte suç işleme kararı ve iştirak iradesi bulunmadığına göre, oluşan şüphenin sanıklar lehine yorumlanması suretiyle ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, “
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2019/360 Esas, 2020/549 Karar sayılı kararı ile;
1. Suça sürüklenen çocuk … hakkında;
a. Maktule yönelik olası kastla öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca direnilmesi ile 5237 sayılı Kanun’un 81 nci maddesinin birinci fıkrası, 21 … maddesinin ikinci fıkrası, 31 … maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b. Mağdurlar … ve …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 … maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki kez 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2. Sanık … hakkında;
a. Maktule yönelik olası kastla öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca direnilmesi ile 5237 sayılı Kanun’un 81 nci maddesinin birinci fıkrası, 21 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Mağdurlar … ve …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 81 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki kez ayrı 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c.Mağdur …’ye yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Sanık … hakkında;
a. Maktule yönelik olası kastla öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca direnilmesi ile 5237 sayılı Kanun’un 81 nci maddesinin birinci fıkrası, 21 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Mağdurlar … ve …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 81 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki kez 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanıklar … ve … ile suça sürüklenen çocuk … hakkında maktule yönelik olası kastla öldürme suçlarından beraatlerine karar verilmesi gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası
Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz sebepleri;
1. Cezadan takdire bağlı indirim yapılmaması gerektiğine,
2. Vekalet ücretine,
İlişkindir.
B.Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri;
1. Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında maktule yönelik yardım eden sıfatıyla olası kastla öldürme suçlarından mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekçesiyle suça iştiraklerinin derecesine,
2. Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk … hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmaması gerektiğine,
C. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Sübuta,
2. Meşru savunmaya,
İlişkindir.
D. Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz sebepleri;
1. Sübuta,
2. Meşru savunmaya,
3. Haksız tahrikin derecesine,
İlişkindir.
E. Sanık … müdafinin temyiz sebepleri; sübuta ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinden önce sanık … ve temyiz dışı ölen …’ın kardeşi, suça sürüklenen çocuk …’nin ise dayısı olan temyiz dışı maktul …’in mağdur …’nin kardeşi tarafından öldürüldüğü, bu olaydan kaynaklı taraflar arasında husumetin bulunduğu ve aynı mahallede oturmaları nedeniyle sıklıkla birbirleriyle karşılaştıkları, olay günü bir grupta sanıklar …, … ve suça sürüklenen çocuk …, diğer grupta bakkaldan alışveriş yapıp evlerine doğru gitmekte olan sanık … ve temyiz dışı ölen …’ın karşılaştıkları ve husumet nedeniyle birbirlerine ateş ettikleri, tarafların olayda yara almadığı Esas No : 2022/11250
ancak olayla ilgisi bulunmayan maktul …’nın hangi taraftan geldiği belirlenemeyen ateşli silah mermi çekirdeği ile vurularak öldüğü anlaşılan olayda; sanık … ile suça sürüklenen çocuk hakkında mağdur …’ye yönelik eylem nedeniyle kan gütme saiki ile öldürmeye teşebbüs suçlarından uygulamanın değerlendirilebilmesi için olayla arasında neden sonuç ilişkisi bulunan sanıklar … ve …’in kardeşi, …’nin dayısı olan …’in 20.04.2005 tarihinde öldürülmesi olayına ilişkin olan İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2006/29 esas sayılı dosyasında maktul …’i kasten öldürme suçundan …’nin yargılanarak beraatine karar verildiği, bu nedenle sanık … ile suça sürüklenen çocuk hakkında mağdur …’ye yönelik eylemlerinin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu, suçta kullanılan silahların öldürmeye elverişli olması, birbirlerini hedef alarak etkili mesafeden birden çok kez ateş etmeleri karşısında, sanık … ve suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürmeye teşebbüs, sanık … hakkında mağdurlar … ve …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, mağdur …’ye yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından uygulamalar yapıldığı, anlaşılmıştır.
Haksız tahrik yönünden, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği noktasında oluşan şüphenin lehe yorumlanması gerektiği değerlendirildiğinden sanık …’in ve suça sürüklenen çocuk …’nin hakkında asgari oranda haksız tahrik indirimi yapıldığı, anlaşılmıştır.
Direnme yönünden, sanıkların birbirlerine karşılıklı olarak tabancayla ateş ettikleri sırada, onlardan birinin silahından çıkan kurşunun isabeti sonucu maktülün ölmesi nedeniyle sanıkları maktülün ölümünden sorumlu tutulmak suretiyle haklarında olası kastla öldürme suçlarından uygulamalar yapıldığı, anlaşılmıştır.
2. Maktul hakkında düzenlenen Adlî Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi’nin 07.10.2005 tarihli ; “Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı omur kırıklarıyla birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu”
Görüşünü içeren otopsi raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Olay yeri inceleme tutanağı ile basit krokisi, uzmanlık raporları, İstanbul 3.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2006/29 esas sayılı dava dosyası evrakı, mahallinde yapılan keşif incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu, tanık beyanları, nüfus kayıtları ile tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Mahkemenin, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında maktule yönelik eylemlerinin kabul, takdir ve uygulamalarında isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Katılan … Hizmetler Bakanlığı vekilinin cezadan takdire bağlı indirim yapılmaması gerektiğine, Cumhuriyet savcısının sanıklar ve suça sürüklenen çocuk … hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmaması gerektiğine, sanık … müdafiinin sübuta, meşru savunmaya, suça sürüklenen çocuk müdafiinin sübuta, meşru savunmaya, sanık … müdafiinin sübuta yönelen temyiz sebepleri yönünden
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, önceki husumet nedeniyle birbirine hasım olan tarafların Esas No : 2022/11250
karşılaşması sonrası sokak üzerinde iki taraflı silahlı çatışma şeklinde cereyan eden olayda meşru savunma koşullarının oluşmadığı, olay yeri inceleme raporu ile basit krokisi, balistik incelemeye ilişkin uzmanlık raporu, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun olay yerinde bulunduklarına ilişkin ikrarları birlikte değerlendirildiğinde eylemlerin sanıklar ve suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiklerinin saptandığı, suç vasıflarının tayininde hata bulunmadığı, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği noktasında oluşan şüphe lehe yorumlanarak sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında haksız tahrikin varlığı ve bozma nedeni saklı olarak sanık … hakkında haksız tahrik indiriminin derecesinin yerinde olduğu, takdiri indirimlerin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, yaş küçüklüğü nedeniyle yapılan indirim ve derecesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Katılan … Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücretine yönelen temyiz sebebi yönünden
Katılan … Hizmetler Bakanlığı’nın dava dosyasında kendisini vekil vasıtasıyla temsil ettirdiği halde yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle oluşan hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
D. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin haksız tahrikin derecesine yönelen ve sair yönlere ilişkin temyiz sebepleri ve sair yönünden
Mahkemece, Dairemizin 20.03.2019 tarihli ve 2018/5762 Esas, 2019/1750 Karar sayılı bozma ilamına haksız tahrik yönünden uyulmasına karar verildiği halde, bozma ilamını etkisiz kılacak biçimde ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği noktasında oluşan şüphe lehe yorumlanarak sanıklar … ile suça sürüklenen çocuk … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca makul düzeyde haksız tahrik indirimleri uygulanması gerektiği halde, yazılı biçimde asgari oranda indirimler yapılması suretiyle fazla cezalar tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
E. Direnme Kararı ve Cumhuriyet savcısının sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında maktule yönelik yardım eden sıfatıyla olası kastla öldürme suçlarından mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekçesiyle suça iştiraklerinin derecesine yönelen temyiz sebebi yönünden
Oluşa ve dosya kapsamına göre ; olay tarihinden önce sanık … ve temyiz dışı ölen …’ın kardeşi, suça sürüklenen çocuk …’nin ise dayısı olan temyiz dışı maktul …’in mağdur …’nin kardeşi tarafından öldürüldüğü, bu olaydan kaynaklı taraflar arasında husumetin bulunduğu ve aynı mahallede oturmaları nedeniyle sıklıkla birbirleriyle karşılaştıkları, olay günü bir grupta sanıklar …, … ve suça sürüklenen çocuk …, diğer grupta bakkaldan alışveriş yapıp evlerine doğru gitmekte olan sanık … ve temyiz dışı ölen …’ın karşılaştıkları ve husumet nedeniyle birbirlerine ateş ettikleri, tarafların olayda yara almadığı ancak olayla ilgisi bulunmayan maktul …’nın hangi taraftan geldiği belirlenemeyen ateşli silah mermi çekirdeği ile vurularak öldüğü anlaşılan olayda ; olayın sokak üzerinde iki taraflı silahlı çatışma şeklinde gerçekleştiği, maktulün ölümüne sebep olan merminin hangi taraftan atıldığının tespitinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Faillerin içinde bulundukları gruplardan tamamının karşılıklı birbirlerine karşı ayrı ayrı silahla ateş etmeleri ve tek isabet halinde dahi meydana gelen sonuçtan her birinin ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi uyarınca sorumlu olacakları, bununla birlikte meskun mahal sayılabilecek olay yerinde içinde bulundukları gruplardan karşı grup Esas No : 2022/11250
içindekilere karşılıklı ateş eden faillerin olay yerinde bulunan üçüncü kişinin de isabet alacağını öngörüp neticeyi kabul edip atışa devam etmelerinin anlaşılması karşısında, her iki tarafın birden fazla kez ateş etmek suretiyle eylemlerine devam etmiş olmaları birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar … ve … ile suça sürüklenen çocuk …’nin, maktul …’yı olası kastla öldürme suçlarından yerel mahkemece verilen mahkumiyet hükümlerinde isabetsizlik bulunmadığından, direnme kararı yerinde görüldüğünden bozma kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
V. KARAR
A. Sanıklar …, … ve Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Maktule Yönelik Olası Kastla Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine İlişkin Direnme Kararı Yönünden
1. Gerekçe bölümünde yer alan (E) paragrafında açıklanan nedenle İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2019/360 Esas, 2020/549 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmekle, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 20.03.2019 tarihli ve 2018/5762 Esas, 2019/1750 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
2. Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2019/360 Esas, 2020/549 Karar sayılı kararında katılan … Hizmetler Bakanlığı vekili, Cumhuriyet savcısı, sanıklar …, … ve suça sürüklenen çocuk müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Mağdurlar … ve …’a Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs, Mağdur …’ye Yönelik Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (C) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2019/360 Esas, 2020/549 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına; “Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan … Hizmetler Bakanlığı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 6.810,00TL. maktu vekalet ücretinin sanık …’den alınarak, katılana verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle,” hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Sanık … ve Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Mağdurlar … Ve …’a Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (D) paragrafında açıklanan nedenle İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2019/360 Esas, 2020/549 Karar sayılı kararına yönelik sanık … ve suça sürüklenen çocuk … müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükümlerin “haksız tahrikin derecesi” yönünden, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2023 tarihinde karar verildi.