YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/3539
KARAR NO : 2010/2614
KARAR TARİHİ : 19.04.2010
…’i kasten öldürmekten, …’i de kasten öldürmeye teşebbüsten sanık …, işbu öldürme suçuna yardımdan sanık …, …’ı öldürmeye teşebbüsten sanık …, izinsiz silah taşımaktan adları geçen sanıklar … ile …’in yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, …’in öldürmeye teşebbüsten TCK.nun 25/1 maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin (…) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04.02.2008 gün ve 145/13 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş, sanıklar … ile … müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanıklar … ve … hakkında duruşmalı, sanık …’in temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Gerekçeli karar başlığında sanık …’in nüfusa kayıtlı olduğu yerin yazılmaması mahallinde tamamlanması mümkün eksiklik olarak görülmüştür.
2-A) Sanık …’ın kasten insan öldürme, öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Kanuna Muhalefet, sanık …’ın kasten insan öldürme suçları yönünden;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde isabetsizlik görülmediğinden, sanık … müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede meşru müdafaa şartlarının varlığına, 5237 sayılı TCK nun 27/2. maddesinin uygulanmasına, suç niteliğine, tahrikin varlığına, teşebbüs nedeniyle alt sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçunda teşdiden ceza tayin edilmesinin doğru olmadığına vesaireye, sanık … müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede sübuta vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B-a) Sanık …’in mağdur …’ı öldürmeye teşebbüs suçu yönünden;
Mağdurun kız kardeşi …’nın, sanığın kardeşi Maktûl …’e yakınlık gösterip, telefonla aradığı, bu durumdan rahatsız olan maktûlün, mağdurun dayısı …’ye durumu anlatarak, kendisinden …’ya sahip çıkmalarını anne ve babasına söylemesini istediği, …’nin de, …’nın babasına maktülle aralarında geçen bu konuşmayı anlattığı, maktûlün kız kardeşleri ile ilgili dedikodu çıkarttığını düşünen mağdur … ile …’ın, birlikte gece yarısı yanlarında … de olduğu halde maktûlün evine gittikleri, evde maktûl, sanık ve anneleri …’ün bulunduğu, olayla ilgili konuştukları sırada …’ın, tabancasını çekerek ateş edip maktûlü vurup öldürdüğü, sanık …’i de sağ dirsek sağ kasık ve göbek bölgesinden yaraladığı daha sonra kapıdan çıkıp kaçtığı, bu sırada mağdur …’ın, ikinci katta bulunan evin balkonundan aşağıya atlamak için kendisini aşağıya doğru sarkıttığı sırada sanığın, balkona gelerek ateş edip mağduru sağ üst dudak bölgesinden isabetle yaraladığı olayda; olayın başlangıcında yasal savunma koşulları olmasına rağmen, …’ın kaçması ve mağdurun da kaçmaya çalışması nedeniyle saldırının sona erdiği, sanığın olay anında mağdur ve kardeşi …’dan kaynaklanan haksız davranışların yarattığı hiddet ve elemin etkisi altında olay yerinden ayrılmaya çalışan mağdura karşı suçu işlediği anlaşılmakla; tahrik altında insan öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eylemin yasal savunma koşulları içerisinde işlediğinin kabul edilmesi,
b) Sanık …’in 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçu yönünden;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinin gerekmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık … müdafii ile müdahil … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık … hakkında öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 19.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
19.04.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar … ile … müdafii Avukatlar … ve …’ın yokluklarında 22.04.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.