YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10928
KARAR NO : 2023/18451
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinin, pişman olduğuna, hapis cezasına hükmedilmesinin Kanun’a aykırı olduğuna, suçunu ikrar etmesine rağmen hakkında takdiri indirim sebebinin uygulanmamasının hatalı olduğuna, kararın lehine bozulması gerektiğine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın, sanığın taraf olduğu … Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen bir davada tanıklık yapması nedeniyle taraflar arasında anlaşmazlığın oluştuğu, 26.03.2014 ve 23.04.2015 tarihlerinde sanığın, katılana hitaben göndermiş olduğu mesajlarla “Ulan godoş, ulan beni şikayet etmişsin köpek sen devletin mahkemesine devletin savcısına yalan söyledin yemin ettin Allah belanı versin köpek.” şeklindeki sözlerle hakaret ettiği olayda; Yerel Mahkemece sanığın, zincirleme şekilde hakaret suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılan beyanları, sanığın ikrar içeren savunmaları ile tüm dosya kapsamı karşısında; sanığın üzerine atılı hakaret suçunu işlediğine, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ve ceza tayinine dair Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden sanığın temyiz sebebi olarak ileri sürdüğü hususlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sair Yönlerden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın temyiz sebepleri ve sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanığın, taraf olduğu bir davada katılanın kendisi hakkında tanıklık yapması nedeniyle hakaret ettiğinin kabul edilmesi karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin (c) bendi uyarınca kamu görevlisi sayılan katılana yönelik hakaret suçunda aynı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca hüküm kurulması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
2. Tekerrüre esas alınan ilama konu, 5237 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan hırsızlık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alınması karşısında, anılan ilam ile ilgili uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
3. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.