Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3714 E. 2023/4318 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3714
KARAR NO : 2023/4318
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/275 E., 2022/521 K.

Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurum vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının emekli sandığı emeklisi olduğunu, oğlu…’in 09.11.2007 tarihinde öldüğünü, muris…’in, sağlığında Bergican İnşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti.de şirket müdürü olarak görev yaptığı dönemlerle ilgili olarak şirketin ödenmeyen SGK primleri sebebi ile mirasçı durumunda olan davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını ve maaşından kesinti yapıldığını, Bergican İnşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti.nin müflis durumunda olup Vergi Dairesi ve Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından resen kapatıldığını, şirket müdür durumunda olan murisin terekesinin de borca batık olup davacıya herhangi bir malının kalmadığını, murisin terekesinin borca batık olması ve müvekkilinin terekeden herhangi bir mal edinmemesi sebebiyle davalı Kurum aleyhine Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/469 Esas sayılı dosyasında mirasın hükmen reddi davası açıldığını, asıl ve birleşen davaların kabulü ile muris…’in ölüm tarihi olan 09.11.2007 tarihi itibarı ile terekesinin borca batık olduğunun tespitine ve davacılar …’nin, …’in ve …’nin muris …’un mirasını reddetmiş sayılmalarına karar verildiğini, kararın 03.03.2022 tarihinde kesinleştiğini, bu tespitin dava tarihinde yapılmış sayılması gerektiğini, davanın niteliği gereği murisin mirasının karar tarihinde değil, dava tarihinde reddedilmiş durumda olduğunu, dava tarihi itibarı ile davacıların davalı Kurum’a borcu olmadığının anlaşılmış durumda olduğunu, davacının maaşından yapılan kesintilerin bu nedenle haksız ve yersiz olup sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği iade edilmesi gerektiğini, davacıdan yersiz ve haksız yapılan kesintilerin dava tarihine kadar işlemiş yasal faizi ile birlikte davacıya iadesi gerektiğini, muris…’in davalı Kuruma olan borcu sebebi iledavacının maaşından yapılan kesintilerin her bir kesinti için ayrı ayrı dava tarihine kadar işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurum’dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava süresinde açılmadığı için davanın süre yönünden reddini talep ettiklerini, alacakların belirlenebilir durumda olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılamayacağını, tahakkuk ettirilen borçlara ilişkin hacizlerin bedelinin belirli olduğunu, dolayısıyla ikame edilen davanın usule aykırı olduğunu, bu sebeplerle hukuki yarar yokluğundan davanın reddi yoluna gidilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak; Kurum tarafından yapılan incelemeye göre, müteveffa… 09.11.2007 tarihinde vefat etmiş olmasına rağmen Medeni Kanundaki 3 aylık süre içerisinde dava açılmadığını, 18.12.2020 tarihli mahkeme kararında terekenin borca batık olduğuna ve davacıların mirası reddetmiş sayıldığına hükmedildiğini, davacının maaşı üzerindeki haczin 07.02.2018 tarihinde kaldırıldığını, müvekkili Kurumun maaş üzerindeki haczinin mirasın hükmen reddi davasına ilişkin karardan önce olup mahkeme kararından sonra yapılmış olan bir kesinti olmadığını, bu sebeplerle müvekkili Kurumun işlemlerinin hukuka ve mevzuata uygun olup bu işlemlerin iptalini gerektirecek bir hususun bulunmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile,

1-Davacının murisi…’in yetkilisi olduğu anlaşılan dava dışı asıl kamu borçlusu Bergican İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde 1014446.20 sıra numarasıyla işlem gören işyerinin davalı SGK’ya olan borçları sebebiyle başlatılan icra takiplerinden 1998/1490, 1998/1494, 1998/1592, 2002/1391, 2002/1392, 2002/56015, 2002/56016, 2003/10737, 2003/10738, 2003/10739, 2003/10740, 2004/1057, 2004/1641, 2007/126, 2010/251, 2010/311, 2011/10239, 2013/18536, 2013/25802, 2013/25803, 2013/25804, 2013/25805 no.lu takiplere konu alacakların tahsili amacıyla davacının davalı Kurumdan aldığı emekli aylığından yapılan kesintilerin ayrı ayrı kesinti tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizleriyle birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine, Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 2013/28234 no.lu icra takibi yönünden emekli aylıkları kesintilerinin iadesi talebinin reddine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkillerinin davalı kurum nezdindeki borçluluk sıfatının murisin oğlu…’in mirası nedeni ile doğduğunu, müvekkilinin SGK’ya borç doğurucu bir işleminin bulunmadığını, müvekkillinin murisin mirasını mahkeme kararı ile reddettiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın 15 günlük yasal süresi içerisinde açılmadığını bu nedenle davanın süre yönünden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde dava değerininde gösterilmediğini, bu hali ile davanın usule aykırı olduğunu, müvekkili kurumun maaş üzerindeki haczinin mirasın hükmen reddi davasına ilişkin karardan önce olduğunu mahkeme kararından sonra yapılmış olan bir kesintinin olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,

2-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

3-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,

4-Davanın kabulü ile;

5-Davacının murisi…’in yetkilisi olduğu anlaşılan dava dışı asıl kamu borçlusu Bergican İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde 1014446.20 sıra numarasıyla işlem gören işyerinin davalı SGK’ya olan borçları sebebiyle başlatılan icra takiplerinden 1998/1490, 1998/1494, 1998/1592, 2002/1391, 2002/1392, 2002/56015, 2002/56016, 2003/10737, 2003/10738, 2003/10739, 2003/10740, 2004/1057, 2004/1641, 2007/126, 2010/251, 2010/311, 2011/10239, 2013/18536, 2013/25802, 2013/25803, 2013/25804, 2013/25805, 2013/28234 no.lu takiplere konu alacakların tahsili amacıyla davacının davalı Kurumdan aldığı emekli aylığından yapılan kesintilerin ayrı ayrı kesinti tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizleriyle birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6183 sayılı Kanun gereğince yapılan icra takibi kapsamında borcun cebren tahsili amacıyla yaşlılık aylığından yapılan kesintilerin faiziyle birlikte geri ödenmesi (istirdatı) talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6183 sayılı Kanun’un ve Medeni Kanun’un ilgi maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.