YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2855
KARAR NO : 2023/2771
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile davalı tarafın kiralanandan tahliyesine karar verilmiştir.
Kararın kiracı borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı kiracı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Kiraya veren alacaklı vekili dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu …., mah. ….., Cad. No:109 …..,/İstanbul adresinde bulunan taşınmazın, taraflar arasından imzalanan kira sözleşmesi ve ek protokol kapsamında davalı tarafa kiraya verildiğini, ödenmeyen bedellere ilişkin İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün 2021/12311 Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, borca itiraz edilmediğini, herhangi bir ödeme de yapılmadığını ileri sürerek bu nedenle davanın kabulüne, davalının mecurdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Kiracı borçlu vekili duruşmadaki beyanında; pandemi nedeniyle ödeme yapamadıklarını, iyi niyetli olduklarını, ödeme yönünden süre talep ettiklerini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yazılı kira sözleşmesine dayanılarak taraflar arasında kira ilişkisinin başladığı, kira bedelini davalının ödememesi nedeniyle davacının icra takibi yaptığı, usulüne uygun ödeme emrinin tebliğine rağmen davalının itirazda bulunmadığı, dolayısıyla icra takibinin kesinleştiği, ayrıca davalının borcun tamamını ödediğini ispatlayamadığı, temerrüt nedeniyle tahliye şartlarının oluştuğu gerekçesiyle İİK’nın 269/a maddesi gereğince mecurun tahliyesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde kiracı borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
kiracı borçlu vekili; koronavirüs önlemleri kapsamında alınan karar gereği iş yeri kira bedellerinin ödenmemesinin kira sözleşmesinin feshini ve tahliye sebebini oluşturmayacağını, bu sebebe dayanarak kira sözleşmesini feshedemeyeceğini, en kısa sürede kira borcunu ödeyeceklerini ileri sürerek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ödeme emrine yasal süre içinde itiraz edilmediği, davanın 25.07.2021 tarihinde açıldığı, 26.03.2020 tarih ve 31080 Mükerrer Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’da yer alan Geçici Madde 2 “1.3.2020 tarihinden 30.6.2020 tarihine kadar işleyecek iş yeri kira bedelinin ödenememesi kira sözleşmesinin feshi ve tahliye sebebi oluşturmaz.” hükmü ile belirtilen dönemdeki salgın krizi sürecinde işyerleri için getirilen düzenleme bulunduğu, işyeri olarak kullanılmak üzere kiraya verilen taşınmazın takip talebine konu 2020 yılı Temmuz ile 2021 yılı Nisan ayları arasındaki kiralarının bu düzenleme kapsamı dışında kaldığı, kira alacağı için yapılan icra takibine ve kiralananın tahliyesi davasında, icra takibinde kira ilişkisine ve takip konusu kira bedeline itiraz edilmediğinden davacı alacaklıya kira ilişkisini ispat külfeti yüklenemeyeceği, kira bedelinin ödendiği, mecurun usulünce tahliye edildiğini ispat külfetinin kiracıya ait olduğu, borçlu kiracının ödeme olgusunu ispat külfetini yerine getiremediği gerekçesiyle, HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde kiracı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
kiracı/borçlu vekili; istinaf dilekçesini tekrarlamakla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kiracının kira bedelini ödemede temerrüde düştüğü iddiası ile kiralananın tahliyesi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 269 ve devamı maddeleri, 26.03.2020 tarih ve 31080 Mükerrer Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’da yer alan Geçici Madde 2
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup kiracı borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.