Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4579 E. 2023/4529 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4579
KARAR NO : 2023/4529
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/154 E., 2023/12 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/445 E., 2022/587 K.

Taraflar arasındaki yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti, aksi yöndeki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkilinin, …sigorta sicil numarası ile 01.09.1989-28.07.2022 tarihleri arasında 4/1-(a) bendi (SSK) kapsamında 6320 gün sigortalılığının bulunduğunu, müvekkilinin SSK’ya göre emekliliği haketmiş olup 4/1-(a)’ya göre talebini SGK’ya ilettiğini ve seçimlik hakkını kullandığını, müvekkilinin 506 sayılı Yasa kapsamında 4/1-(a) bendi (SSK) kapsamında (25 yıl, 51 yaş, 5450 prim günü) emeklilik şartlarını yerine getirdiğinden dolayı 28.07.2022 tarihli dilekçesi ile emeklilik talep ettiğini, davalı Kurumun cevabi yazısı ile “mülga 2829 sayılı Kanuna göre son 2520 gün içerisinde 4/1-b kapsamında geçmesi” gerekçesi ile müvekkilinin emeklilik dilekçesini reddettiğini, 4/1-(a) bendi kapsamında emeklilik şartlarını yerine getiren ve bu kapsamda emeklilik isteyen müvekkilinin, diğer Kurum (4/1-b) çalışmaları gerekçe gösterilerek emeklilik talebinin reddedilmesinin sosyal güvenlik sistemiyle ve Kanunun amacıyla bağdaşmadığını, müvekkilinin 01.08.2022 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile aksi yöndeki davalı Kurumun işleminin iptaline ve davalı Kurum tarafından 01.08.2022 tarihinden itibaren ödenmeyen her bir aylığının faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı SGK vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili Kuruma 28.07.2022 tarihli dilekçesi ile tahsis talebinde bulunduğunu, davacıya 02.08.2022 tarihli kurum yazısıyla, emeklilik şartlarından mülga 2829 sayılı Kanuna göre 2520 gün içerisinde 4/1-b bendi kapsamına geçmiş olması nedeniyle talebinin reddedildiğinin bildirildiğini, ayrıca 02.08.2022 tarihi itibariyle davacının müvekkili Kuruma 4/1-b bendi kapsamındaki sigortalılığından dolayı 3.371,95-TL borcunun bulunduğunu, davacının 04.04.2013 tarihinden itibaren Bağ-Kur kaydının devam etmekte olduğunu (9 yıl 4 ay 7 gün), ayrıca Kuruma borcunun bulunduğunu, bu sebeple tahsis talebinin kabulünün mümkün olmadığını, zira 2829 sayılı Kanunun “Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8. maddesinde, “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.” hükmünün yer almakta olduğunu, bu nedenlerle müvekkili Kurumun işleminin mevzuata uygun olduğunu beyanla; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile; davacının 01.08.2022 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine ve aksine kurum işleminin iptaline, davacıya 01.08.2022 tarihinden itibaren hak kazandığı yaşlılık aylıklarının 01.11.2022 tarihi başlangıç kabul edilerek ayrı ayrı her bir aylığa hak kazanıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı SGK tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar 2829 sayılı Kanun yürürlükten kalkmış olsa da 1 Ekim 2008 tarihinden önce olup birden fazla sosyal güvenlik kurumu kapsamında çalışması olan kişilerin hizmet birleştirme işlemlerinin halen bu Kanuna göre yapıldığını, emeklilik şartları bu Kanun hükümleri esas alınarak belirlendiğini, sigortalının son yedi yıl içerisindeki fiili hizmet süresi (prim gün sayısı) dikkate alınarak hangi Kurum mevzuatına göre ve hangi şartlarla emekli olacağının belirlendiğini, davacının 04.04.2013 tarihinden itibaren Bağ-Kur kaydı devam ettiğini, (9 yıl 4 ay 7 gün) ayrıca Kuruma borcu bulunduğunu, mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini, müvekkili kurum işleminin yasaya ve mevzuata uygun olduğunu, iptalini gerektirecek bir husus bulunmadığını, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacının 4a kapsamındaki sigortalılığı yaşlılık aylığı için süre, yaş ve prim ödeme gün sayısı itibari ile yeterli olduğu, davacının bu durumda hizmet birleştirmesine zorlanamayacağı, bu nedenle bağ-kurlu olduğu dönem borçları gerekçe gösterilerek kurumca talebin reddi yerinde olmadığı anlaşıldığından, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; yaşlılık aylığı ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371; 3201 sayılı Kanun’un 6 ncı maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un Geçici 81 inci maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi