YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/1074
KARAR NO : 2010/3148
KARAR TARİHİ : 29.04.2010
Karısı …’ı öldürmekten sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (…) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06/05/2008 gün ve 207/139 sayılı hüküm re’sen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Cezaların eşitliği halinde 5237 sayılı TCK.nun 53.maddesi 765 sayılı TCK.nun 31,33.maddelerine göre sanık lehine olduğundan; 5237 sayılı TCK.nun 82/1-d, 29,53.maddeleri gereğince hüküm kurulmasında tebliğnamedeki 5237 sayılı TCK.nu ile 765 sayılı TCK.nun olayla ilgili bütün hükümlerinin yargı denetimine olanak verecek biçimde uygulanması, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması, lehe olan hükmün belirlenmesi ve uygulamanın ona göre yapılmasında zorunluluk bulunmasına yönelik bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2- Hükmün gerekçesinde sanık hakkında 765 sayılı TCK.hükümleri uygulanması gerektiği belirtilmesine rağmen, sanığa verilen cezada 5237 sayılı TCK.nu hükümleri uygulanmak suretiyle çelişki oluşturulması, 5237 sayılı Kanun hükümlerinin sanık lehine olması sebebiyle sonuca etkili görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebebinin derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde düzeltme nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin tahrikin derecesine, cezayı azaltıcı sebeplerden takdirin varlığına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 53.maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın 53/3 fıkrası uyarınca şartla tahliye tarihine kadar geçerli olduğunun hüküm fıkrasının mahsus bölümüne eklenmesine karar vermek suretiyle CMUK.nun 322.maddesindeki yetkiye istinaden DÜZELTİLEN, re’sen de temyize tabi hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (ONANMASINA), 29/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.