YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1795
KARAR NO : 2023/1826
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/811 E., 2022/173 K.
DAVALILAR : 1 … Vekili Avukat …
2 …
DAHİLİ DAVALILAR : 1 … 2 -… 3 … 4 … 5 … 6 … Vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 17.04.2017
HÜKÜM : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2019/964 E., 2021/83 K.
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davaya konu … 5 no.lu bağımsız bölümü sahibi … olan … Emlak … İnş. San. Tic. Ltd. Şti’den 30.01.2014 tarihinde satın aldığını, satım bedelinin 220.000,00 TL olduğunu, 80.000,00 TL’nin şirket yetkilisi …’e ödendiğini, bedelin 20.000,00 TL’sinin elden verilip, kalan 120.000,00 TL’nin ise eşi …’a ait … 10693 ada, 15 parselde kayıtlı taşınmazın satış vaadi suretiyle müteahhide devredilerek ödendiğini, müvekkilinin evin bitimi ile birlikte taşındığını, tapu devri istendiğinde yüklenici şirket sahibinin, … isimli şahıstan borç aldığını ve bunun teminatı olarak evin tapusunun şahsın eşi …’a verildiğini beyan ettiğini, borcun bitiminden sonra tapu devrinin verileceğinin ifade edilmesine rağmen sorunun çözülmediğini, davacının bütün edimlerini yerine getirmiş olmasına rağmen muvazaalı satış nedeniyle taşınmaza malik olamadığını, davacının 2014 yılında bağımsız bölüme taşınıp bu tarihten itibaren apartman yöneticisi olduğunu belirterek 5 no.lu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline, mümkün olmadığı taktirde … bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu bağımsız bölümün davalı müvekkili tarafından tapuda dava dışı 3. Şahıs …’den bedeli karşılığında 24.01.2014 tarihinde satın alındığını, … bedelinin tapuda elden ödendiğini, tapuya … ilkesi gereği iyi niyetin de yasalara göre korunacağını, davacının diğer davalı ile adi yazılı şekilde … satış sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmenin hukuken ve şeklen geçersiz olduğunu, kaldı ki müvekkilinin davaya konu bağımsız bölümü dava dışı 3. şahıstan satın aldığını, bu sebeple muvazaa iddiasının müvekkilini bağlamayacağını, davalı tapu maliki ile müvekkili arasında hiçbir hukuki münasebet bulunmadığını, davanın husumet yönüyle reddi gerektiğini, ayrıca Adana 6. Tüketici Mahkemesi nezdinde derdest bir tapu iptali tescil davası bulunmakla eldeki davanın derdestlik nedeniyle de reddi gerektiğini, davacının… ile diğer davalı arasında yapılan sözleşmeye dayanamayacağını, müvekkili tarafından davacıya karşı Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/479 E. sayılı dosyası ile men’i müdahale davası açması üzerine bu davanın ikame edilmesinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu, davacının taşınmazı tahliye ve müvekkiline teslim edeceğini belirtmesine rağmen taşınmazın teslim edilmediğini, davacının tedbir talebinin haksız olduğunu, müvekkilinin mağduriyetine sebep olacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı şirket yetkilisi … cevap dilekçesinde özetle; dava konusu bağımsız bölümün tarafından, 30.01.2014 tarihinde 220.000,00 TL bedel karşılığında davacıya satıldığını, satış bedelinin toplam 100.000,00 TL’sinin tahsil edilip 120.000,00 TL’sinin ise başka bir … hakkında yapılan sözleşme bedeline sayıldığını, davacıdan tahsil olunacak alacak bulunmamasına rağmen bağımsız bölümün ekonomik sıkıntıları sebebiyle borç aldığı …’a teminat olarak devrettiğini, taşınmazın devrinin tapudan …’a verildiğini, faizle alınan borç ödendiğinde tapunun gerçek hak sahibi olan davacı üzerine devredileceğini, davacının dava konusu bağımsız bölümde ikamet ettiğini, borç verme olaylarından da bilgisi bulunmadığını, ancak … ve …’ın bu durumu çok iyi bildiklerini, hakkındaki suçlama sebebiyle ceza evinde bulunması sebebiyle borcunu ödeyemediğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.04.2019 tarih 2017/152 Esas, 2019/357 Karar sayısı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; … no.lu bağımsız bölüm sayılı taşınmazın, davalı müvekkili tarafından tapuda dava dışı 3. şahıs …’den bedeli karşılığında 24/01/2014 tarihinde satın alındığını, taşınmazın bedelinin tapuda elden ödendiğini, müvekkilinin iyiniyetli olduğundan tapuya … ilkesi gereğince iyiniyetinin de yasalarca korunacağını, davacı tarafın, diğer davalı taraf arasında yapılan sözleşmenin hukuka aykırı olduğunu, yapıldığı iddia olunan taşınmazın satış vaadi sözleşmesinin davacı adına da olmadığını, bu konuda… tarafından açılmış bir dava da bulunmadığını, davalı tapu maliki müvekkili ile davacı ve diğer davalı arasında hiçbir hukuki münasebet bulunmadığını, diğer davalı ile davacı arasındaki sözleşmelerin tarafının müvekkili de olmadığını, bu nedenlerle müvekkiline karşı dava açılması, husumet yöneltilmesi yasal olmadığından açılan davanın davalı müvekkili bakımından husumet yokluğu nedeni ile reddinin gerektiğini, davacı…’ı temsilen iddialarda bulunamayacağını, bu sebeplerle davacının bu yöndeki yasaya aykırı iddia, talep, sözleşme, delil ve beyanlarına muvafakat etmediklerini, müvekkili davalı tarafından davacıya karşı Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/479 Esas sayılı dosyası ile men’i müdahale ve ecrimisil davası açılması üzerine, davacı tarafça davalı müvekkiline karşı iş bu davanın açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacının tedbir talebinin haksız olduğunu, müvekkilinin mağduriyetine sebep olacağından tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının tedbir talep edebilmesi için gereken yasal koşulların oluşmadığını, diğer davalının müteahhitlik ve emlak işi yaptığı davacı tanığı tarafından da teyit edildiğini, müvekkilinin evi emlakçı aracılığı dava dışı 3. şahıs olan …’den tapuya … ilkesi gereğince iyiniyet ile satın aldığını, ne davacının ne de diğer davalının, müvekkiline tapuda ferağ vermediğini, bu sebeple davacının, müvekkiline karşı tapu iptali ve tescili talebinde bulunamayacağından davanın reddi gerektiğini, taşınmaza 2016 yılında tahakkuk eden emlak ve çevre temizlik vergilerinin davalı müvekkilince ödendiğini ve ödenmeye de devam edildiğini, haksız ve hukuka aykırı olarak taraflarına yükletilen istinaf harcının ve dava harcının ortadan kaldırılarak taraflarına iadesini talep ettiklerini belirterek, kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 18/12/2019 tarih 2019/1272 Esas 2019/1354 Karar sayısı belirtilen kararında “davalı Yüklenici … Ltd. Şti ile arsa malikleri arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi tasdikli suretinin temin edilerek arsa maliklerinin davaya dahil edilmesi, eksik taraf teşkili sağlandıktan sonra taraflar arasında düzenlenen inşaat sözleşmesine göre tarafların yükümlülüklerinin tespit edilerek bu yükümlülüklerinin eksiksiz veya katlanılabilir düzeyde yerine getirilip getirilmediği hususunun ve davalı …’ya hisse devrini yapan kişinin kim olduğunun, hisse devrine konu bağımsız bölümün sözleşme gereğince davalı … Ltd. Şti’ye düşen yer olup olmadığının tespit edilerek, duruma göre gerekirse eksik iş bedeli ile ilgili olarak depo kararı verilmesi gerekip gerekmediği hususu da değerlendirilerek esasa yönelik karar verilmesinden ibarettir. Ayrıca sözleşme gereğince iskan alma borcu yükleniciye ait olduğunun raporda belirtilmesi nedeniyle yapıya genel iskan ruhsatı verilmesine herhangi bir engel olup olmadığı yetkili merci olan belediyedeki işlem dosyasından da yararlanılarak bilirkişiye incelettirilmeli, bir engel bulunmadığı sonucuna varılırsa genel iskan giderlerinin, varsa vergi borçları ve SSK prim borçlarının ne olduğu yetkili merciden sorulmalı, bu bedel ve eksik iş bedelinden kaynaklanan bedel toplamını arsa sahibine ödenmek üzere davacıya depo ettirmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Bu nedenlerle davalı … vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK. nun 353/1-a-4 ve 6 bentleri uyarınca, kabul edilip kararın kaldırılması gerektiği kanaatine varılarak davalı … vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı hmk’nın 353/1-a-4 ve 6 bentleri uyarınca kabulüne, ilk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının ortadan kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesinedavalı … vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı hmk’nın 353/1-a-4 ve 6 bentleri uyarınca kabulüne, ilk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının ortadan kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine” karar verilmiştir.
V. BAM KALDIRMA KARARI SONRASI İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03/02/2021 tarih 2019/964 Esas, 2021/83 Karar sayısı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI.İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; … kat, 5 no.lu bağımsız bölüm sayılı taşınmazın, davalı müvekkili tarafından tapuda dava dışı 3. şahıs …’den bedeli karşılığında 24.01.2014 tarihinde satın alındığını, taşınmazın bedelinin tapuda elden ödendiğini, müvekkilinin iyiniyetli olduğundan tapuya … ilkesi gereğince iyiniyetinin de yasalarca korunacağını, davacı tarafın, diğer davalı taraf arasında yapılan sözleşmenin hukuka aykırı olduğunu, yapıldığı iddia olunan taşınmazın satış vaadi sözleşmesinin davacı adına da olmadığını, bu konuda… tarafından açılmış bir dava da bulunmadığını, davalı tapu maliki müvekkili ile davacı ve diğer davalı arasında hiçbir hukuki münasebet bulunmadığını, diğer davalı ile davacı arasındaki sözleşmelerin tarafının müvekkili de olmadığını, bu nedenlerle müvekkiline karşı dava açılması, husumet yöneltilmesi yasal olmadığından açılan davanın davalı müvekkili bakımından husumet yokluğu nedeni ile reddinin gerektiğini, davacı…’ı temsilen iddialarda bulunamayacağını, bu sebeplerle davacının bu yöndeki yasaya aykırı iddia, talep, sözleşme, delil ve beyanlarına muvafakat etmediklerini, müvekkili davalı tarafından davacıya karşı Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/479 Esas sayılı dosyası ile men’i müdahale ve ecrimisil davası açılması üzerine, davacı tarafça davalı müvekkiline karşı iş bu davanın açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacının tedbir talebinin haksız olduğunu, müvekkilinin mağduriyetine sebep olacağından tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının tedbir talep edebilmesi için gereken yasal koşulların oluşmadığını, diğer davalının müteahhitlik ve emlak işi yaptığı davacı tanığı tarafından da teyit edildiğini, müvekkilinin evi emlakçı aracılığı dava dışı 3. şahıs olan …’den tapuya … ilkesi gereğince iyiniyet ile satın aldığını, ne davacının ne de diğer davalının, müvekkiline tapuda ferağ vermediğini, bu sebeple davacının, müvekkiline karşı tapu iptali ve tescili talebinde bulunamayacağından davanın reddi gerektiğini, taşınmaza 2016 yılında tahakkuk eden emlak ve çevre temizlik vergilerinin davalı müvekkilince ödendiğini ve ödenmeye de devam edildiğini, haksız ve hukuka aykırı olarak taraflarına yükletilen istinaf harcının ve dava harcının ortadan kaldırılarak taraflarına iadesini talep ettiklerini belirterek, kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında dosya içeriğine, toplanan delillere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi gereği istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesine ait kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından, istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK.nun 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
VII. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili istinaf dilekçesinde belirttiği sebepleri temyiz dilekçesinde de ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, harici satış sözleşmesine dayalı olarak açılan tapu iptal tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı yüklenici tarafından inşaatın bitirilmiş olduğu ve davacı tarafından uzun yıllardır bağımsız bölümde ikamet edildiği göz önüne alındığında davalı …’ın aldığı dairede oturan kişiyi bilmemesi, bağımsız bölümü alırken iyiniyetli olmadığının dava konusu bağımsız bölümü kendisine devredenin beyanı ve yüklenicinin beyanı ile de sabit olduğu anlaşılmakla davalı … vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VIII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16/05/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.