Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/10775 E. 2023/605 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10775
KARAR NO : 2023/605
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/542 E., 2019/540 K.
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi talepli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Çekişme konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1981 yılında arazi kadastrosu, 1993 yılında orman kadastrosu ve 2/B uygulaması ile 2010 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4’üncü maddesi uyarınca kullanım kadastro çalışmaları yapılmıştır.

2. Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu … İli, … İlçesi, … Köyü 79 parsel sayılı taşınmazın 1981 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında vergi kaydına dayalı olarak 1.570 m2 olarak meyvelik vasfıyla dava dışı kişi adına tespit gördüğünü, 1990 yılında müvekkilinin burayı satın aldığını, daha sonra 1993 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B çalışmalarında yerin orman sınırları içine alınarak, 2/B uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarıldığını, bu işleme karşı müvekkilinin dava açtığını, yapılan yargılama neticesinde Gölcük Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.02.1999 tarihli ve 1998/668 E., 1999/73 K. sayılı kararı ile orman kadastro komisyonu kararının doğru ve yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini ve taşınmazın 2/B alanında kaldığının kesinleştiğini, sonrasında Hazine tarafından 79 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen 2/B’lik alanda kalması nedeniyle tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescili istemiyle dava açıldığını, yapılan yargılama sonucunda, Gölcük Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.06.2005 tarihli ve 2004/133 E., 2005/435 K. sayılı kararı ile Hazinenin davasının kabulüne, 79 parselin tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiğini, kararın deracattan geçerek 2006 yılında kesinleştiğini, az evvel belirtilen ilk kararda taşınmazın 2/B olduğu, daha sonraki kararda ise yerin orman olduğundan bahisle tapusunun iptaline karar verildiğini, bir taşınmaz hakkında öncekine aykırı bir şekilde hüküm verildiğini ve bunun kesinleştiğini, müvekkilinin Gölcük Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/133 Esas sayılı kararıyla taşınmazın orman olarak tesciline karar verildiğinden, süresi içinde İdareye başvuru yapmış olmasına rağmen 6292 sayılı Kanun’un iadeye ilişkin hükümlerinden yararlanamadığını, anılan kararda kısa kararın “taşınmazın … adına olan tapusunun iptali ile Hazine adına kayıt ve tesciline” şeklinde olmasına rağmen, gerekçeli kararda “… adına tapuya kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline” şeklinde hüküm kurulduğunu ileri sürerek, yargılamanın yenilenmesi yoluyla gerekçeli kararda yer alan orman niteliği ile Hazine adına tesciline kısmının düzeltilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; ortada birbirine aykırı şekilde verilerek kesinleşen tarafları, konusu ve sebebi aynı olan iki dava bulunmadığını ileri sürerek, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yargılamanın iadesi talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 375 inci maddesindeki şartları taşımadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yargılamanın yenilenmesine konu ettiği dava ile ilgili tüm yargılama aşamalarının müvekkilinin yokluğunda yürütüldüğünü, bu nedenle müvekkilinin davaya karşı kendisini savunamadığını, hatta kararı temyiz etme fırsatı dahi bulamadığını, sadece bu durumun dahi yargılamanın yenilenmesinin kabulü için yeterli bir sebep olduğunu, yerel mahkemece toplanan deliller hakkında bir irdeleme ve değerlendirme yapılmaksızın ve herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin genel ve soyut ifadeler ile yargılamanın iadesi talebinin, şartları taşımadığı kanaatine varılarak reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Yargılamanın iadesi müessesesinin 6100 sayılı Kanun’un 374 vd. maddelerinde düzenlenmiş olduğu, hangi durumların yargılamanın iadesi sebeplerini oluşturacağı 375 inci maddede sınırlı olarak sayıldığı, 375 inci maddenin 1 inci fıkrasının (ı) bendinde, ‘Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması’ yargılamanın iadesi sebebi olarak sayıldığı, ancak davacı tarafın bahsettiği Gölcük Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/133 Esas – 1999/73 Karar sayılı dosyasının tarafları davacı … davalıları ise Orman Genel Müdürlüğü ile Orman Bakanlığı olup davanın konusunun ise; orman kadastrosunun iptali olduğu, yargılamanın iadesi istenilen Gölcük Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/133 Esas – 2005/435 Karar sayılı dosyasının ise tarafları davacı olarak Hazine, davalı olarak … olup davanın konusu, taşınmazın kesinleşen 2/B’lik alanda kalmasından bahisle tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemi olduğu, Mahkemece çekişmeli 79 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi sonucu mahkeme kararının davacı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 03.10.2006 tarihli ve 2006/10165 Esas – 2006/12681 Karar sayılı kararı ile mahkeme kararının ‘incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye 4999 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4999 Sayılı Kanun ) ile değişik 11 inci maddesi gereğince taşınmazın konumu da dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı’ gerekçesi ile onanarak kesinleştiğinin anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesince, yargılamanın iadesi istenen Gölcük Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/133 Esas – 2005/435 Karar sayılı dosyası ile Gölcük Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/133 Esas – 1999/73 Karar sayılı dosyasının taraflarının, konusunun ve sebebinin aynı olmadığı göz önünde bulundurularak, davacı tarafın yargılamanın iadesi talebinin, 6100 sayılı Kanun’un 375 inci maddesinde sayılan sebeplerden hiç birisine uymaması nedeni ile reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun’un 353/(1)-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370, 371 ve 375 inci maddeleri

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.