YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1745
KARAR NO : 2023/2213
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/28 E., 2022/101 K.
DAVA TARİHİ : 28.01.2015
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/325 E., 2019/82 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “Dinamik Kavşak Kontrol Sistemi” işini yapmayı 22.03.2013 tarihli sözleşme ile taahhüt ettiğini, işin tamamlamasına rağmen davalı idarenin kabul komisyonunun yapılan işin şartnameye uygun olarak yapılmadığına ilişkin tutanak tuttuğunu ve haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini, davalının sözleşmenin feshi ve kesin teminatın irat kaydedilmesine ilişkin işleminin haksız olduğunun ve işin şartnamesine uygun yapıldığının tespitiyle kesin teminatın sözleşme şartlarına uygun olarak iadesini talep etmek konusundaki haklarının saklı kalmak kaydı ile iş bedeli olan 1.126.800,00- TL ‘nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşme kapsamda 27 adet sinyalize kavşağa yüklenici firma tarafından DKKS’nin kurulduğunu, ancak muayene kabul komisyonu raporuna istinaden yapılan işin teknik şartname ve eklerine göre uygun olmadığının tespit edildiğini, 21.01.2015 tarihli Başbakanlık oluru ile yapılan işe ilişkin sözleşmenin feshedildiğini, söz konusu ihalenin davacının kusuru nedeniyle fesih edilmesi neticesinde idarenin zarara uğradığını, söz konusu zararın irat kaydedilen teminat miktarını da aştığını, işbu zarar için idarenin dava açma hakkını saklı tuttuğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme kapsamında davacının trafik ışıklandırma sistemini yaptığı, ancak yapılan sistemin kusurlu olduğu, sistemle ilgili sorunlarının çözümünün şartname gereği davacı yüklenicinin sorumluluğunda olduğu, ancak davacı tarafından davalıya sistemle ilgili sorunların çözümü hususunda süre verilmesine rağmen davacının sistemdeki sorunları gidermediği, sistemin kusursuz olarak çalışmadığı, amaçlanan görevi ifa etmediği, davacının edimini kusursuz ve tam olarak ifa etmediği, eser sözleşmesinde edimini tam ve gereği gibi ifa etmeyen taraf karşı taraftan karşı edimin ifasını talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılamanın asıl amacının maddi gerçeğin ortaya çıkması olduğunu dosyada bulunan üç bilirkişi raporundan ikisinin sonuç kısımlarının benzer olmasının maddi gerçek için yeterli olmayacağını, dava konusu DKKS’nin üzerinde inceleme yapılması mümkün bulunmadığından dosya üzerinden inceleme yapıldığının raporlardan anlaşıldığını, davalı belediyenin, davacı müvekkilinin kamera ve 3D radar sistemli olarak yaptığı demoyu kabul ettiği gibi işin bu şekilde gerçekleştirilen % 70’lik kısmı için hazırlanan hakedişi de onayladığını, iş tamamlanıp geçici kabul aşamasına gelindiğinde ise diğer geçici kabul eksiklikleri yanında, işin sadece kamera tabanlı yapılması gerektiği itirazında bulunduğunu, sonrasında müvekkili davacının diğer geçici kabul eksikliklerini tamamlamasına ve DKKS’nin kamera açılarının değiştirilmesi suretiyle görüntü tabanlı çalışabileceğini de göstermesine rağmen sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, birinci ve üçüncü bilirkişi kurulu raporlarının aksine ikinci bilirkişi kurulu raporu bilimsel dayanakları ile birlikte 5/6 çoğunlukla, dava konusu işin sözleşme ve teknik şartnamesinde görüntü (kamera) tabanlı olarak tarif edilmesine rağmen, amaç olan anlık (dinamik) kavşak kontrolünü sağlayabilmek için, teknik şartnamede cevaz verildiği üzere ek ünite olarak radar da kullanılmak suretiyle sözleşme ve teknik şartnamesine uygun yapıldığını, zaten başka türlü de yapılamayacağının mütalaa edildiğini, üçüncü bilirkişi incelemesinden beklenen fayda ilk iki rapor arasındaki çelişkileri de giderecek şekilde karara esas bir mütalaada bulunulması olduğu halde iki rapordaki tespitlere dahi değinilmeden, sadece davalı/belediyenin kabul heyetinin tek taraflı tutanaklarına dayanılarak mütalaada bulunulması nedeni ile çelişkilerin giderildiğinden bahsedilmesinin mümkün olamayacağını, eksik inceleme sonucu usul ve yasaya aykırı olarak davanın reddine karar verildiğini, verilecek uygun keşif gününde müvekkili davacı tarafından gerçekleştirilerek yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulunun bu demo üzerinde inceleme yapması ve raporlar arasındaki çelişkinin bu şekilde giderilmesi talep edilmişse de bu talepleri yerinde görülmeyerek, eksik inceleme sonucu davanın reddine karar verildiğinden yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulü yönünde karar verilmesi talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya aldırılan tüm bilirkişi heyeti raporlarında açıklandığı üzere davaya konu eserin davalı tarafça taraflar arasında imzalanan sözleşme ve sözleşmenin eki teknik şartnamenin 4. ve 5. maddelerinde belirtilen şekilde görüntü tabanlı olacak şekilde imal edilmediğinin anlaşıldığı, mahkemenin gerekçesinde açıklandığı üzere davacının kurulan sistemdeki ayıpları kendisine idarenin ihtarlarına rağmen verilen sürelerde giderilmediği, eserin davalının kullanımında olmayıp davacının uhdesinde bulunduğu hususunun da gözetilmesi karşısında davalı idarece yapılan feshin haklı olduğu ve davacının iş bedelini talep edemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı iş bedeli istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, TBK’nın 470-486. madddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarında, işin teknik şartnamesine uygun olarak yapılmadığı, kurulan sistemde hata payının yüksek olduğu, davalı idare tarafından tutulan tutanaklarda da davacının yaptığı sistemin gereği gibi çalışmadığı bu nedenle sistemin devamlı resetlenmek zorunda kalındığının belirtildiği, bu nedenlerle davalı belediyenin sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu, sistemde iş sahibi yararına bir imalat bulunmadığından davacının hak ediş bedelini talep edemeyeceği anlaşıldığından istinaf kararı yerinde olup davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.