Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/20774 E. 2023/2091 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20774
KARAR NO : 2023/2091
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/51 E., 2015/75 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2015 tarihli ve 2015/51 Esas, 2015/75 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62, 52, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre,
b. Bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 244 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre,
Karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.11.2019 tarihli ve 2015/366911 sayılı, nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün onanması, bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçu yönünden eylemin 5237 sayılı Kanun’un 243 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı gerekçesiyle hükmün bozulması görüşünü içeren Tebliğnamesi ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, hakkındaki hapis cezalarının temyiz incelemesine gönderilmesi talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. UYAP üzerinden yapılan kontrolde benzer eylemleri nedeniyle hakkında bir çok soruşturma, kovuşturma ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinin bulunduğu anlaşılan sanığın, mağdur …’a ait Facebook hesabının şifresini ele geçirip bu hesaba izinsiz girerek mağdurun arkadaşı olan katılan … ile mağdur gibi mesajlaştığı, paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek 0543 … .. .. numaralı hatta para göndermesini istediği, mağdurun da mobil bankacılık aracılığıyla sanığın belirttiği telefon hattına 900,00 TL gönderdiği, havale edilen tutarın aynı gün sanık tarafından Akbank Kumluca Şubesindeki ATM’den çekildiği, bu suretle sanığın mağdura yönelik bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçunu, katılana yönelik ise, bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu anlaşılmıştır.

2. Sanık aşamalarda özetle, 0543 … .. .. numaralı hattın kendisine ait olduğunu, poker çipi ve bal satışı işlemlerini İnternet üstünden gerçekleştirdiğini, müşterilerinin başkalarını kandırarak kendisine ait hesap numarasına para gönderilmesini sağladıklarını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

3. Mağdur …, katılan …’in arkadaşı olduğunu, Çiğdem’in kendisini arayarak “benden para isteyen sen değil miydin” dediğini, kendisinin de şaşırıp “öyle bir şey olsa telefonla irtibat kurardık” dediğini, Facebook hesabının nasıl ele geçirildiğini bilemediğini, olaydan sonra Facebook hesabına giremediğini beyan etmiştir.

4. Katılan …, olay günü Facebook hesabına arkadaşı Özlem’den mesaj geldiğini, mobil bankacılık kanalı ile 0543 … .. .. telefona onun adına 900,00 TL gönderdiğini, daha sonra Özlem’in hesabının ele geçirildiğini öğrendiğini, zararının giderilmediğini ifade etmiştir.

5. Akbank T.A.Ş’nin cevabi yazıları, sanığın adli sicil kaydı, benzer dosyalara ait bir kısım soruşturma evrakı dosya arasındadır.

IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında 24.12.2012 – 01.01.2012 şeklinde yanlış gösterilen suç tarihinin 10.12.2012 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

2. Sanığın savunması, katılan ve mağdurun beyanları, paranın gönderildiği telefon hattının sanığa ait olması ve tüm dosya kapsamından, sanığın, mağdur …’in bilişim sisteminde mevcut olan sosyal paylaşım hesabının şifresini hukuka aykırı olarak ele geçirip mağdur …’in arkadaşı olan katılan …’le mesajlaşarak kendine ait telefon hattına mobil bankacılık yoluyla para gönderilmesini sağladığı, bilişim sisteminin araç olarak kullanılmasının sağladığı kolaylıkla katılanın denetleme ve kontrol etme imkanını ortadan kaldırması nedeniyle dolandırıcılık suçunun nitelikli halinin oluştuğu, mağdura ait sosyal paylaşım hesabına izinsiz girip katılanla yazışmalar yapmak ve mağdurun hesabına erişimini engellemek şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 244 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki suçu oluşturduğu anlaşılmakla, hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamış; bilişim sistemine girme eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 243 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki suçu oluşturduğu yönündeki tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

4. Sanığın adli sicil kaydından 04.12.2012 tarihinde kesinleşen İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/226 Esas ve 2012/73 Karar sayılı ilamı ile nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine ilişkin ilam nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince mükerrir olduğu anlaşılmakla; sanık hakkında tekerrüre esas alınan Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2012 tarihli ve 2011/99 Esas, 2012/77 Karar sayılı ilamı adli sicil kaydında 28.06.2012 tarihinde kesinleşmiş görünüyor ise de, yapılan UYAP sorgulamasında söz konusu hükmün incelemeye konu suç tarihinden sonra 18.02.2016 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüş olup bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2015 tarihli ve 2015/51 Esas, 2015/75 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrasının tekerrüre ilişkin bölümlerinden “… 28/06/2012 tarihinde kesinleşen Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/99 esas, 2012/77 Karar …” ibarelerinin çıkarılarak yerine “04.12.2012 tarihinde kesinleşen İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/226 Esas ve 2012/73 Karar” ibarelerinin eklenmesi, suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2023 tarihinde karar verildi.