YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21477
KARAR NO : 2013/6112
KARAR TARİHİ : 25.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama, Hakaret, Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Kasten yaralama suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nın 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteminin aynı kanunun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II-Sanık … hakkında hakaret ve sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen kararlara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanık … Kaşka hakkında tayin edilen adli para cezasının ertelenmesi mümkün olmadığı halde ertelenmesine karar verilmesi karşı temyiz olmadığı için bozma nedeni yapılmamış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suç tarihinde arkadaşları ile birlikte yemek yediği barda yaşanan tartışma ve kavga sonucunda yararlanması nedeniyle yemek bedelini ödemeden hastaneye giden ve ardından işyeri sahibinin yemek bedelinin ödenmesi şeklindeki taleplerini bir süre kabul etmeyen ancak bilahare ödeyen sanık …’un eyleminde dolandırıcılık suçunun unsurlarını oluşturan hileli davranışlarının neler olduğu ve aldatma unsurunun ne şekilde gerçekleştiği kararda tartışılmadan yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi,
2-Sanık …’a atılı dolandırıcılık suçunda ceza tayin edilirken alt sınırdan ceza verildiği kabul edildiği ve adli para cezasının 5 gün olduğu gözetilmeden, sanık …’ye atılı hakaret suçunda ise adli para cezasının alt sınırının 90 gün olduğu halde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/06/2008 tarih, 2008/2-149 esas, 2008/163 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere koşullu bir düşme nedenini oluşturan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, objektif koşulların varlığı halinde, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilmesi gerekir ve 5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesinin 5.fıkrasının son cümlesi gereğince ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade edeceğinden, 5237 sayılı TCK’nın 51.maddesindeki cezanın ertelenmesine ilişkin düzenlemelere göre daha lehedir.
5271 sayılı CYY’nın 231.maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için ise;
A)Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması,
B)Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyemeyeceği hususunda kanaate varılması,
C)Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı ilamında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın mahkemece basit bir araştırma ile belirlenebilecek olan ölçülebilir, maddi zarar oludğu kabul edilmiştir.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, dosya içeriğine göre sanık …’ye yükletilen hakaret suçundan dolayı sanık …’un maddi nitelikte bir zararının söz konusu olmadığı, mağdur …’in zararının sanık … tarafından karşılandığı, sanıklar … ve …’nin daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetlerinin bulunmadığı, hükmolunan cezaların tür ve süresi itibariyle de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir durumlarının bulunmadığı anlaşılan sanıklar … ve …’un kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken sanık … yönünden “dosya kapsamı, suçun işleniş şekline göre” ve sanık … yönünden ise “verilen cezanın ertelendiği, bunun da sanık lehine olduğu” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle sanık … hakkında hakaret ve sanık … hakkında dolandırıcılık suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasana yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.