YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4192
KARAR NO : 2023/2688
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Niksar Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.12.2011 tarihli ve 2011/709 Esas No’lu iddianamesi ile sanık hakkında olay günü, saat 14.30 sıralarında, vefat etmiş olan şikâyetçi …’in fatura ödemek için gittiği ÇEDAŞ firmasına ait iş yerinde unuttuğu cüzdanını, yanındaki arkadaşı ile birlikte çalması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1 ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Niksar Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2012 tarihli ve 2011/330 Esas, 2012/158 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 141/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 19.07.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca, Niksar Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2014 tarihli ve 2013/559 Esas, 2014/244 Karar sayılı kararı ile hükmün gerekçeli şekilde aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
3. Niksar Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2014 tarihli ve 2013/559 Esas, 2014/244 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 17.04.2018 tarihli ve 2016/15952 Esas, 2018/5865 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kurulan hükmün, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b maddesi kapsamında olduğu, soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmî iade nedeniyle şikâyetçiye kısmî iadeye … sorularak aynı Kanun’un 168/1-4. maddesinin değerlendirilmesi gerektiği ve aynı Kanun’un 53/1-b maddesine ilişkin Anayasa Mahkemesi iptal kararının gözetilmesi gerektiği gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde, Niksar Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2018/643 Esas, 2019/728 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak kazanılmış hakkı gözetilerek cezasının 10 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmiştir.
5. Niksar Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2018/643 Esas, 2019/728 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 09.12.2020 tarihli ve 2020/3341 Esas, 2020/4468 Karar sayılı kararı ile, ölmüş olan şikâyetçi …’in tüm mirasçıları dinlenerek, kısmî iadeye rızaları sorulup sonucuna göre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde, Niksar Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2021/194 Esas, 2022/118 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 168/1 ve 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hakkında verilen kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, olayla ilgili hakkında kesin, inandırıcı, hiçbir şüpheye mahal bırakmayan somut delil bulunmadığına, savunmalarına itibar edilmediğine, şikâyetçinin kaybının çok cüzi olduğuna ve bu hususun dikkate alınmadığına, şikayetçinin mirasçılarının kendisi hakkında şikâyetçi olmadıklarına ve re’sen dikkate alınacak sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şikâyetçinin, ÇEDAŞ Elektrik Dağıtım Firmasında fatura ödediği esnada, görevli memurun masasının üzerinde bıraktığı cüzdanını, işlemlerinin bitmesi üzerine bıraktığı yerde unutarak olay yerinden ayrıldığı, durumun görevli memurlarca fark edilerek müşterilere cüzdanın sahibinin kim olduğu sorulduğu sırada, sanığın suç ortağı ile birlikte kendilerine ait olmadığını bildiği cüzdanı kendilerinin olduğu izlenimi oluşturarak aldığı Yerel Mahkemece kabul edilerek, sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
29.11.2011 tarihli Teşhis Tutanağı, bilirkişi tarafından düzenlenen 18.04.2012 tarihli CD içeriğinin çözümüne ilişkin inceleme tutanağı, yeminli tanık beyanları dava dosyasında mevcuttur ve sanık üzerine atılı suçu ikrar etmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya kapsamında yer alan güvenlik kamera görüntülerine ve tanık beyanlarına göre eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Niksar Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2021/194 Esas, 2022/118 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.