YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6595
KARAR NO : 2023/991
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2018/265 Esas, 2019/622 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesi, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci
fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.02.2020 tarihli ve 2020/381 Esas, 2020/477 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi;
1. Sanık hakkında suçun sübut bulmadığı beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sanığın kasten yaralama suçundan cezalandırılması gerektiğinden suç vasfının hatalı tayin edildiğine,
3. Haksız tahrik nedeniyle üst hadden indirim yapılması gerektiğinden fazla ceza tayinine
İlişkindir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi;
1. Sanık hakkında suçun sübut bulmadığı beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sanığın kasten yaralama suçundan cezalandırılması gerektiğinden suç vasfının hatalı tayin edildiğine,
3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 27 nci maddesi ikinci fıkrası gereğince meşru müdafaada sınırın aşılması hükmünün uygulanması gerektiğine,
4. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesi gereğince gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5. Haksız tahrik nedeniyle üst hadden indirim yapılması gerektiğinden fazla ceza tayinine
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü 16:00 saatlerinde sanıkların katılanın kardeşi tanık …’i parkta yaşamış oldukları tartışmada basit tıbbî müdahale ile giderilecek şekilde darp ettikleri, tanık …’in darp edildiğini abisi olan katılana anlatması üzerine katılanın isteği üzerine tanık …’in sosyal medya üzerinden sanık …’a ulaşarak onunla görüşmek istediğini söylemesi üzerine tarafların buluşma konusunda anlaşmaları üzerine katılanın arkadaşları tanıklara haber verdiği hep birlikte kapalı kasa kamyonetle gece saatlerinde buluşma yerine gittikleri, bu sırada katılanın kendilerini takip eden motosikleti fark etmesi üzerine araca binerken paspasın altına koymuş olduğu sallama olarak tabir edilen bıçağı alarak motosiklette bulunanların üzerine doğru koşmaya başladığı ve araçta bulunan diğer kişilerin de araçtan indiği, daha sonra sanıkların da içerisinde bulunduğu grupla karşılaştıkları sırada sanık …’un av tüfeğiyle kalabalığa doğru ateş etmesi nedeniyle temyiz dışı mağdur …’un sol ayağından basit tıbbî müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanması üzerine tekrar mağdur ve tanıkların gelmiş oldukları araca binerek olay yerinden uzaklaşmaları üzerine katılan …’nin sanıkların bulunduğu grubun içinde yalnız
kaldığı, daha sonra sanıkların içinde bulunduğu grubun katılanı kovalamaya başladıkları, katılanı yakalamaları üzerine yere yatırarak ellerinde bulunan sopa ve orak tarzı aletler ile darp etmeye başladıkları, yine katılanın başını kaldırarak yere vurmak suretiyle katılanın darp ettikleri, sanıklardan …’nın “öldü öldü” diyerek söylemesi üzerine sanıkların katılanı bırakarak olay yerinden kaçarak ayrılmış oldukları anlaşılmıştır.
2. Sanıklar aşamalardaki beyanlarında üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmemişlerdir.
3. Katılan aşamalardaki beyanlarında kalabalık bir grup tarafından darp edildiğini belirtmiştir.
4. … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 30.10.2018 tarihli raporunda katılanda basit tıbbî müdahale ile giderilecek ve yaşamını tehlikeye sokmayacak kesici delici alet yaralanmaları bulunduğu, katılanın kafa kaide uzanımlı oksipital bölgede bulunan kemik kırığının hayati fonksiyonlarını ağır (4) derece etkiler nitelikte olduğu yaşamını tehlikeye soktuğu belirtilmiştir.
5. Olay Yeri İnceleme Raporu, Olay Yeri Basit Krokisi, 22.04.2018 tarihli, 29.04.2018 tarihli, 02.05.2018 tarihli tutanakların dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
6. 28.04.2018 tarihli Fotoğraf Teşhis Tutanağının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
7. Atış artığı analizine ilişkin 24.04.2018 tarihli Uzmanlık Raporu ile kartuş ve tapa incelenmesine ilişkin 24.02.2018 tarihli Uzmanlık Raporlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Beraat
Sanıklar her ne kadar olay yerinden silah seslerini duymaları üzerine kaçtıklarını, kimin ateş ettiğini görmediklerini, kimseyi darp etmediklerini beyan etmişlerse de, katılanın soruşturma aşamasında olayın sıcağıyla alınan beyanında sanık …’un siyah pompalı bir tüfekle önce havaya sonra kendilerine doğru 3-4 el ateş ettiğini, kalabalık grubun kendisini yakalayarak kafasına vurarak ve kesici aletle yaraladıklarını, sanık …’nın elinde bıçak gördüğünü beyan ettiği, Olay yeri İnceleme Raporunda olay yerinde 4 adet av tüfeği kartuşunun bulunduğu, bu kartuşların tek bir tüfekten atıldığının tespit edildiği, olayın tarafsız tanığı …’nin sanıkların katılanı darp edenlerin arasında bulunduklarını ve sanık …’nın katılanı yere vurarak darp ettiğini bu sırada elinde bıçak gördüğünü beyan ettiği ve sanığı teşhis ettiği, katılandaki yaralanmalara ilişkin dosyada bulunan Adlî Raporlarda katılanın oksipital bölgede ağır derecede kemik kırığı ve kesici delici alet yaralanmalarının bulunduğu hususunun tanık …ve katılanın beyanı destekler nitelikte olduğu hususları dikkate alındığında sanıkların eylemlerinin sübuta erdiği anlaşılmış olduğundan, hükümlerde bu yönle bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Suç Vasfı
Katılanın kalabalık bir grubun kendisini bıçaklayarak darp ettikleri, darp sırasında kendisini korumaya çalıştığından tam olarak kimin kendisine vurduğunu göremediği ancak sanık …’un tüfekle ateş ettiğini, sanık …’nın da darp sırasında elinde bıçak gördüğüne ilişkin beyanı, olay yerinden geçmekte olan tanık …’nin katılanın kaçmaya çalıştığı sırada teşhis etmiş olduğu sanık …’nın da içinde bulunduğu ellerinde sopa ve bıçak bulunan grup tarafından yakalandığı ve darp edildiği, kafasının kaldırılıp yere vurulduğu, korna çalmasına rağmen sanıklar tarafından katılanın darp edilmeye devam edildiği, sanık …’nın “ÖLDÜ,ÖLDÜ” demesi üzerine katılanı bırakarak olay yerinden ayrıldıkları, katılanın kafa kaide oksipital bölgede oluşan kemik kırığının ağır (4) derece olduğu ve yaşamını tehlikeye soktuğu ve vücudunun çeşitli yerlerinde kesici delici alet yaralanmalarının bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde sanıkların eyleme bağlı ortaya çıkan kastlarının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığında, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Haksız Tahrik
Katılanın arkadaşlarını da yanına alarak kalabalık bir grupla yanına sallama olarak tabir edilen bıçağı da alarak olay yerine gittiği, olay yerine geldiğinde bıçağı eline alarak araçtan indiği, sanıkların eylemlerini elinde bıçakla kendilerine doğru gelen katılanın eyleminden kaynaklanan tahrik altında gerçekleştirdiği ve katılanın sanıklara yönelen ve tahrik oluşturan eyleminin ulaştığı boyut dikkate alındığında haksız tahrik derecesinde isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Meşru Müdafaada Sınırın Aşılması
Katılan yanında arkadaşları ile birlikte kalabalık bir grupla olay yerine gelmişse de sanık …’un tüfekle ateş etmesi sonucu katılan dışındaki beraberinde gelenlerin geldikleri araca binerek olay yerinden uzaklaştıkları, katılanın tek başına sanıkların içinde bulunduğu kalabalık grubun arasında kaldığı, her ne kadar araçtan elinde bıçakla inmişse de tanıklar …ve …’in beyanında belirttiği üzere sanıkların katılanı darp ettikleri sırada katılanın elinde bıçak bulunmadığı, katılandan sanıklara gerçekleşen ya da gerçekleşmesi muhakkak bir saldırı durumu bulunmadığından hükümde meşru müdafaa ve meşru müdafaa da sınırın aşılması koşulları oluşmadığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5. Gönüllü Vazgeçme
Sanıkların da içinde bulunduğu kalabalık gurubun katılanı yakalayarak darp ettikleri, tanık …’nin kornaya basması, aracın camını aralayarak uyarmasına rağmen sanıkların eylemlerine devam ettikleri, sanık …’nın “Öldü, öldü” diye bağırması üzerine kalabalık grubun katılanı darp etmeyi bırakarak olay yerinden kaçtıkları, tanık …ve oğlu tanık …’in ambulansa haber vererek katılana yardım ettikleri, sanıkların katılanı hastahaneye götürme veya ambulansa haber verme gibi bir davranışta bulunmadıkları, eylemlerine tanık …’nin müdahalelerine rağmen devam ettikleri ve tanığın da yardım etmesine engel oldukları hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların katılana yönelik eylemlerinin icra hareketlerinden gönüllü olarak vazgeçmedikleri, kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını ve neticenin gerçekleşmesini önlemeye çalışmadıkları dikkate alındığında sanıklar hakkında gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.02.2020 tarihli ve 2020/381 Esas, 2020/477 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.