Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/12360 E. 2013/4084 K. 28.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12360
KARAR NO : 2013/4084
KARAR TARİHİ : 28.02.2013

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşürüldü;
1-) Suça sürüklenen çocuk …’ nin velisi (babası) … ’ nin temyiz isteminin incelenmesinde;
Ayrıntılar Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı ve 20.03.2012 gün ve 2011/235 esas 2012/110 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “kendisine zorunlu müdafi atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiye yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu müdafi velev ki sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında; sanığın talimat mahkemesinde alınan ifadesinde, savunman atandığı, ancak sanığın yargılandığı asıl mahkemesindeki zorunlu savunmandan haberdar olmadığı, Bursa 1. Çocuk Mahkemesinin 15.02.2008 günlü hükmünün mahkemenin istemi üzerine atanan savunman Av. …’nun yüzüne karşı verilip, adı geçen savunman tarafından süresi içerisinde temyiz edilmediği ancak atanan anılan savunmandan sanığın haberdar olmadığı yokluğunda verilen kararında kendisine tebliğ edilmediği ve hükmün 25.02.2008 tarihli itibariyle kesinleştirildiği suça sürüklenen çocuk velisinin 26.5.2009 tarihinde suça sürüklenen çocuğun müdafi atandığından ve hükümden haberi olmadığı belirtilerek temyiz isteminde bulunduğu, Bursa 1. Çocuk Mahkemesinin 28.5.2009 tarihli ek kararı ile temyiz talebinin

T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi

TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I

reddedildiği, bu karara itiraz olunması üzerine Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.6.2009 tarih ve 2009/556 sayılı kararı ile “sanık vasisinin temyiz talebinin kabulüne, 28.5.2009 tarihli temyiz isteminin reddi kararının ortadan kaldırılmasına” karar verildiği suça sürüklenen çocuk velisinin temyiz dilekçesi 20.5.2009 tarihli olup bu tarihte sanığın on sekiz yaşından büyük olması ve vasi tayin edilmemiş bulunması nedeniyle temyiz talebinin sıfat yokluğu nedeni ile reddedilmesi gerekirken süre yönünden reddinin yerinde olmadığı Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.6.2009 tarihli kararının ise temyiz isteminin reddine ilişkin karara karşı yasa yolunun itiraz olmayıp temyiz olması nedeniyle hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Temyiz tarihi itibariyle on sekiz yaşını dolduran suça sürüklenen çocuğun velisinin (babasının) kanuni temsilci sıfatını kaybetmesi nedeniyle hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’ nun 317. Maddesi uyarınca REDDİNE,
2-) Suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/03/2008 tarihli ve 2008/9-7-56 sayılı kararında açıklandığı üzere, kendisine atanan zorunlu müdafiden sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiye yapılmış tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, sanığa kararın tebliğ edilmesi gerektiği, sanığa reşit olduğu 10.06.2009 günü yapılan karar tebliği üzerine de, 16.06.2009 günlü temyiz dilekçesi ile yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu gözetilerek yapılan incelemede,
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 28.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.