YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/7632
KARAR NO : 2011/9760
KARAR TARİHİ : 26.12.2011
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna muhalefet
Hüküm : Tüm sanıklar hakkında ayrı ayrı, 2863 sayılı Kanunun 74/2, 765 sayılı TCK’nın 59/2; 647 sayılı Kanunun 6; Sanık … hakkında ayrıca 765 sayılı TCK’nın 65/3. maddelerince mahkümiyet, erteleme
2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler sanıklar müdafileri ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilen höyük üzerinde kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yaptıklarının iddia ve kabul edildiği cihetle, eylemlerinin 2863 sayılı Kanunun 74. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinde yazılı suçu oluşturacağının gözetilmemesi,
Kabule göre de,
1- 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesinde yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” hükmü karşısında, 2863 sayılı Kanunun 74/1 maddesiyle temel ceza belirlendikten sonra her iki TCK’nın olaya ilişkin tüm hükümleri ayrı ayrı ele alınarak cezanın artırım ve indirimine ilişkin leh ve aleyhteki maddeleri somut olarak belirlenip, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması, müteakiben cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin 647 sayılı Kanunun, 765 sayılı Kanunun diğer hükümleri ile birlikte müsadereye ilişkin hükümleri ile 5237 sayılı TCK’nın 50 ve 54. maddesininin kararın gerekçe bölümünde tartışılıp sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi yerine karşılaştırma yapılmadan denetime olanak vermeyecek şekilde sanığın lehine olduğundan bahisle 765 sayılı Kanun maddeleri uygulandıktan sonra müsadereye ilişkin 5237 sayılı Kanunun 54/3. maddesi uygulanarak karma uygulama yapılması,
2- 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi gözetilerek; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 416 ve 562. maddeleriyle değişik 2863 sayılı Kanununun 74/1 ve CMK’nın 231. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.