YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9949
KARAR NO : 2023/18221
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin 21.02.2013 tarih ve 2012/92E., 2012/113 K. sayılı kararıyla, sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hüküm denetim süresi içinde suç işlediğinden bahisle yukarıda belirtilen şekilde aynen açıklanmıştır.
Tebliğnamede sanık hakkında verilen kararın onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, yaşı gereği evine su gelmemesinden duyduğu üzüntü ile mağdura kötü sözler söylediğine, haksız tahrik altında suçu işlediğine, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığına, hakkında erteleme kararı verilmeyerek eksik incelemeyle usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
… Köyü sınırları içerisinde HES inşaat çalışmaları nedeniyle köyde yaşanan su sıkıntısından dolayı sanığın olay tarihinde … Köy Muhtarlığı 3.İhtiyar Kurulu Üyesi olarak görev yapan mağduru sorumlu tuttuğu ve köy kahvesinde çıkan tartışma neticesinde mağdura “Ulan pezevenk.” diyerek hakaret ettiğinin, sanık ikrarı, mağdur beyanı ve tanık anlatımları ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanık ikrarı, mağdur ve tanık beyanları ile sanığın atılı suçu işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebinin uygulandığı, 51 inci maddesi yönünden ise 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrasında yer alan düzenlemeye göre, mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerektiğinden Mahkemenin inanç ve taktirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Ancak,
1.Hakaret eyleminin karşılıklı gerçekleştiği sabit görülerek mağdur hakkında sanığa yönelik hakaret suçundan açılan kamu davası yönünden 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereğince ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesine karşın, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak sanık hakkında mağdura yönelik hakaret suçundan kurulan hükümde aynı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmaması,
2.
Fiili işlediği sırada 65 yaşını doldurmuş bulunan ve adli sicil kaydına göre hapis cezasına mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında seçimlik cezalardan tercih edilen hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.