Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5154 E. 2023/4812 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5154
KARAR NO : 2023/4812
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/627 E., 2022/1786 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/508 E., 2021/694 K.

Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı, ablasının 03.06.2017 tarihinde davalı işverenlerin evinde temizlik işine gittiğini ve yüksekten düşme sonucunda vefat ettiğini, Alaşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin davaya konu düşme olayında iş kazasının bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla Kurum’a başvurmak üzere süre verdiğini, Kurum tarafından verilen müfettiş raporunda kazanın iş kazası sayılmadığına karar verildiğini beyanla olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı vekili, davacının ablasının yıllardır evine temizliğe geldiğini, müteveffanın psikolojik sorunları olduğunu, 03.06.2017 tarihinde de temizlik işini yaptığını ve ücretinin ödendiğini, davalı evden çıktıktan sonra müteveffa …’ın çatı katına çıkıp intihar ettiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan tahkikat sonucunda da olayın, iş kazası olmadığının tespit edildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili, Kurum denetmenleri tarafından hazırlanan denetim raporunda söz konusu olayın iş kazası olmadığının tespit edildiğini, Kurum kayıtlarının aksinin eş değerde yazılı delillerle ispatının gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; “Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2017/2017 soruşturma sayılı dosyası ile 03.06.2017 tarihli ve …’ın vefatı ile neticelenen kazaya ilişkin soruşturma yürütüldüğü, dava dışı kimselerin ifadelerine de başvurulmak ve kamera kayıtları incelenmek suretiyle 18:43 sıralarında aşağıya sarkarak apartmanın terasından kendisini atan …’ın vefatı ile ilgili kasten öldürme suçuna ilişkin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, …’ın vefatının iş kazası olduğuna dair vekil tarafından 01.11.2019 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvuru yapıldığı, başvuru neticesinde 13.08.2020 tarih ve 409205/10/İR/10 sayılı inceleme raporu ile müfettiş tarafından …’ın 5510 sayılı Kanun anlamında sigortalı sayılmaması nedeniyle söz konusu hadisenin iş kazası olmayacağı kanaatinin bildirildiği ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun davaya konu olayı iş kazası olarak kabul etmediği, Mahkemece dava konusu kazanın iş kazası olup olmadığının tespiti için kurumlara yazılan müzekkere yanıtları dosya arasına alınmış ve kamu tanıkları re’sen tespit edilerek dinlenildiği, dosya kapsamında, soruşturma sırasında ve kurum tarafından dinlenen tanık anlatımları ile tüm dosya kapsamı göz önünde bulundurulduğunda, müteveffa …’ın ay içinde on günden daha fazla ev hizmetlerinde çalıştığının sabit olmadığı, hizmet döküm cetveli incelendiğinde 5510 sayılı Kanun kapsamında ev hizmetlerinde sigortalı görünmediği, hadisenin işin görüleceği yer olan bağımsız bölüm dışında geçekleştiği ve buna göre iş yerinde gerçekleşmiş kabul edilemeyeceği, tüm bunlarla birlikte kazanın 18:43 sıralarında meydana geldiği ve kamera kayıtlarına göre müteveffanın apartmanın terasından aşağıyı kontrol etmek suretiyle ve herhangi bir bağırma ya da yardım sesi olmaksızın sokağa düştüğü, bu durumda olayın gerçekleştiği saat ve yer göz önünde bulundurulduğunda iş çıkışı terasa çıkıldığında kazanın gerçekleşmesi ve işveren olduğunun kabulü halinde dahi sağlanan bir taşıt bulunmadığından işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında gerçekleşmiş sayılmaması hususları göz önünde bulundurulduğunda, meydana gelen olayın iş kazası olmadığının açık olduğu, gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf yoluna başvurmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; ablasının intihar etmediğini, olay günü ve öncesinde hiçbir anormalliğinin bulunmadığını, olay sonrası evde yapılan aramada, hiçbir dağınıklık, mektup bulunmadığını, kullandığı prsikolojik ilaç tespit edilmediğini, olay günü sonrasına ilişkin de iş ile ilgili planlama yaptığını, üstündeki iş kıyafetlerinin ıslak ve kloraklı olduğunu, davalının bizzat beyanında ablasının yükseklik korkusu olduğunu söylediğini, yargılama aşamasında dinlenen tanıkların yönlendirildiklerini, savcılık tarafından yeterli araştırma yapılmadan düşme olayının intihar olduğuna karar verildiğini, yerel Mahkeme’nin SGK müfettiş raporuna ve savcılık dosyasına dayanarak davayı reddettiğini, olay mahalinde keşif yapılarak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, özellikle, soruşturma dosyası ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacı tarafın iddiasının ispatlanamadığı, kaldı ki 5510 sayılı Kanun’un Ek 9 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca, tescilli bir işyeri bulunmadığından, iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kollarından sağlanan yardımlardan yararlanamayacağı dikkate alınarak, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine karar karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının ablası …’ın davalıların evinde çalışırken 03.06.2017 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.