YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2266
KARAR NO : 2023/5627
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/58 Esas, 2020/132 Karar
SUÇLAR : Zimmet, görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2020/58 Esas, 2020/132 sayılı Kararının katılanlar vekilleri ve sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere “suçtan zarar görme” kavramının “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre doğrudan zarar görmeyen Hazine ve İçişleri Bakanlığının katılma haklarının olmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararlarının temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla bu suçtan kurulan hükümleri temyiz yetkilerinin bulunmadığı kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca yukarıda açıklanan ret sebebi dışında temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince yukarıda açıklanan husus dışında temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.04.2011 tarihli ve 2011/3299 Soruşturma, 2011/1298 Esas, 2011/93 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ile 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca; Kargı Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.06.2011 tarihli ve 2011/159 Soruşturma, 2011/106 Esas, 2011/63 numaralı İddianamesiyle de sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları ve hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davaları açılmış, görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının Kargı (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 12.01.2012 tarihli ve 2011/95 Esas, 2012/5 sayılı Kararı ile Çorum Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/157 Esas sayılı kamu davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
2. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.10.2013 tarihli ve 2011/157 Esas, 2013/264 sayılı Kararı ile tüm sanıkların zimmet suçundan beraatlerine, sanıklar …, …, … ve …’nın görevi kötüye kullanma suçundan beraatlerine, sanık …’nin ise görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası karşılığı 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
3. Hükümlerin temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.03.2020 tarihli ve 2019/8913 Esas, 2020/9877 Karar sayılı ilamı ile sanıkların üzerlerine atılı zimmet suçunun zarar göreni olan İçişleri Bakanlığının, bu sıfatının gereği olarak 5271 sayılı Kanun’un 233 ve 234 üncü maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hükümler kurulması gerekçesi ile sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
4. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2020/58 Esas, 2020/132 sayılı Kararı ile tüm sanıkların zimmet suçundan beraatlerine, sanıklar …, …, … ve …’nın görevi kötüye kullanma suçundan beraatlerine, sanık …’nin ise görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası karşılığı 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekillerinin Temyiz Sebepleri
Sanıkların atılı zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarını işledikleri dosya kapsamına göre sabit olduğu halde haklarında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın atılı suçu işlemediğine, görevi kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmadığına ve sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklardan …’nin 29.03.2009 tarihinde yapılan mahalli seçimler sonucu Kargı İlçesi Yeşilköy Köyü muhtarı, …, …, … ile …’ün de köy ihtiyar heyeti üyesi olarak seçildikleri, Yeşilköy Köyü muhtarlığının hesabına 11.01.2010 tarihinde 4.000 TL ve 1.500 TL, 15.01.2011 tarihinde 13.000 TL ve 18.01.2011 tarihinde 2.200 TL olmak üzere toplam 20.700 TL tutarında para yatırıldığı ancak bu paraların makbuzlarının tanzim edilmediği ve gelir gider defterinin gelir bölümüne işlenmediği, böylelikle Yeşilköy Köyü muhtarlığının gelirinin 20.700 TL düşük gösterilerek bu paranın köy muhtarı … ile azalar …, …, … ve … tarafından zimmetlerine geçirildiği, Yeşilköy Köyü 2009 yılı karar defterinin incelenmesi neticesinde gelire alınmayan toplam 1.983 TL’nin, köy korucusu maaşından kesilen ve makbuzu verilmeyen 150 TL’nin ve 2010 yılı çeltik geliri satışından kalan 2.280,45 TL’nin köy muhtarı ve azaları tarafından zimmetlerine geçirildiği, Yeşilköy Köyü muhtarlığı kira gelirleri kayıtları ve beyanlarının karşılaştırılması sonucu dükkan kira bedeli olarak tahsil edilen ancak makbuzları düzenlenmeyen 9.827 TL’nin köy muhtarı … tarafından zimmetine geçirildiği iddia edilerek sanıklar haklarında atılı suçlardan cezalandırılmaları istemiyle kamu davaları açılmıştır.
Mahkemece; sanıkların söz konusu paraları zimmetlerine geçirdiklerine dair kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği, kayıtlarda görünen eksikliğin köy tüzel kişiliğine ait defter ve kayıtların düzenli tutulmamasından kaynaklandığı kanaatine varılmış olup, sanıkların zimmetlerine para geçirdiği hususu sabit olmamakla birlikte köy tüzel kişiliğine ait defter ve kayıtların düzenli tutulmasından sorumlu olan Kargı İlçesi Yeşilköy Köyü muhtarı sanık …’nin bu görevinin gereklerine aykırı hareket ederek köy tüzel kişiliğinin zararına neden olduğu sabit olduğundan, sanık …’nin eylemine uyan görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına, zimmet suçundan beraatine, diğer sanıkların ise hem zimmet hem de görevi kötüye kullanma suçlarından beraatlerine karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE VE KARAR
1. Sanıklar …, …, … ve … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükümleri yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Hazine ve İçişleri Bakanlığı vekillerinin sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteklerinin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,
2. Sanıklar …, …, … ve … hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükümleri yönünden
Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında katılanlar vekillerinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2020 tarihli ve 2020/58 Esas, 2020/132 sayılı Kararına yönelik katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
3. Sanık … hakkında zimmet suçundan verilen beraat ve görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden
Dosya içeriğine göre, Sayıştay emekli uzman denetçilerinden alınan 12.06.2013 havale tarihli bilirkişi raporunda tespiti yapılan “2010 yılında köy tüzel kişiliği tarafından satılan çeltiklerin kimlere hangi miktarda satıldığı ve satış bedelinin alıcılardan fiilen tahsil edilip edilmediği ile köy tüzel kişiliğine ait olduğu anlaşılan 28 adet dükkandan kiraya verilmiş olanların kira bedellerinin fiilen tahsil edilip edilmediği” hususlarının araştırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile zimmet suçundan beraat hükmü kurulması ile sanık köy muhtarı hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün de fiili ve hukuki bağlantı nedeniyle zimmet eylemi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğinden yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle; Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2020/58 Esas, 2020/132 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.