Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/6723 E. 2023/5628 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6723
KARAR NO : 2023/5628
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/79 Esas, 2016/13 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akşehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.11.2015 tarihli ve 2015/3969 Soruşturma, 2015/1341 Esas, 2015/102 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

2. Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2015/156 Esas, 2015/176 sayılı Kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 257 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği yargılanmak üzere son soruşturmanın Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3. Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli ve 2015/79 Esas, 2016/13 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 4.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, eylemleri sonucunda bir zarar oluşmadığı ve hüküm kurulurken alt sınırdan uzaklaşılması için bir neden bulunmadığından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Isparta Baro Başkanlığının 09.01.2013 tarihli ve 2013/238 sayılı görevlendirme kararı ile Şarkikaraağaç (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/109 Esas sayılı dava dosyasında şikayetçi sanık …’e 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesi uyarınca müdafii olarak tayin edilen sanığın, aynı mahkemenin 06.11.2013 tarihli 8. celsesine katılmadığı, bu celse ara kararında diğer şikayetçi sanığın katılma talebi hususunda sanığın beyanının alınmasına karar verildiği ve tespit edilen yeni duruşma günü olan 14.01.2014 tarihinin çağrı kağıdı ile kendisine bizzat tebliğ edilmek suretiyle bildirildiği, sanığın herhangi bir mazeret bildirmeyerek usulüne uygun tebligata rağmen bu duruşmaya da katılmadığı, bu celsede bir önceki ara kararların aynen devamına karar verildiği ve bu celseye katılmaması nedeniyle mahkemece yeni bir duruşma gününün tayin edildiği, sanığın diğer duruşma günü olan 04.03.2014 tarihli 10. celseye de katılmaması üzerine şikayetçi sanık … Kayaca’ya yeni bir avukat görevlendirildiği ve bu suretle duruşma gününün birkaç kez mazeretsiz olarak ertelenmesine sebebiyet vermek suretiyle sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Görevi kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için objektif cezalandırma şartı olan “kişilerin mağduriyetine” veya “kamunun zararına neden olma” ya da “kişilere haksız bir menfaat sağlama” koşullarından birisinin de mevcut olması gerektiği nazara alınarak, objektif cezalandırma koşullarının ne şekilde gerçekleştiğinin denetime imkan verecek biçimde karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi sonrasında sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, atılı suçtan yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, söz konusu maddenin birinci fıkrasında 7 bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurularak ve somut gerekçeler tek tek belirtilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeden “suçun işleniş şekli, sanığın kastının yoğunluğu ve suç konusunun önem ve değeri” şeklindeki maddede yazılı ibarelerin soyut tekrarıyla yetinilip teşdit gerekçesi olarak kullanılmak suretiyle aynı Kanun’un 61 inci maddesine uygun davranılmaması,
Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında, 53 üncü maddenin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemek üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli ve 2015/79 Esas, 2016/13 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ile 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.