Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2673 E. 2023/3785 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2673
KARAR NO : 2023/3785
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3189 E., 2022/4002 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/219 E., 2022/420 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 04.06.2012 tarihinden 16.06.2017 tarihine kadar davalı işyerinde bilfiil gece bekçisi olarak çalıştığını, müvekkilinin işe giriş bildiriminin aynı tarihte yapıldığını, bunun akabinde müvekkilinin 01.07.2013 tarihinde emekliliğe hak kazanıp emekli olduğunu, fakat davalı işyerinde çalışmaya devam ettiğini, işyerinden kendisine emekli olmasına rağmen çalışmaya devam ettiği için sigorta bildirimlerinin devam ettirildiğinin söylendiğini,belirterek 04.06.2012-16.06.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili, cevap dilekçesinde, davayı kabul etmediklerini, bundan önce davacı ile davalı müvekkili şirket arasında Denizli 3. İş Mahkemesinin 2017/482 Esas ve 2019/138 Karar sayılı dosyasında görülen, bu dava ile konusu ve tarafları aynı olan işçi alacağı davasının halen istinaf aşamasında olup henüz kesinleşmediğini,söz konusu alacak davası dosyasında da davacı işçinin müvekkilinin işyerinde 04.06.2012-28.06.2013 tarihleri arasında 1 yıl 24 gün çalışmasının olduğu tespit edilmekle bu hususun ispatlandığını beyanla; davanın reddini talep etmiştir.

2.Fer’i müdahil SGK vekili, cevap dilekçesinde, davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacının Kuruma başvurmaksızın dava yoluna başvurmuş olması sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde, davacının emekliliğinden sonra sigortasız olarak çalıştırıldığı iddia edilse de davacı emekli olduğu için sosyal güvenlik destek primi yatırılması gerektiğini, bordrolarda davacının çalışma kayıtlarına rastlanmadığını, hizmet tespiti davalarında kurum kayıtları esas olup bunların aksinin ancak benzer yazılı deliller ile ispatlanabileceğini beyanla; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, davacının çalıştırıldığı iddia edilen işyeri, SGK kayıtlarına göre 01.03.2012-31.12.2013 tarihlerinde Kanun kapsamında iken işyerinde tesis edildiği anlaşılan internet aboneliğinin 17.03.2012-25.04.2014 tarihleri arasında aktif olduğu anlaşılmakla esasen işyerinin Kanun kapsamından çıkarıldığı tarihin sonrasında da faaliyetine devam ettiğinin anlaşıldığı, dinlenen işyeri çalışanı tanıklarının 2013 yılı sonrasında “Gümüşler Akçeşme Mah… Merkezefendi/Denizli” adresinde bulunduğu anlaşılan davalı şirketin merkez adresindeki… sicil no.lu büro işyerinden sigortalı hizmet bildirimleri yapılmış ise de tanıkların beyanlarından çalışmalarının davacının çalıştığı iddia edilen depo işyerinde geçtiğinin anlaşıldığı,işçilik alacakları dosyasının halen derdest olduğu, kolluk birimlerince yaptırılan araştırmada komşu işyerlerinin işverenleri ve çalışanları tespit edilemediği, dinlenen davacı,davalı ve çok sayıda bordro tanıklarının beyanları birlikte değerlendirildiğinde, bordro tanıklarının büyük kısmının davacıyı tanımadıkları veya davacının uyuşmazlık konusu dönemde davalı işyerinde çalışmasının olmadığı yönünde beyanda bulunduklarının saptandığı,sonuç olarak beyanlarına itibar edilebileceği değerlendirilen davacı tanığı İsmail ile bordro tanığı Selim’in beyanlarına istinaden davacının uyuşmazlık konusu dönemde 21.01.2014-31.01.2015 ve 24.05.2016-16.06.2017 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı kabul edilebilir ise de davalı tanıklarının ve bir kısım bordro tanıklarının davacı tanığı ile bordro tanığına göre sayıca fazlalığı sebebiyle davalı ve bordro tanıklarının beyanlarına üstünlük tanınması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili, ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunmadığını beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacını 04.06.2012-16.06.2017 dönemi arası davalı işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.5510 sayılı Kanun’un m. 86 ncı maddesinin 9 ncu fıkrası uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”

Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

3. 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.

Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.

Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.

HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.

4. Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.

Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.

3. Değerlendirme
1.Somut olayda; dinlenen bir kısım bordro ve davalı tanık anlatımları gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmişse de verilen hüküm eksik incelemeye dayalıdır.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre,davacının davalı iş yerinin kamyonetle gıda toptancılığı mahiyetli “… mah. 2467. sok. Denizli” adresinde kurulu 349 sicil no.lu iş yerinden 04.06.2012-28.06.2013 tarihleri arasında tam bildiriminin olduğu, öte yandan davalı şirketin merkez adresi olduğu anlaşılan Gümüşler Akçeşme mah. Değirmen cad. No:13 Merkezefendi/Denizli adresinde kurulu 793 sicil no.lu gıda maddeleri ticari büro işleri mahiyetli iş yerinin de mevcut olduğu, davacının davalı iş yerinde gece bekçisi olarak çalıştığını beyan ettiği, ancak bu iş yerlerinden hangisinde çalıştığına dair bir beyanının olmadığı anlaşılmaktadır.

2.Buna göre Mahkemece, davacının davalıya ait depo iş yerinde mi, yoksa büro iş yerinde mi gece bekçisi olarak çalıştığı hususunda beyanı alınmalı,büro iş yerinde çalıştığını beyan etmesi halinde bu iş yerinde gece bekçisi çalışmasına ihtiyaç olup olmadığı belirlenmeli, büro iş yerine komşu iş yeri sahipleri ve kayıtlara geçen çalışanları tespit edilerek beyanları alınmalı, bu konuda dinlenen bordro tanıklarından yeteri kadarı tekrar dinlenmeli, depo iş yerinde çalıştığı yönünde beyanı olması halinde de depo iş yerinin faaliyetinin ne zaman sona erdiği hususu belediyeden, vergi dairesi ve ilgili birimlerden araştırılmak suretiyle tespit edilmeli, buna göre toplanan ve toplanacak deliller değerlendirilmek suretiyle çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.

O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.