Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14537 E. 2023/4037 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14537
KARAR NO : 2023/4037
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/74 E., 2022/170 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki sigortalının iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle sigortalı ve yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince verilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davalılardan Vangölü Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilleri tarafından murafaa istemli temyiz edildiği, murafaa yapılmak üzere tayin olunan 11.04.2023 Salı günü için yapılan tebligatlar üzerine murafaalı temyiz eden davalı …Ş. adına Av. … ile davacılar adına Av. … geldiler. Diğer davalı adına gelen olmadığı görüldükten, gelenlerin yüzlerine karşı murafaaya başlanarak, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra murafaaya son verilerek aynı gün ; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili …’ün 08.01.2011 tarihinde ÇE-AT Enerji Şirketinde hat işçisi olarak çalışmaktayken Hakkari Merkez Üzümcü Köyünde Hakkari-Çukurca elektrik şebeke hatı çalışmalarında taşerondan elektriğin kesildiği bilgisi geldikten ve taşeronun müvekkilinden direğe çıkmasını istemesinden sonra müvekkilinin direğe çıktığını, sonrasında elektrik çarpması ile 10 metrelik direkten düşmesi sonucu hayati tehkile geçirecek şekilde yaralandığını, sağlık kurumlarınca yapılan tetkik ve tedaviler sonucu müvekkilinin % 49 oranında tüm vücut fonksiyon kaybı mevcut olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin yaralanması olayında davalıların son derece ihmalkar olduğunu, davalılardan Çe-AT Enerji Şirketinin iş güvenliği açısından gerekli tüm yükümlülüklerini yerine getirmediğini, yaşanan olay sonrası tüm vücut fonksiyonları zarar gören davacının çalışamaz hale geldiğini, çiftçilikle geçimlerini sağlayan anne-babasının yanında yaşamaya başladığını, davacının yaşanan olay sonrası ağır psikolojik sorunlar yaşadığını, bakıma muhtaç bir duruma geldiğini, hiçbir gelirinin olmadığını, öncelikle müvekkillerinin adli yardımdan yararlandırılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkillerinden … için 5.000 TL maddi, 60.000 TL manevi, … için ayrı ayrı 10.000 TL’şer manevi tazminat olmak üzere toplam 85.000 TL tazminatın olayın olduğu 08.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş yargılamanın devamında 31.03.2015 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat istemini sigortalı için 174.519,60 TL’ye artırarak davalıların kusur oranında 123.656,86 TL’nin ÇE-AT Enerji Ltd Şti’den, bakiyesi 49.862,74 TL’sinin davalı … EDAŞ’tan tahsilini talep etmiş, bozmadan sonra yapılan yargılamada 07.01.2022 tarihli dilekçesiyle sigortalı için maddi tazminat istemini 520.447,87 TL’ye artırmıştır.

II. CEVAP
1.Davalı … EDAŞ vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının gerekli önlemleri almadığını, kusurun taşeron firma ve davacıya ait olduğunu, manevi tazminatın fahiş olduğunu, anne ve babasına baktığına dair emare bulunmadığını, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin araştırma yapılması gerektiğini bu nedenle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

2.Davalı ÇE-AT Enerji Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; firmalarınca gerekli önlemlerin alındığını, davacının tecrübesiz davranması sonucu kazanın meydana geldiğini bu nedenle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARLARI
1.İlk Derece Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli ilk kararında; Adli Tıp Kurumu 29.09.2014 havale tarihli heyet raporunda; davacının yaşına göre meslekte kazanma gücünde azalma oranının % 60 olduğu tespit edilmiş, kusur durumunun tespiti amacıyla talimat yoluyla işgüvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmak üzere dosya bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 16.12.2014 havale tarihli raporlarında; olayda hattın enerjili olup olmadığını kontrol etmek, olmadığının anlaşılması üzerine topraklama ve kısa devre edilmesini sağlamak önlemlerinin alınmadığını, bu önlemlerin alınması, aldırılması sorumluluğu işverene/altişverene ait olduğunu, buna göre davalı işveren VEDAŞ Hakkari İl Müdürlüğünün % 20, alt işveren ÇE-AT Şirketinin % 50, kazalı elektrik işçisi …’ün % 30 oranında kusurlu olduğunu belirtmiş, Aktüer bilirkişisi 26.03.2015 havale tarihli raporunda; tarafların sorumluluğu oranında Vedaş’ın 49.862,74 TL, ÇE-AT firmasının 124.656,86 TL olmak üzere toplam maddi zararın 174.519,60 TL olduğunu, kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirtmiş, davacılar vekili sunmuş olduğu 01.03.2015 havale tarihli ıslah dilekçesinde; davalarını bilirkişi raporu doğrultusunda 169.519,60 TL daha artırarak toplam 174.519,60 TL maddi tazminat, 80.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam dava değerini 254.519,60 TL olarak ıslah ettiklerini talep ettiği davaya konu kazadan dolayı oluşan cismani zarar sebebiyle uğradığı elem ve üzüntünün bir nebze hafifletilmesi için zenginleşme oluşturmamak kaydıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluş şekli,olayın davacının yaşamına etkisi, kusur durumu, tarafların akrabalık ilişkileri, yakınlığı, paranın alım gücü gibi objektif ve subjektif kriterler gözönünde bulundurularak davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek; Davacının maddi tazminat talebine yönelik davasının ıslah dilekçesi dikkate alınarak kabulü ile; 26.03.2015 havale tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 174.519,60 TL toplam maddi zararın kusur oranları dikkate alınarak 49.862,74 TL maddi zararın davalı Vedaş’tan, 124.656,86 TL maddi zararın ise davalı ÇE-AT Ltd. Şirketi’nden kaza tarihi olan 08.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile; davacı … lehine 45.000 TL, Davacı baba Ahmet ve anne Emine lehlerine 8.000 TL’şer manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

2. Kararın davacılar ve Vangölü Elektrik Dağıtım A.Ş. vekillerince temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 18.12.2018 tarih ve 2017/5732 E- 2018/9461 K sayılı ilamında özetle; Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nden alınan rapora itibarla %60 maluliyet oranı üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu, SGK kabulünün %35,2 olup, çelişkinin YSK, ATK 3. ihtisas ve çelişki varsa 2. üst kuruldan rapor alınarak giderilmesi tespit edilecek sürekli iş göremezlik oranının hükme esas alınan hesap raporundaki veriler üzerinden ek hesap raporu alınması ve bakiye maddi zararın belirlenmesi ile karar verilmesi, davacının istemleri yönünden maddi ve manevi tazminata davalıların müşterek ve müteselsil sorumlulukları belirtilmek üzere karar verilmesi gerekirken, maddi tazminat yönünden davalıların kusurları oranında sorumluluklarına karar verilmesinin de hatalı olduğuna işaretle karar bozulmuştur.

IV. BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ VE KARAR
Bozma kararına uyan mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından 19.08.2019 tarihili rapor ile sürekli iş göremezlik oranının 37,2 olduğuna, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına, kontrol muayenesi gerekmediğinin belirtildiği, 07.01.2022 tarihli ek raporda özetle; davacı işçinin kusuru indirildikten sonra kalan tutardan davacıya bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirin işverenlerin toplam kusuruna denk gelen rücuya tabi tutar mahsup edildikten sonra kalan net tutarın 520.447.87 TL olduğu kanaatine varıldığı belirtilerek Davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile, sigortalı Ramazan lehine 520.447,87 TL maddi ve 45.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 08.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı baba Ahmet ve anne Emine lehine 8.000,00 TL’şer manevi tazminatın olay tarihi olan 08/01/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, karar verildiği anlaşılmıştır.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … EDAŞ vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı davalı … EDAŞ vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın gerekçesiz olduğunu, sadece davacı taraf iddialarına değinilmiş kendileri tarafından ileri sürülen itirazların dikkate alınmadığını, davalı müvekkili ile davacı arasında işçi işveren ilişkisi olmadığından husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini, müteselsil sorumluluk bulunmadığından her bir davalının kusur oranında tazminatlardan sorumluluğuna karar verilmesi gerektiğini, sürekli iş göremezlik hususunda SGK ve Adli Tıp 3. İhtisas Kurulku raporlarının çeliştiğini, ıslah edilen kısma ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, maddi ve manevi tazminatların faizleri ile sebepsiz zenginleşme teşkil edecek nitelikte olduğunu, dava konusu zararın varlığı araştırılmadan tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yargılama sırasında vefat eden davacı hakkında hüküm tesisinin mümkün olup olamayacağına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, ile HMK Geçici 3/3 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 1086 sayılı HUMK’un 41 ve 73 üncü maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak HMK.’nun 27 inci maddesi hükmü uyarınca, hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasanın 36 ıncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ıncı maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur.

2.Taraf ehliyeti dava şartıdır, davanın her aşamasında hâkim tarafından incelenebilir, taraflar da davanın sonuna kadar bunu ileri sürebilirler. Bu itibarla, davanın taraflarından birinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir. Borçlar Kanunu’nun 397 inci (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 513 üncü) maddesi hükmüne göre; aksi sözleşmeden ve işin mahiyetinden anlaşılmadıkça vekil edenin ölümü ile vekalet ilişkisi son bulur.

3.Eldeki davada; sigortalının babası davacı …’ün UYAP’tan temin edilebilen nüfus kayıt örneklerine göre yargılamanın devamı esnasında 27.08.2017 tarihinde, vefat ettiği, iş bu davacının kendisini vekille temsil ettirdiği ve mirasçılarının davaya dahil edilmediği anlaşılmaktadır.

4.Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş davacı …’ün mirasçılarının tespit edilerek, davaya dâhil edilmelerinin sağlanarak, mirasçıların ileri sürecekleri talepleri de değerlendirmek bu şeklide taraf teşkili sağlanmak suretiyle karar vermekten ibarettir.

5. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

6. O halde, temyiz eden davalı … EDAŞ vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları ile kanunun açık hükmüne aykırı görülen hususlar re’sen dikkate alınarak, bozma sebebine göre bu aşamada temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı … EDAŞ vekili tarafından temyiz olunan, Mahkeme kararının BOZULMASINA,

2. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

3. Dairemizde icra edilen murafaada davalı … EDAŞ kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife üzerinden 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile işbu davalıya verilmesine,

3. Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi