YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15912
KARAR NO : 2023/2395
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
TCK’nın 53 üncü maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas – 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda 53/1, 2, 3 üncü maddelerinin uygulanması gerekirken 53/1,3’ün uygulanması infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/300 Esas, 2018/484 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.01.2019 tarihli ve 2018/301 Esas, 2019/67 Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca eleştirilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi, yapılan aramaların örgütsel nitelikte olduğunun tespit edilemediğine, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık savunması, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgili açıklamalar, açılmış bulunan kamu davaları, bu davalardaki itirafçı sanık beyanları, Milli Güvenlik Kurulu Kararları, arama tutanakları, inceleme tutanakları, HTS kayıtları, ardışık arama tespitleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olup asker olarak görev yapan şahıslar ile ilgilenen FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu sivil kişilerin sabit kontörlü telefon hatlarından iletişime geçtikleri yönünde tespitler sonrası değişik tarihlerde yakalanan ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan askeri personelin ifadelerinde geçen ve kollukta teşhis etikleri FETÖ/PDY mensubu mahrem abi sınıfındaki kişilere yönelik yürütülen soruşturmalarda söz konusu mahrem yapılanmanın il düzeyinde bir müdür,onun altında birden çok sayıda müdür yardımcısı ve onların da altında birden çok öğretmen ile onlara bağlı askeri personel(öğrenci)den oluştuğu, müdür yardımcıları ile müdür arasında bilgin olarak adlandırılan ve gruplar arasında irtibatı sağlayan bir görevlinin bulunduğunun tespit edildiği,
Bilgi Teknolojileri Kurumundan temin edilen 25 ayrı sabit telefon hattının HTS kayıtlarının incelenmesi neticesinde; 25 sabit telefon hattı ile arandı kaydı bulunan tüm numaraların yapılan sorgulamasında çok sayıda askeri personelin 2012-2017 tarihleri arasında bu telefonlardan arandığı, aynı sabit telefondan aranan birçok askeri personelin bulunduğunun tespit edildiği,
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün ülke genelinde, gerek dershane, gerek yurt, gerekse cemaat evleri adı altında yapılanması ile ülke gençliğinin büyük bir bölümüne ulaştığı ve buralara gelen şahıslara verilen dini eğitimlerin ardından iş buldukları ve istedikleri kurumlara yerleştirdikleri, KPSS, Askeri Okul sınavları, Polis Okulu sınavları, Adliye sınavları ve diğer kamu kurumlarına personel temini amaçlı olarak yapılan sorulara önceden vakıf oldukları ve bu soruları sınavdan önce Asker, Polis ve Memur yapacakları şahıslara verdikleri, yine mülakat komisyonlarında FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının olduğu ve bu yapıya mensup şahısların yapılan mülakatlardan tam puan alarak Asker, Polis ve Memur olduklarının ülke genelinde yapılan soruşturma ve kovuşturmalardan bilindiği,
Bu örgüt tarafından Asker, Polis ve Memur yapılan şahısların terör örgütünden kopmalarına müsaade edilmeyip gerek okul dönemlerinde gerekse memuriyete atandıktan sonraki dönemlerde bu sorumlular tarafından sürekli olarak arandıkları ve bu şahıslarla görüştükleri, bu görüşmelerin deşifre olmaması amacı ile herkesin kullanımına açık kontörlü hatların kullanıldığı,iddianamedeki HTS kayıtlarından da anlaşılacağı üzere 2012-2016 yılları arasında Gölcük Donanma Komutanlığı’nda görev yapan özellikle Astsubay ve Subay rütbesindeki personellerin ardışık olarak aynı sabit telefon hatlarından arandığı ve bu yolla yüz yüze buluşmaların sağlandığı veya örgüt adına kısa talimatların verildiği, bu ardışık aramalarda sorumlu olunan askeri personelden birisinin kontörlü hattan aranarak talimatlandırıldığı, mahrem abinin sorumlu olduğu diğer askeri personelin ise aynı tarih ve saat aralığında telefonuna çağrı yapmak suretiyle diğer askeri personelden talimatın alınmasının sağlandığı, normal bir hayat akışında aynı yerde görev yapan ve birbirleri ile ilişkili bu kadar askeri personelin çok sayıda farklı kontörlü telefondan aranmasının hayatın olağan akışına ters bir durum olduğunun açık olup yapıldığının,haberleşmenin bu şekilde yapıldığının farklı dosyalarda etkin pişmanlık kapsamında ifade veren askerlerin beyanları ile de doğrulandığı,
Bu kapsamda HTS kaydı alınan (0 262) (…) (..) (85), (0 262) (…) (..) (97) ve (0 262) (…) (..) (07) Numaralı sabit telefon hatlarının kayıtları incelendiğinde sanık …’ın adına kayıtlı olup kendisinin kullandığı gsm hattından 2013, 2015 ve 2016 yılında 4 kez arandığı, bu aramalardan 1 tanesinin askeri şahıslar olan M. Ç. ve E. Y. ile ardışık olduğu, ardışık aranan M. Ç. ve E. Y. hakkında da aynı suçtan soruşturma/kovuşturma yapıldığı,
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih ettiği, bu şekilde örgütle organik bağ kurarak faaliyette bulunduğu dolayısıyla üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği sübut bulmaktadır.Bu nedenle sanığın eylemine uyan TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5./1 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, “her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı”, hususu nazara alınarak somut olay değerlendirildiğinde;
1-)Kendi adına kayıtlı bulunan (…) (…) (14) (53) numaralı GSM hattından 29.07.2013 tarihinde askeri personel olan M. Ç., M. Y. ve E. Y. ile ardışık arandıkları tespit edilen sanığın eylemlerinin belirlenebilmesi bakımından; sanığın, görev yaptığı yerlerin tespiti ile ilgili birimlere yazı yazılmak suretiyle, görev yaptığı yerler itibariyle sanık hakkında ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık aramasının olduğuna yönelik herhangi bir kayıt, soruşturma veya kovuşturmanın olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi,
2-)Sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen şahıslarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilerek gerekirse tanık olarak dinlenmeleri, sanık ve ardışık arama ile ilgili herhangi bir beyanının olup olmadığının tespiti ile varsa bu beyan yahut ifadelerle birlikte CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafıine okunup değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.01.2019 tarihli ve 2018/301 Esas, 2019/67 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca …Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.