YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/678
KARAR NO : 2023/2242
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ….. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2020 tarih ve 2019/585 Esas, 2020/345 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. …Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 09.09.2021 tarih ve 2020/1157 Esas, 2021/1048 sayılı Kararıyla sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 30.11.2022 tarihli usul ve yasaya uygun olan hükmün onamasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Müdafinin Temyiz Sebepleri;
*Beraat eden her bir sanık için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine;
*Dilekçede belirtilen sair temyiz sebeblerine ilişkindir.
III. OLAY ve OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Makemesinin kabulü
Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle; CMK’nın 223/2-B maddesi uyarınca sanıkların atılı suçtan beraatlerine ve A.A.Ü.T 13/5 inci maddesi uyarınca beraat eden ve kendisini aynı vekille temsil ettiren sanıklar yararına hazine aleyhine eşit olarak paylaştırılmak üzere maktu Avukatlık ücretine hükmedilmesine dair hüküm tesis edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1136 Avukatlık Kanununun 168 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4 üncü maddesinde yer alan “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” şeklindeki düzenleme ile anılan maddenin ikinci cümlesinde yer alan “Beraat eden sanıklar birden fazla ise beraat sebebi ortak olan sanıklar müdafii lehine tek, beraat sebebi ayrı olan sanıklar müdafii lehine ise ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.” şeklindeki düzenleme ile Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.10.1978 tarih ve 2/324-350 sayılı kararında belirtildiği üzere; Avukatlık Ücret Tarifesinin vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden fazla suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedini esas aldığı ve taraflara yükletilecek avukatlık parasının her dava için ayrı ayrı tayinini öngördüğü, buna göre, ayrı ayrı dava açılmadıkça vekalet ücretinin de ayrı ayrı tayin ve takdiri mümkün bulunmamaktadır.
Bu açıklamalar ve incelenen dosya kapsamına göre somut olay değerlendirildiğinde; Danıştay 8. Dairesinin 23.05.2017 tarihli iptal kararı da gözetilerek,
Aynı dosyada yargılanırken kendilerini aynı vekille temsil ettiren ve beraatlerine hükmolunan sanıkların yararına olmak üzere tek maktu vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiği, aynı davada aynı vekille temsil ettirilen her bir sanık lehine ayrı ayrı vekalet ücretinin hazineden tahsiline karar verilmeyeceği anlaşılmakla, incelenen hükümde temyiz kapsamı ile sınırlı olmaz üzere hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 09.09.2021 tarih ve 2020/1157 Esas, 2021/1048 sayılı Kararında sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.