YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15474
KARAR NO : 2023/4056
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli ve 2014/259 Esas, 2015/555 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli ve 2014/259 Esas, 2015/555 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 17.06.2021 tarihli ve 2021/7454 Esas, 2021/10756 Karar sayılı kararı ile
“a)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı kararında belirtildiği üzere, müşteki sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek müşteki sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
b)Müşteki sanık …’in katılan sanık …’i orta (3.) derece kemik kırığı ve hayati tehlike oluşturacak şekilde kasten yaraladığı olayda, birden fazla nitelikli hal (TCK’nin 87/3, 87/1-d maddeleri) ihlaline neden olan müşteki sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken, 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi de dikkate alınarak, sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c)Müşteki sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen 1 yıl hapis cezasının, TCK’nin 87/1-d. maddesi uyarınca bir kat artırılıp 2 yıl hapis cezası olarak belirlenmesinden sonra, aynı maddenin son fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezasına hükmedilmesi yerine, denetime imkan vermeyecek şekilde kanun maddesi olarak TCK’nin 87/1-d. bendi de gösterilmeksizin TCK’nin 87/1-son maddesi uyarınca doğrudan 3 yıl hapis cezasına hükmolunması,
d)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi ve 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin eklenmesi nedenleriyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2022 tarihli ve 2021/506 Esas, 2022/55 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, takdiri indirim nedenleri (madde belirtilmedi) ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sübuta, suç kastına, meşru savunmaya, haksız tahrik oranına, vesaireye ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay öncesinde katılanın, sanığa borç verdiği, ancak … süre geçmesine rağmen parasını alamadığı, tarafların bu durumu konuşmak için buluştukları, görüşmenin tartışmaya dönmesi üzerine sanık ile katılanın birbirlerine karşılıklı yumruk atarak yaraladıkları, sanığın attığı yumruğun etkisiyle katılanın yere düşerek başını zemine çarptığı belirlenmiştir.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir.
3. Adlî Tıp Kurumu … Grup Başkanlığının, 14.05.2014 tarihli raporuna göre, sanığın, burnunda şişlik mevcut olduğu, yaralanmasının, basit tıbbiî müdahale ile giderilecek nitelikte olduğu tespit edilmiştir.
4. Adlî Tıp Kurumu … Grup Başkanlığının, 08.10.2015 tarihli raporuna göre, mağdurun, sol temporal kemikte kırığa neden olan yaralanmasının, yaşamsal tehlikeye neden olduğu, basit tıbbiî müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (3) derecede olduğu, yüzde sabit iz niteliğinde olmadığı, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olmadığı tespit edilmiştir.
5. Katılan beyanı, tanık beyanları, adlî raporlar, kollukça tutulan tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık Müdafiinin, Sübuta, Suç Kastına, Meşru Savunmaya, Haksız Tahrik Oranına Yönelen Temyiz Nedenleri Yönünden
Sanığın tevilli ikrarı, katılan beyanı, tanık beyanları ve katılana ait adlî rapor içeriği birlikte değerlendirildiğinde Olay ve Olgular başlığının birinci paragrafındaki şekilde eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği, sanığın bilerek ve isteyerek katılana yumruk attığı, hukuka uygunluk nedenlerinden biri olarak 5237 sayılı Kanun’un 25 … maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen meşru savunmanın yargısal kararlarda ve öğretide; bir kimsenin, gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakkı hedef alan, gerçekleşen ya da gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı, saldırı ile eş zamanlı olarak hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde, kendisinden veya başkasından uzaklaştırmak mecburiyetiyle saldırıda bulunan kişiye karşı işlediği ve hukuk düzenince meşru kabul edilen fiiler olarak kabul edilmesi karşısında, somut olayda, tarafların birbirine yumruk atması şeklinde karşılıklı kavga hali bulunduğu, bu nedenle her iki tarafın da savunma konumunda olmaması karşısında meşru savunmanın koşullarının oluşmadığı, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilemediği gerekçesine göre, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğundan, sanık müdafiinin temyiz nedenlerine ilişkin Mahkemece yapılan uygulamalarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2022 tarihli ve 2021/506 Esas, 2022/55 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen takdiri indirim nedenlerinin uygulanması sırasında uygulama maddesinin gösterilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde 2 numaralı bentte açıklanan nedenle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2022 tarihli ve 2021/506 Esas, 2022/55 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 5 numaralı paragrafında “nazara alınarak” kısmından sonra “5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.